Yem sanayisinde arpa umudu: Üretimdeki artış maliyet baskısını hafifletecek

Gündem 23.05.2026 - 11:02, Güncelleme: 23.05.2026 - 11:02 111 kez okundu.
 

Yem sanayisinde arpa umudu: Üretimdeki artış maliyet baskısını hafifletecek

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, arpa üretimindeki artışın yem maliyetlerine olumlu yansıyacağını belirtti. Karakuş, mısır ve soyada devam eden açığın ise yem sanayisi açısından ithalat baskısını artırabileceğine dikkat çekti.
Türkiye İstatistik Kurumunun 2026 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahmini, yem sanayisi açısından önemli başlıkları gündeme taşıdı. TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş, tahıl üretiminde beklenen toparlanmanın sektör tarafından memnuniyetle karşılandığını belirterek, özellikle arpa üretimindeki yüzde 50 artış beklentisinin büyük ve küçükbaş hayvancılıkta yem maliyetleri üzerindeki baskıyı hafifletebileceğini söyledi.ARPA ÜRETİMİNDEKİ ARTIŞ YEM MALİYETLERİNE OLUMLU YANSIYACAKTürkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, arpa üretimindeki artışın yem maliyetlerine olumlu yansıyacağını belirtti.Karakuş, Türkiye İstatistik Kurumunca açıklanan 2026 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahminini değerlendirdi.Tahıl üretiminde geçen yıla kıyasla yüzde 21,7, buğdayda yüzde 26,7, arpada ise yüzde 50 artış beklendiğini bildiren Karakuş, 2025 sezonundaki olumsuz iklim koşullarının ardından sahaya bir toparlanmanın yansıdığını söyledi.TAHILDA TOPARLANMA SEKTÖRDE MEMNUNİYETLE KARŞILANDIKarakuş, geçen yıl yaşanan olumsuz iklim koşullarının ardından tahıl üretiminde beklenen artışın sektör açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.TÜİK’in tahminlerine göre tahıl, buğday ve arpa üretiminde güçlü artış beklentisi bulunuyor.Bu toparlanmanın yem sanayisi ve hayvancılık sektörü açısından maliyet baskısının hafiflemesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.ARPA ÜRETİMİ 9 MİLYON TON OLARAK ÖNGÖRÜLÜYORÜlkü Karakuş, arpa üretimindeki artışın yem maliyetleri açısından önemine dikkat çekti.Karakuş, “Arpa üretimindeki artış, yem maliyetlerine olumlu yansıyacaktır. Türkiye’nin 2025’teki toplam karma yem üretimi 30,7 milyon ton düzeyinde gerçekleşmişti. Kendi yemini yapanlar da dahil edildiğinde, 8 milyon ton arpa, 2,3 milyon ton yemlik buğday, 287 bin ton yulaf ve 192 bin ton çavdarın yem amaçlı kullanıldığı tahmin edilmektedir. TÜİK’in 2026 için öngördüğü 9 milyon ton arpa üretimi, sektörümüzün yıllık ihtiyacını rahatlatacak, özellikle büyük ve küçükbaş hayvancılıkta süt ve besi yemi maliyetleri üzerindeki baskıyı hafifletecek niteliktedir.” ifadesini kullandı.SÜT VE BESİ YEMİ MALİYETLERİNDE RAHATLAMA BEKLENİYORArpa, büyük ve küçükbaş hayvancılıkta yem maliyetleri açısından kritik hammaddeler arasında yer alıyor.TÜİK’in 2026 için öngördüğü 9 milyon tonluk arpa üretimi, sektörün yıllık ihtiyacını rahatlatabilecek bir düzey olarak değerlendiriliyor.Karakuş’a göre bu artış, özellikle süt ve besi yemi maliyetleri üzerindeki baskıyı hafifletecek nitelikte.MISIR ÜRETİMİNDEKİ AZALIŞ TELAFİ EDİLMELİTÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş, mısır üretimindeki yüzde 5,9’luk azalışın telafi edilmesi gerektiğini vurguladı.Karakuş, mısır üretimi tahmininin 8 milyon ton olarak açıklandığını hatırlattı.Yalnızca karma yem sektörünün yıllık mısır ihtiyacının 11,3 milyon ton olduğuna dikkati çeken Karakuş, mısırda oluşacak açığın ithalatla karşılanmak zorunda kalabileceğini söyledi.MISIRDA 3,3 MİLYON TONLUK AÇIK BEKLENİYORKarakuş, yem sektörünün mısır ihtiyacına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.