Jeopolitik krizler enerji güvenliğinin önemini bir kez daha gösterdi: Enerjide dönüşüm hız kazandı

Gündem 06.06.2026 - 12:18, Güncelleme: 06.06.2026 - 12:18 90 kez okundu.
 

Jeopolitik krizler enerji güvenliğinin önemini bir kez daha gösterdi: Enerjide dönüşüm hız kazandı

Küresel Güneş Enerjisi Konseyi, jeopolitik krizlerin enerji güvenliği kaygılarını artırarak temiz kaynaklara geçişi hızlandırdığını belirterek; yenilenebilir enerjinin dünyada elektrik üretimindeki tüm büyümeyi karşıladığı belirtti., Türkiye'nin ise rüzgar ve güneş üretimiyle milyarlarca dolarlık fosil yakıt ithalatını önlediğini açıkladı..
Küresel Güneş Enerjisi Konseyi Üst Yöneticisi Sonia Dunlop, son 4 yılda yaşanan iki büyük fosil yakıt krizinin, küresel emtia piyasalarına bağımlılığın yarattığı riskleri açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.Dunlop,  yaptığı değerlendirmede, ABD-İsrail ile İran savaşıyla enerji güvenliği kaygılarının ülkelerin karar alma süreçlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.Son yıllarda özellikle gelişmekte olan ülkelerin artık enerji dönüşümünü takip eden ülkeler olmadığını ifade eden Dunlop, "Gelişmekte olan ülkeler enerji dönüşümüne yön veren aktörler haline geliyor. Enerji güvenliği kaygıları ülkelerin karar alma süreçlerini yeniden şekillendirdi. Son 4 yılda yaşanan iki büyük fosil yakıt krizi, küresel emtia piyasalarına bağımlılığın yarattığı riskleri açıkça ortaya koyarken, ekonomik büyümeyi yerli ve temiz enerji kaynaklarına dayandırmanın önemi hiç olmadığı kadar arttı." diye konuştu.Dunlop, özellikle güneş enerjisi yatırımlarının artık fosil yakıt altyapılarına kıyasla daha düşük başlangıç sermayesi gerektirdiğini anlattı.Güneş enerjisi yatırımlarına ilişkin ekonomik dengelerin köklü biçimde değiştiğine işaret eden Dunlop, şunları kaydetti:"Temiz enerjiye en hızlı geçiş yapan ülkeler, ekonomilerini koruma ve uzun vadeli büyümeyi destekleme konusunda daha avantajlı konuma sahip olacak. Bunun sonucu olarak, gerçek anlamda bir atılım yaşanıyor. Vietnam'dan Meksika'ya, Güney Afrika'dan Hindistan'a kadar birçok gelişmekte olan ülke, güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı açısından artık ABD'yi geride bırakıyor. Böylece gelişmekte olan ekonomilerin refaha ulaşmak için mutlaka fosil yakıt yoğun bir kalkınma yolunu izlemesi gerektiği yönündeki geleneksel anlayış da fiilen geçerliliğini yitiriyor."YENİLENEBİLİR ENERJİ KÜRESEL ELEKTRİK ÜRETİMİNDEKİ TÜM BÜYÜMEYİ KARŞILADI Dunlop, son yıllarda Türkiye'nin enerji dönüşümünde en dikkat çekici ülkelerden biri olarak öne çıktığını aktardı.Rüzgar ve güneş enerjisinin bugün Türkiye'nin elektrik üretiminin beşte birinden fazlasını karşıladığına dikkati çeken Dunlop, "Türkiye, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya bölgelerinde bu eşiği aşan tek ülke konumunda bulunuyor. Bu sayede ülke, fosil yakıt ithalatında milyarlarca dolarlık harcamanın önüne geçmiş durumda. Politika hedefleri, yatırımların hızla hayata geçirilmesi ve güçlü ekonomik gerekçelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bu tablo, yalnızca Türkiye için değil, bölge ülkeleri ve diğer gelişmekte olan ekonomiler için de örnek teşkil eden bir model olarak değerlendiriliyor." diye konuştu.Dunlop, 2025 verilerinin de doğruladığı üzere kritik bir dönüm noktası yaşandığını ve iyimser olmak için somut nedenler bulunduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bir nesilde ilk kez, yenilenebilir enerji kaynakları küresel elektrik üretimindeki tüm büyümeyi karşıladı. Kömürün payı tarihi bir dönüm noktasında ilk kez yüzde 