Yunus Emre vefatının 705. yılında anılıyor

Kültür Sanat 05.05.2026 - 14:17, Güncelleme: 05.05.2026 - 14:17 101 kez okundu.
 

Yunus Emre vefatının 705. yılında anılıyor

Büyük Türk düşünürü, mutasavvıf ve şair Yunus Emre, vefatının 705. yılında anılırken, yüzyıllar öncesinden yükselen "sevgi ve birlik" çağrısı, modern dünyanın sorunlarına ışık tutmaya devam ediyor.
Anadolu'nun manevi iklimini şekillendiren en önemli düşünürlerin başında gelen Yunus Emre, tarihi kayıtlara göre 13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın başlarını kapsayan dönemde yaşadı. Türk-İslam tasavvuf geleneğinin önemli temsilcilerinden olan büyük şairin, "Risaletü'n-Nushiyye" adlı eseri ile vefatından sonra derlenen ve içinde yüzlerce ilahisinin bulunduğu "Divan"ı, Türkçenin edebiyat dili olarak gelişiminde mihenk taşı kabul edildi. İlahi aşkı ve insan sevgisini "Yaratılanı severiz, yaradandan ötürü" felsefesiyle harmanlayan Yunus Emre, her yıl mayıs ayında Eskişehir'de gerçekleştirilen "Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası" kapsamında düzenlenen çeşitli paneller, dinletiler ve sergilerle yad ediliyor. Vefatının 705. yıl dönümü vesilesiyle Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan ve kabrinin yer aldığı Yunusemre Mahallesi'nde Valilik himayesinde düzenlenecek resmi törenlerin yanı sıra mayıs ayı boyunca il genelinde büyük mutasavvıfın evrensel mesajlarını bugüne taşıyan anma etkinlikleri icra edilecek. "YUNUS, SEVGİYLE İNSANLIĞI VAR ETMEYE ÇALIŞIYOR"Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Öğretim Üyesi ve Yunus Emre Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, AA muhabirine, Yunus Emre'nin doğrudan "insan" özünden yola çıktığını, bu nedenle söyleminin zaman ve mekan üstü evrenselliğe sahip olduğunu söyledi. Yunus Emre'nin 13. ve 14. yüzyıllarda Anadolu'nun en sancılı dönemlerinden birinde yaşadığını belirten Sarıtaş, "Yunus Emre bugün yaşasaydı Divan'daki ifadelerinin aynısını yazardı. Çünkü yaşadığı yıllarda Haçlı saldırıları, Moğol istilaları ve iç huzursuzluklar vardı. O, halkın ekonomik ve sosyal olarak büyük acılar çektiği dönemde, güzellikten, sevgiden ve empati duygusundan bahsederek Anadolu'da birliği sağladı." dedi. Sarıtaş, Yunus Emre'nin düşünce dünyasında adeta bir milat olduğunu vurgulayarak, bugünkü birçok toplumsal sorunun onun ahlaki ilkeleriyle aşılabileceğine dikkati çekti. Yunus Emre'nin öncesi ve sonrasında düşünce dünyasında keskin bir sınır çizildiğini kaydeden Sarıtaş, "Bu nedenle o düşünceleri bugüne benzer şekilde getirmiş olsak, bugün de yine düşünce anlamında birçok problemimizi çözebiliriz." diye konuştu. Modernizmin insana "haz, hız ve daha çok kazanmak" üzerine kurulu hayat dikte ettiğini anlatan Sarıtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Problemlerimizin çoğunu 'Yunus gibi' bir baba, anne, eş veya öğretmen profilini hayata yansıttığımızda çözebiliriz. O, gününe hapsolmayan biri. Bugün yöneticiler de onun 'gönül diline' kulak kesilmeli. Gönül dili dediğimizde, din, dil, ırk, mezhep ve cinsiyet fark etmeksizin her insanı değerli kabul ediyorsunuz. Siyasiler ve yöneticiler bu ahlaki değerleri dikkate aldığında, sorunların uzlaşarak, konuşarak ve empati yaparak çözülebileceğini göreceklerdir." Yunus Emre'nin "Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası." sözünün her an hayata umutla bakmayı öğütlediğini belirten Sarıtaş, bu felsefenin özellikle gençler için kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. Sarıtaş, sevginin diriltici, nefretin ise öldürücü gücüne değinerek, "İnsanın bir günü ile diğer günü eşit olmamalı. Yunus, sevgiyle insanlığı var etmeye çalışıyor. Bugün okullarda yaşanan şiddet olaylarının ve gençlerin gelecek kaygılarının önüne geçecek olan şey, Yunus Emre'nin bize anlattığı sevgi, gönül ve umut dilidir." ifadelerini kullandı. Söz konusu üç dil bir araya geldiğinde gençlerin geleceğe çok daha güvenle bakacağını bildiren Sarıtaş, bugün sadece bedeni değil, ruhu da doyuracak Yunus Emre'nin ruhani bakışına ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.
Büyük Türk düşünürü, mutasavvıf ve şair Yunus Emre, vefatının 705. yılında anılırken, yüzyıllar öncesinden yükselen "sevgi ve birlik" çağrısı, modern dünyanın sorunlarına ışık tutmaya devam ediyor.