“Kanatlı yemlerinde ortalama yüzde 60’a varan, büyük ve küçükbaş yemlerinde yüzde 25’e varan oranlarda kullanılan mısırda oluşacak yaklaşık 3,3 milyon tonluk açık, doğrudan ithalatla karşılanmak zorunda kalacaktır.” diyen Karakuş, mısırdaki azalışın sektör için kritik olduğunu ifade etti.Bu tablo, yem sanayisinde ithalat ihtiyacının devam edebileceğini gösteriyor.SOYA ÜRETİMİNDE AZALIŞ DIŞA BAĞIMLILIĞI ARTIRIYORÜlkü Karakuş, yağlı tohumlardaki daralmanın dışa bağımlılığı artırdığına işaret etti.Karakuş, 2026 soya üretim tahmininin geçen yıla göre yüzde 12,7 azalışla 129,9 bin ton olarak öngörüldüğünü kaydetti.Karma yem sektörünün yıllık soya ihtiyacının, küspe karşılığı dahil yaklaşık 4,73 milyon ton olduğunu belirten Karakuş, bu ihtiyacın neredeyse tamamının ithalatla karşılandığını anlattı.YÜKSEK PROTEİNLİ YEM HAMMADDELERİNDE YAPISAL SORUN SÜRÜYORKarakuş, ayçiçeğindeki yüzde 16,2’lik üretim artışının sınırlı rahatlama sağlayabileceğini söyledi.Ancak yüksek proteinli yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın yapısal sorun olarak sürdüğünü dile getirdi.Bu nedenle soya ve benzeri hammaddelerde üretim artışı sağlanmasının yem sanayisi açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı.YEM SANAYİNİN GÜNDEMİNDE 4 KRİTİK BAŞLIK VARTÜRKİYEM-BİR Başkanı Karakuş, yem sanayisinin gelecek dönem gündemini belirleyecek 4 kritik başlığın öne çıktığını ifade etti.Karakuş, bu başlıkları mısır ve soyada devam eden açık, GDO onay süreçlerinden kaynaklanan ithalat kısıtları, beyaz et ve yumurtada uygulanan ihracat yasak-sınırlamaları ile un sanayinden gelen kepek arzının sürdürülebilirliği olarak sıraladı.Bu başlıkların sektörün tedarik güvenliği, maliyet yapısı ve ihracat kapasitesi açısından belirleyici olacağı belirtildi.GDO ONAY SÜREÇLERİNE İLİŞKİN ÇAĞRIKarakuş, yem sanayisinde sürdürülebilir üretim ve tedarik güvenliği için GDO onay süreçlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.“Avrupa Birliği’nde yem ve gıda amaçlı kullanımı onaylanmış tüm GDO çeşitlerinin, Türkiye’de de yem amacıyla onaylanması, yem sanayinde sürdürülebilir üretimin sağlanması, fiyat istikrarı ile tedarik güvenliği bakımından zorunlu bir adımdır.” ifadesini kullandı.Karakuş’a göre bu adım, ithalat kısıtlarından kaynaklanan arz sorunlarının azaltılması açısından önem taşıyor.BEYAZ ET VE YUMURTA İHRACATINDA KISITLAMALARIN KALDIRILMASI TALEBİKarakuş, beyaz et ihracat yasağının ve yumurta ihracat kısıtlamasının ivedilikle kaldırılmasını talep etti.Türkiye’nin yıllarca emek vererek kazandığı ihracat pazarlarını rakip ülkelere bırakma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.Üreticinin talep daralması nedeniyle kapasite kullanımını düşürdüğünü ve Türkiye’nin döviz gelirlerinin olumsuz etkilendiğini belirtti.