İstanbul merkezli ‘sağlık koridoru’ doğuyor: 3 milyar dolarlık gelir büyüyor
İstanbul merkezli ‘sağlık koridoru’ doğuyor: 3 milyar dolarlık gelir büyüyor
Türkiye sağlık turizminde yeni bir eşiğe geldi. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimle birlikte yalnızca hasta değil, doktor hareketliliği de Türkiye’ye yönelirken, İstanbul merkezli ‘sağlık koridoru’ oluşuyor. Sektör, estetikten ileri cerrahiye uzanan güçlü altyapısıyla ikinci sıçramayı geriatri turizminde hedefliyor. Türkiye, 2025’te sağlık turizminde dünyada 5’inci sıraya yükselirken, 3 milyar doların üzerinde gelir elde etti.
Türkiye, TÜİK’in 2025 yılı Estetik Sağlık Turizm Raporu’na göre dünyada beşinci sırada yer aldı. Geçtiğimiz yıl 3 milyar doları aşkın sağlık turizm geliri elde edilirken, Türkiye bu alandaki hızlı büyümesiyle de dikkat çekiyor. Son 10 yılda yüzde 300 büyüyen sektör, son dönemlerde Orta Doğu’da yaşanan gerilim neticesinde Körfez bölgesinden hastanın yanı sıra doktor olarak da sağlık turisti çekmeye başladı. Sektör mensuplarından alınan bilgilere göre, Türkiye güçlü altyapısı sayesinde özellikle Dubai merkezli operasyonların gerçekleşeceği yeni destinasyon olarak konumunu güçlendirirken, büyümenin önümüzdeki günlerde artacağı bekleniyor. Sağlık turizmi ikinci bir sıçramayı ise geriatri turizminde yapmayı hedefliyor. Üçüncü yaş turizmi olarak da bilinen geriatri turizminde hedef ‘tedavi destinasyonu’ olmanın ötesine geçip ‘sağlıklı yaş alma destinasyonu’ olmak.GÜÇLÜ OPERASYONEL EĞİLİMTÜİK verilerine göre Türkiye’ye geçtiğimiz yıl 1 milyon 398 bin sağlık turisti geldi. Sürekli büyüyen sektörün Dubai merkezli operasyonlar için alternatif güzergâh olmasının nedenini sektör mensupları, Türkiye’nin yıllardır güçlendirdiği ‘operasyonel altyapı’ olarak açıklıyor. Konunun uzmanları bu yeni dalgayı, “Güçlü hastane altyapısı, uzman hekim kapasitesi, coğrafi erişilebilirliği, maliyet-fayda dengesinde kurulan uluslararası sağlık turizmi ekosisteminin bir neticesi” olarak yorumluyor.Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Sağlık Turizmi İhtisas Başkanı Şehnaz Atak Askeroğlu, “Körfez coğrafyasındaki jeopolitik kırılganlıklar, sağlık hizmetinin güvenli, öngörülebilir ve sürdürülebilir destinasyonlara kaymasına neden olabiliyor. Türkiye bu tabloda, İstanbul başta olmak üzere, ileri cerrahi işlemlerden estetik uygulamalara, diş tedavisinden rehabilitasyona kadar geniş bir yelpazede öne çıkabilecek bir konumda. Bu nedenle önümüzdeki dönemde Körfez-Türkiye sağlık koridorunun daha görünür hâle gelme- sini beklemek gerçekçi olur” açıklamasını yaptı.SADECE HASTA GELMİYOR DOKTORLAR DA GELİYORBu konudaki dalgayı sair zamanlardaki tercihten farklı kılan ise yalnızca hastanın gelmesi değil. Bölgede yüksek standartlarda hizmet veren doktorlar da ofislerini Türkiye’ye taşıyor. Sektör mensuplarından alınan bilgilere göre bu konuda tercihler özellikle İstanbul’da yoğunlaşıyor. Ayrıca Türkiye bu alandaki marka algısını uygun fiyat üzerine konumlandırmıyor. Sektör mensuplarına göre Türkiye’nin dünya sağlık turizmi pastasından hızla yükselen bir şekilde pay almasının altında; belirli branşlara hızlı erişim, deneyimli insan kaynağı ve yüksek hizmet standardı sunan bir bölgesel merkez olması yatıyor. Türkiye’nin sağlık turizminde sıçrama noktalarından birinin ise geriatri turizmi olması bekleniyor. 