40'ın altına geriledi. Bu yalnızca bir öngörü ya da hedef değil, gerçekleşmiş bir durum. Bu dönüşümün temel itici gücü güneş enerjisi oldu. Güneş enerjisi geçen yıl yüzde 30 büyüyerek küresel ölçekte yeni elektrik üretim kapasitesinin büyük bölümünü oluşturdu. Elektrik sektöründe fosil yakıtların hakim olduğu dönem sona eriyor. Fırsat burada ve çok büyük."YENİLENEBİLİR ENERJİ DEPOLAMA SİSTEMLERİYLE BÜYÜYECEK Dunlop, söz konusu dönemin heyecan verici kılan unsurlarından birinin güneş enerjisinin batarya depolama sistemleriyle birleşmesi olduğunu dile getirdi.Batarya teknolojisinin hızla olgunlaşarak uygun maliyetli bir seçenek haline geldiğine dikkati çeken Dunlop, "Bataryalar artık şebekeye büyük ölçekte esneklik sağlamaya başlıyor ve maliyetlerdeki düşüş, güneş enerjisinin yalnızca öğleden sonraları değil, günün her saati temiz enerji sunabilmesini mümkün kılıyor. Bu durum, güneş enerjisini yalnızca güneşli saatlerde kullanılan bir kaynak olmaktan çıkarıp birçok pazarda fosil yakıtlara karşı gerçek bir temel yük alternatifi haline getiriyor. Bu dönüşümü en iyi şekilde değerlendiren ülkeler, enerji liderliğinin bir sonraki aşamasını şekillendirecek." diye konuştu.Yenilenebilir enerji projelerinde onlarca gigavatlık kapasite bağlantının sıra beklediğini belirten Dunlop, birçok ülkede bu projelerin yatırım ve düzenleyici süreçler nedeniyle yıllarca ertelendiğine dikkati çekti.Teknolojilerin hazır, yatırımın mevcut ancak şebeke ve izin süreçlerinin buna rağmen geride kaldığını vurgulayan Dunlop, "Hükümetlerin şebeke yatırımlarına da üretim kapasitesine gösterdikleri aciliyeti göstermeleri gerekiyor. Gelişmekte olan piyasalarda sermaye maliyetleri de güneş enerjisi yatırımlarının risk profiline kıyasla hala yüksek seviyelerde bulunuyor. Bu farkın kapatılması küresel temiz enerji dönüşümünün hızlandırılması açısından kritik önem taşıyor. " değerlendirmesinde bulundu.
Küresel Güneş Enerjisi Konseyi, jeopolitik krizlerin enerji güvenliği kaygılarını artırarak temiz kaynaklara geçişi hızlandırdığını belirterek; yenilenebilir enerjinin dünyada elektrik üretimindeki tüm büyümeyi karşıladığı belirtti., Türkiye'nin ise rüzgar ve güneş üretimiyle milyarlarca dolarlık fosil yakıt ithalatını önlediğini açıkladı..

Küresel Güneş Enerjisi Konseyi Üst Yöneticisi Sonia Dunlop, son 4 yılda yaşanan iki büyük fosil yakıt krizinin, küresel emtia piyasalarına bağımlılığın yarattığı riskleri açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.Dunlop,  yaptığı değerlendirmede, ABD-İsrail ile İran savaşıyla enerji güvenliği kaygılarının ülkelerin karar alma süreçlerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.Son yıllarda özellikle gelişmekte olan ülkelerin artık enerji dönüşümünü takip eden ülkeler olmadığını ifade eden Dunlop, "Gelişmekte olan ülkeler enerji dönüşümüne yön veren aktörler haline geliyor. Enerji güvenliği kaygıları ülkelerin karar alma süreçlerini yeniden şekillendirdi. Son 4 yılda yaşanan iki büyük fosil yakıt krizi, küresel emtia piyasalarına bağımlılığın yarattığı riskleri açıkça ortaya koyarken, ekonomik büyümeyi yerli ve temiz enerji kaynaklarına dayandırmanın önemi hiç olmadığı kadar arttı." diye konuştu.Dunlop, özellikle güneş enerjisi yatırımlarının artık fosil yakıt altyapılarına kıyasla daha düşük başlangıç sermayesi gerektirdiğini anlattı.Güneş enerjisi yatırımlarına ilişkin ekonomik dengelerin köklü biçimde değiştiğine işaret eden Dunlop, şunları kaydetti:"Temiz enerjiye en hızlı geçiş yapan ülkeler, ekonomilerini koruma ve uzun vadeli büyümeyi destekleme konusunda daha avantajlı konuma