İÇ PİYASADA FİYAT İSTİKRARI İÇİN GİRDİ MALİYETLERİNE VURGUKarakuş, iç piyasada fiyat istikrarının ihracat yasağı yerine üretim girdilerini ucuzlatan ve arzı artıran politikalarla sağlanması gerektiğini söyledi.“TÜRKİYEM-BİR olarak beyaz et ihracat yasağının kaldırılmasını ve yumurta ihracatındaki kısıtlamaların gözden geçirilmesini talep ediyoruz.” diyen Karakuş, sektörün ihracat pazarlarını korumasının önemini vurguladı.Bu açıklama, yem sanayisi ile hayvansal üretim arasındaki bağlantının ihracat politikaları açısından da kritik olduğunu ortaya koydu.BU YIL UN İHRACATI İÇİN TARİHİ FIRSAT VARKarakuş, Türkiye’nin 12 yıldır küresel buğday unu ihracatında lider konumda olduğunu söyledi.Türkiye’nin yaklaşık 12 milyon tonluk dünya pazarının yüzde 25’ini elinde tuttuğuna işaret etti.Buğday üretimindeki bu yılki güçlü tahminin, un ihracatı için tarihi bir fırsat penceresi açtığını belirtti.UN İHRACATI KEPEK ARZININ DA MOTORUKarakuş, Irak başta olmak üzere bazı pazarlardaki gayri resmi engellerin ikili devlet düzeyinde müzakere ve ticaret anlaşmalarıyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.Bu adımın, Rusya, Ukrayna, Mısır ve Hindistan karşısındaki rekabet gücünün korunmasında büyük önem taşıdığını belirtti.Karakuş, “Çünkü, un ihracatı yalnızca buğday değerlendirme süreci değil, aynı zamanda yem sanayiinin kritik bir hammaddesi olan kepek arzının da motorudur.” şeklinde konuştu.KEPEK ARZI HAYVANSAL ÜRETİM İÇİN KRİTİKÜlkü Karakuş, kepek arzının korunmasının önemine dikkat çekti.Hayvansal üretimde sürdürülebilirlik, et ve süt fiyatlarındaki istikrar ve gıda enflasyonuyla mücadelenin ön koşullarından birinin kepek arzı olduğunu kaydetti.Bu nedenle buğday üretimindeki güçlü tahminin, un ihracatı ve yem sanayisi için birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, arpa üretimindeki artışın yem maliyetlerine olumlu yansıyacağını belirtti. Karakuş, mısır ve soyada devam eden açığın ise yem sanayisi açısından ithalat baskısını artırabileceğine dikkat çekti.

Türkiye İstatistik Kurumunun 2026 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahmini, yem sanayisi açısından önemli başlıkları gündeme taşıdı. TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş, tahıl üretiminde beklenen toparlanmanın sektör tarafından memnuniyetle karşılandığını belirterek, özellikle arpa üretimindeki yüzde 50 artış beklentisinin büyük ve küçükbaş hayvancılıkta yem maliyetleri üzerindeki baskıyı hafifletebileceğini söyledi.ARPA ÜRETİMİNDEKİ ARTIŞ YEM MALİYETLERİNE OLUMLU YANSIYACAKTürkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, arpa üretimindeki artışın yem maliyetlerine olumlu yansıyacağını belirtti.Karakuş, Türkiye İstatistik Kurumunca açıklanan 2026 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahminini değerlendirdi.Tahıl üretiminde geçen yıla kıyasla yüzde 21,7, buğdayda yüzde 26,7, arpada ise yüzde 50 artış beklendiğini bildiren Karakuş, 2025 sezonundaki olumsuz iklim koşullarının ardından sahaya bir toparlanmanın yansıdığını söyledi.TAHILDA TOPARLANMA SEKTÖRDE MEMNUNİYETLE KARŞILANDIKarakuş, geçen yıl yaşanan olumsuz iklim koşullarının ardından tahıl üretiminde beklenen artışın sektör açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.TÜİK’in tahminlerine göre tahıl, buğday ve arpa