65 yaş üstü kişilerin sağlık, rehabilitasyon ve bakım amacıyla gerçekleştirdikleri seyahat türü olarak bilinen geriatri turizminde Türkiye’de kesinleşmiş büyüme rakamları bulunmuyor. Ancak sektör mensuplarına göre Türkiye, üçüncü yaş turizminde de ciddi potansiyele sahip. Türkiye’nin bu avantajının altında; termal kaynaklar, rehabilitasyon imkânları, iklim çeşitliliği, uzun konaklamaya uygun destinasyonlar, nitelikli konaklama altyapısı ve sağlık hizmeti erişimi birlikte yatıyor. Özellikle sağlık turizmi yapılanmasıyla kültür-turizm altyapısının birleşmesi, bu alanda büyüme zemini oluşturuyor.YÜKSEK TURİZM GELİRİKonunun taraflarının verdiği bilgilere göre geriatri turizminde uzun süreli konaklama imkânı katma değeri artırıyor. Sektör mensupları bu alanın; check-up, fizik tedavi, ortopedik rehabilitasyon, termal destek, sağlıklı yaşam, diyet, kronik hastalık yönetimi, refakatli konaklama ve erişilebilir turizm hizmetleri birlikte kurgulanırsa değerini katlayacağını ifade ediyor. Türkiye’nin bu alanda doğru paketleme, akreditasyon, yabancı dil desteği ve sigorta entegrasyonu ile çok daha büyük pay alacağı düşünülüyor. Türkiye’de geriatri turizminde Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinin ön plana çıkabileceği öngörülüyor.Geriatri turizminde sektör Almanya’yı hedef pazar olarak konumlandırı- yor. İskandinav ülkelerinde artan yaşlı nüfus, iklim koşulları ve uzun bekleme listeleriyle öne çıkan potansiyel pazarlar olarak değerlendiriliyor. Bu açıdan Türkiye, bulunmaz bir coğrafya olarak öne çıkıyor. Dört mevsimin yaşanması ve bekleme sürelerindeki avantaj, Türkiye’yi her geçen gün hedefine yaklaştırıyor. Sektör Türkiye’nin, Avrupalı emekliler için ‘kışlama’ destinasyonu olarak konumlanabileceğini, mevcut sağlık turizmi altyapısının yaşlı bakım ve rehabilitasyon tesislerine dönüştürülebileceğini düşünüyor.ÖN TANI MERKEZLERİTürkiye sağlık turizminde uzak pazarları da markaja aldı. Sektör mensuplarından alınan bilgilere göre ABD, stratejik büyüme pazarı olarak konumlandırılıyor. Bu yıl itibarıyla New York, Kaliforniya ve Florida/Texas’ta birçok firma tarafından ön tanı amaçlı yeni ofislerin açılması planlanıyor. Türk Hava Yolları’nın uçtuğu her nokta, potansiyel pazar olarak değerlendiriliyor; Avustralya’dan bile hasta alınıyor. Türkiye, hem kalitesi hem de fiyat avantajı ile uzak pazarların dikkatini çekiyor. Örneğin; Türkiye’de burun ameliyatı için 2 bin 500 ile 4 bin dolar arasında ödeme yapılırken, ABD’de bu fiyat 8 bin ile 15 bin dolara kadar çıkabiliyor. Türkiye’de bypass ameliyatının fiyatı ortalama 12 bin dolarken ABD’de bu fiyat 70 bin ile 120 bin dolar arasında değişiyor. Bu fiyat makası, özellikle sigortasız ya da ön ödeme yapan Amerikalılar için Türkiye’yi son derece çekici kılıyor.