sahip olacak. Bunun sonucu olarak, gerçek anlamda bir atılım yaşanıyor. Vietnam'dan Meksika'ya, Güney Afrika'dan Hindistan'a kadar birçok gelişmekte olan ülke, güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı açısından artık ABD'yi geride bırakıyor. Böylece gelişmekte olan ekonomilerin refaha ulaşmak için mutlaka fosil yakıt yoğun bir kalkınma yolunu izlemesi gerektiği yönündeki geleneksel anlayış da fiilen geçerliliğini yitiriyor."YENİLENEBİLİR ENERJİ KÜRESEL ELEKTRİK ÜRETİMİNDEKİ TÜM BÜYÜMEYİ KARŞILADI Dunlop, son yıllarda Türkiye'nin enerji dönüşümünde en dikkat çekici ülkelerden biri olarak öne çıktığını aktardı.Rüzgar ve güneş enerjisinin bugün Türkiye'nin elektrik üretiminin beşte birinden fazlasını karşıladığına dikkati çeken Dunlop, "Türkiye, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya bölgelerinde bu eşiği aşan tek ülke konumunda bulunuyor. Bu sayede ülke, fosil yakıt ithalatında milyarlarca dolarlık harcamanın önüne geçmiş durumda. Politika hedefleri, yatırımların hızla hayata geçirilmesi ve güçlü ekonomik gerekçelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bu tablo, yalnızca Türkiye için değil, bölge ülkeleri ve diğer gelişmekte olan ekonomiler için de örnek teşkil eden bir model olarak değerlendiriliyor." diye konuştu.Dunlop, 2025 verilerinin de doğruladığı üzere kritik bir dönüm noktası yaşandığını ve iyimser olmak için somut nedenler bulunduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bir nesilde ilk kez, yenilenebilir enerji kaynakları küresel elektrik üretimindeki tüm büyümeyi karşıladı. Kömürün payı tarihi bir dönüm noktasında ilk kez yüzde 40'ın altına geriledi. Bu yalnızca bir öngörü ya da hedef değil, gerçekleşmiş bir durum. Bu dönüşümün temel itici gücü güneş enerjisi oldu. Güneş enerjisi geçen yıl yüzde 30 büyüyerek küresel ölçekte yeni elektrik üretim kapasitesinin büyük bölümünü oluşturdu. Elektrik sektöründe fosil yakıtların hakim olduğu dönem sona eriyor. Fırsat burada ve çok büyük."YENİLENEBİLİR ENERJİ DEPOLAMA SİSTEMLERİYLE BÜYÜYECEK Dunlop, söz konusu dönemin heyecan verici kılan unsurlarından birinin güneş enerjisinin batarya depolama sistemleriyle birleşmesi olduğunu dile getirdi.Batarya teknolojisinin hızla olgunlaşarak uygun maliyetli bir seçenek haline geldiğine dikkati çeken Dunlop, "Bataryalar artık şebekeye büyük ölçekte esneklik sağlamaya başlıyor ve maliyetlerdeki düşüş, güneş enerjisinin yalnızca öğleden sonraları değil, günün her saati temiz enerji sunabilmesini mümkün kılıyor. Bu durum, güneş enerjisini yalnızca güneşli saatlerde kullanılan bir kaynak olmaktan çıkarıp birçok pazarda fosil yakıtlara karşı gerçek bir temel yük alternatifi haline getiriyor. Bu dönüşümü en iyi şekilde değerlendiren ülkeler, enerji liderliğinin bir sonraki aşamasını şekillendirecek." diye konuştu.Yenilenebilir enerji projelerinde onlarca gigavatlık kapasite bağlantının sıra beklediğini belirten Dunlop, birçok ülkede bu projelerin yatırım ve düzenleyici süreçler nedeniyle yıllarca ertelendiğine dikkati çekti.Teknolojilerin hazır, yatırımın mevcut ancak şebeke ve izin süreçlerinin buna rağmen geride kaldığını vurgulayan Dunlop, "Hükümetlerin şebeke yatırımlarına da üretim kapasitesine gösterdikleri aciliyeti göstermeleri gerekiyor. Gelişmekte olan piyasalarda sermaye maliyetleri de güneş enerjisi yatırımlarının risk profiline kıyasla hala yüksek seviyelerde bulunuyor. Bu farkın kapatılması küresel temiz enerji dönüşümünün hızlandırılması açısından kritik önem taşıyor. " değerlendirmesinde bulundu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.