üretiminde güçlü artış beklentisi bulunuyor.Bu toparlanmanın yem sanayisi ve hayvancılık sektörü açısından maliyet baskısının hafiflemesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.ARPA ÜRETİMİ 9 MİLYON TON OLARAK ÖNGÖRÜLÜYORÜlkü Karakuş, arpa üretimindeki artışın yem maliyetleri açısından önemine dikkat çekti.Karakuş, “Arpa üretimindeki artış, yem maliyetlerine olumlu yansıyacaktır. Türkiye’nin 2025’teki toplam karma yem üretimi 30,7 milyon ton düzeyinde gerçekleşmişti. Kendi yemini yapanlar da dahil edildiğinde, 8 milyon ton arpa, 2,3 milyon ton yemlik buğday, 287 bin ton yulaf ve 192 bin ton çavdarın yem amaçlı kullanıldığı tahmin edilmektedir. TÜİK’in 2026 için öngördüğü 9 milyon ton arpa üretimi, sektörümüzün yıllık ihtiyacını rahatlatacak, özellikle büyük ve küçükbaş hayvancılıkta süt ve besi yemi maliyetleri üzerindeki baskıyı hafifletecek niteliktedir.” ifadesini kullandı.SÜT VE BESİ YEMİ MALİYETLERİNDE RAHATLAMA BEKLENİYORArpa, büyük ve küçükbaş hayvancılıkta yem maliyetleri açısından kritik hammaddeler arasında yer alıyor.TÜİK’in 2026 için öngördüğü 9 milyon tonluk arpa üretimi, sektörün yıllık ihtiyacını rahatlatabilecek bir düzey olarak değerlendiriliyor.Karakuş’a göre bu artış, özellikle süt ve besi yemi maliyetleri üzerindeki baskıyı hafifletecek nitelikte.MISIR ÜRETİMİNDEKİ AZALIŞ TELAFİ EDİLMELİTÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş, mısır üretimindeki yüzde 5,9’luk azalışın telafi edilmesi gerektiğini vurguladı.Karakuş, mısır üretimi tahmininin 8 milyon ton olarak açıklandığını hatırlattı.Yalnızca karma yem sektörünün yıllık mısır ihtiyacının 11,3 milyon ton olduğuna dikkati çeken Karakuş, mısırda oluşacak açığın ithalatla karşılanmak zorunda kalabileceğini söyledi.MISIRDA 3,3 MİLYON TONLUK AÇIK BEKLENİYORKarakuş, yem sektörünün mısır ihtiyacına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.“Kanatlı yemlerinde ortalama yüzde 60’a varan, büyük ve küçükbaş yemlerinde yüzde 25’e varan oranlarda kullanılan mısırda oluşacak yaklaşık 3,3 milyon tonluk açık, doğrudan ithalatla karşılanmak zorunda kalacaktır.” diyen Karakuş, mısırdaki azalışın sektör için kritik olduğunu ifade etti.Bu tablo, yem sanayisinde ithalat ihtiyacının devam edebileceğini gösteriyor.SOYA ÜRETİMİNDE AZALIŞ DIŞA BAĞIMLILIĞI ARTIRIYORÜlkü Karakuş, yağlı tohumlardaki daralmanın dışa bağımlılığı artırdığına işaret etti.Karakuş, 2026 soya üretim tahmininin geçen yıla göre yüzde 12,7 azalışla 129,9 bin ton olarak öngörüldüğünü kaydetti.Karma yem sektörünün yıllık soya ihtiyacının, küspe karşılığı dahil yaklaşık 4,73 milyon ton olduğunu belirten Karakuş, bu ihtiyacın neredeyse tamamının ithalatla karşılandığını anlattı.YÜKSEK PROTEİNLİ YEM HAMMADDELERİNDE YAPISAL SORUN SÜRÜYORKarakuş, ayçiçeğindeki yüzde 16,2’lik üretim artışının sınırlı rahatlama sağlayabileceğini söyledi.Ancak yüksek proteinli yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın yapısal sorun olarak sürdüğünü dile getirdi.Bu nedenle soya ve benzeri hammaddelerde üretim artışı sağlanmasının yem sanayisi açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı.YEM SANAYİNİN GÜNDEMİNDE 4 KRİTİK BAŞLIK VARTÜRKİYEM-BİR Başkanı Karakuş, yem sanayisinin gelecek dönem gündemini belirleyecek 