Çekim merkezi olabilirTürkiye Seyahat Acenteleri Birliği Sağlık Turizmi İhtisas Başkanı Şehnaz Atak Askeroğlu: Türkiye özellikle termal tesislerin medikal rehabilitasyon, geriatrik takip ve erişilebilir konaklama standartlarıyla güçlendirilmesi hâlinde; Avrupa, Körfez ve yakın coğrafya için çok daha büyük bir çekim merkezi olabilir. Sektör artık sadece yakın coğrafyaya değil, yeni kaynak pazarlara da odaklanıyor. Afrika’da ihtiyaç daha çok erişilebilir tedavi, ileri uzmanlık hizmetleri ve sevk zinciri üzerinden şekillenirken; Amerika kıtasında rekabet unsuru daha çok fiyat/kalite dengesi, bekleme sürelerinin kısalığı ve paketli hizmet modelidir. Türkiye’nin bu pazarlardan pay alabilmesi için dijital görünürlüğünü artırması, güven unsurunu güçlendirmesi, uluslararası hasta deneyimini standartlaştırması ve B2B kanalını kuvvetlendirmesi gerekiyor. Türkiye sağlık turizminde artık yalnızca güçlü bir alternatif değil, birçok branşta ana destinasyon olabilecek kapasitededir. Körfez hattındaki hareketlilik, üçüncü yaş turizmi fırsatı ve Afrika-ABD gibi yeni pazarlara açılım bir araya geldiğinde, önümüzdeki dönemde sağlık turizmi Türkiye için çok daha stratejik bir alan olacaktır. Burada temel ihtiyaç; nicelikten çok niteliğe, kısa vadeli hasta akışından çok güven temelli uzun vadeli marka inşasına odaklanmaktır.Görüşme trafiği arttıUluslararası Hasta Hizmetleri Yöneticisi Tamara Aydemir: Orta Doğu’da yaşanan gerilimin etkilerini özellikle estetik turizmi alanında belirgin bir şekilde gözlemledik. Kliniklerden alınan randevular arttı. Körfez bölgesinden gelen hastalarda artış oldu. Şu an pek çok klinik için doktorlar bazında kiralama görüşmeleri sürüyor. Belli bir süre Türkiye’nin doktor turistinin de tercih noktası olacağını öngörüyoruz. Şu an hareketlilik olsa da asıl ivmeyi birkaç ay içinde yakalayacağımızı düşünüyorum.Göçebe cerrahi kurumsallaşıyorElit Sağlık Turizmini Destekleme Derneği Genel Başkanı Gurbet Altay: İran, Irak, Suriye, Körfez ve Orta Asya hatlarındaki dağıtımlar için Türkiye zaten en kayıtlı, en güvenli ve en başarılı sağlık merkeziydi; son dönemde bu rolün daha da büyümesi kaçınılmaz oldu. Bu gelişme, Türkiye’nin kriz dönemlerinde bölgesel sağlık merkezi olma potansiyelini somut şekilde ortaya koyuyor. Bu hareketlilik, artık bireysel tercihlerden ayrılabilir sistemli bir ‘ameliyat hattı’na dönüşmüş durumda. İstanbul, Londra-Dubai hattına alternatif bir sağlık merkezi olarak konumlanırken VIP transfer hizmetleri ve çok dilli hasta danışmanlığı gibi büyüme ekosistemleri de hızla gelişiyor. Ameliyathane kiralama modeli, ‘göçebe cerrahi’ trendinin Türkiye’de kurumsallaşması anlamına geliyor. Türkiye yalnızca bu alanda değil, geriatri turizminde de önemli bir destinasyon olarak markasını güçlendirebilir. Sonuç olarak Körfez krizi gerçek ve anlık fırsat yarattı. Ancak sürdürülebilir büyüme için üçüncü yaş turizmine özel altyapı (erişilebilir konaklama, uzun süreli konaklama paketleri, refakat hizmetleri) ve Afrika-ABD pazarlarına yönelik akreditasyon odaklı güven inşası sektörün kalıcı ivmesi için şart görünüyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.