4 kritik başlığın öne çıktığını ifade etti.Karakuş, bu başlıkları mısır ve soyada devam eden açık, GDO onay süreçlerinden kaynaklanan ithalat kısıtları, beyaz et ve yumurtada uygulanan ihracat yasak-sınırlamaları ile un sanayinden gelen kepek arzının sürdürülebilirliği olarak sıraladı.Bu başlıkların sektörün tedarik güvenliği, maliyet yapısı ve ihracat kapasitesi açısından belirleyici olacağı belirtildi.GDO ONAY SÜREÇLERİNE İLİŞKİN ÇAĞRIKarakuş, yem sanayisinde sürdürülebilir üretim ve tedarik güvenliği için GDO onay süreçlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.“Avrupa Birliği’nde yem ve gıda amaçlı kullanımı onaylanmış tüm GDO çeşitlerinin, Türkiye’de de yem amacıyla onaylanması, yem sanayinde sürdürülebilir üretimin sağlanması, fiyat istikrarı ile tedarik güvenliği bakımından zorunlu bir adımdır.” ifadesini kullandı.Karakuş’a göre bu adım, ithalat kısıtlarından kaynaklanan arz sorunlarının azaltılması açısından önem taşıyor.BEYAZ ET VE YUMURTA İHRACATINDA KISITLAMALARIN KALDIRILMASI TALEBİKarakuş, beyaz et ihracat yasağının ve yumurta ihracat kısıtlamasının ivedilikle kaldırılmasını talep etti.Türkiye’nin yıllarca emek vererek kazandığı ihracat pazarlarını rakip ülkelere bırakma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.Üreticinin talep daralması nedeniyle kapasite kullanımını düşürdüğünü ve Türkiye’nin döviz gelirlerinin olumsuz etkilendiğini belirtti.İÇ PİYASADA FİYAT İSTİKRARI İÇİN GİRDİ MALİYETLERİNE VURGUKarakuş, iç piyasada fiyat istikrarının ihracat yasağı yerine üretim girdilerini ucuzlatan ve arzı artıran politikalarla sağlanması gerektiğini söyledi.“TÜRKİYEM-BİR olarak beyaz et ihracat yasağının kaldırılmasını ve yumurta ihracatındaki kısıtlamaların gözden geçirilmesini talep ediyoruz.” diyen Karakuş, sektörün ihracat pazarlarını korumasının önemini vurguladı.Bu açıklama, yem sanayisi ile hayvansal üretim arasındaki bağlantının ihracat politikaları açısından da kritik olduğunu ortaya koydu.BU YIL UN İHRACATI İÇİN TARİHİ FIRSAT VARKarakuş, Türkiye’nin 12 yıldır küresel buğday unu ihracatında lider konumda olduğunu söyledi.Türkiye’nin yaklaşık 12 milyon tonluk dünya pazarının yüzde 25’ini elinde tuttuğuna işaret etti.Buğday üretimindeki bu yılki güçlü tahminin, un ihracatı için tarihi bir fırsat penceresi açtığını belirtti.UN İHRACATI KEPEK ARZININ DA MOTORUKarakuş, Irak başta olmak üzere bazı pazarlardaki gayri resmi engellerin ikili devlet düzeyinde müzakere ve ticaret anlaşmalarıyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.Bu adımın, Rusya, Ukrayna, Mısır ve Hindistan karşısındaki rekabet gücünün korunmasında büyük önem taşıdığını belirtti.Karakuş, “Çünkü, un ihracatı yalnızca buğday değerlendirme süreci değil, aynı zamanda yem sanayiinin kritik bir hammaddesi olan kepek arzının da motorudur.” şeklinde konuştu.KEPEK ARZI HAYVANSAL ÜRETİM İÇİN KRİTİKÜlkü Karakuş, kepek arzının korunmasının önemine dikkat çekti.Hayvansal üretimde sürdürülebilirlik, et ve süt fiyatlarındaki istikrar ve gıda enflasyonuyla mücadelenin ön koşullarından birinin kepek arzı olduğunu kaydetti.Bu nedenle buğday üretimindeki güçlü tahminin, un ihracatı ve yem sanayisi için birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.