Anadolu'nun manevi iklimini şekillendiren en önemli düşünürlerin başında gelen Yunus Emre, tarihi kayıtlara göre 13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın başlarını kapsayan dönemde yaşadı. Türk-İslam tasavvuf geleneğinin önemli temsilcilerinden olan büyük şairin, "Risaletü'n-Nushiyye" adlı eseri ile vefatından sonra derlenen ve içinde yüzlerce ilahisinin bulunduğu "Divan"ı, Türkçenin edebiyat dili olarak gelişiminde mihenk taşı kabul edildi. İlahi aşkı ve insan sevgisini "Yaratılanı severiz, yaradandan ötürü" felsefesiyle harmanlayan Yunus Emre, her yıl mayıs ayında Eskişehir'de gerçekleştirilen "Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası" kapsamında düzenlenen çeşitli paneller, dinletiler ve sergilerle yad ediliyor. Vefatının 705. yıl dönümü vesilesiyle Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan ve kabrinin yer aldığı Yunusemre Mahallesi'nde Valilik himayesinde düzenlenecek resmi törenlerin yanı sıra mayıs ayı boyunca il genelinde büyük mutasavvıfın evrensel mesajlarını bugüne taşıyan anma etkinlikleri icra edilecek. "YUNUS, SEVGİYLE İNSANLIĞI VAR ETMEYE ÇALIŞIYOR"Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Öğretim Üyesi ve Yunus Emre Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, AA muhabirine, Yunus Emre'nin doğrudan "insan" özünden yola çıktığını, bu nedenle söyleminin zaman ve mekan üstü evrenselliğe sahip olduğunu söyledi. Yunus Emre'nin 13. ve 14. yüzyıllarda Anadolu'nun en sancılı dönemlerinden birinde yaşadığını belirten Sarıtaş, "Yunus Emre bugün yaşasaydı Divan'daki ifadelerinin aynısını yazardı. Çünkü yaşadığı yıllarda Haçlı saldırıları, Moğol istilaları ve iç huzursuzluklar vardı. O, halkın ekonomik ve sosyal olarak büyük acılar çektiği dönemde, güzellikten, sevgiden ve empati duygusundan bahsederek Anadolu'da birliği sağladı." dedi. Sarıtaş, Yunus Emre'nin düşünce dünyasında adeta bir milat olduğunu vurgulayarak, bugünkü birçok toplumsal sorunun onun ahlaki ilkeleriyle aşılabileceğine dikkati çekti. Yunus Emre'nin öncesi ve sonrasında düşünce dünyasında keskin bir sınır çizildiğini kaydeden Sarıtaş, "Bu nedenle o düşünceleri bugüne benzer şekilde getirmiş olsak, bugün de yine düşünce anlamında birçok problemimizi çözebiliriz." diye konuştu. Modernizmin insana "haz, hız ve daha çok kazanmak" üzerine kurulu hayat dikte ettiğini anlatan Sarıtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Problemlerimizin çoğunu 'Yunus gibi' bir baba, anne, eş veya öğretmen profilini hayata yansıttığımızda çözebiliriz. O, gününe hapsolmayan biri. Bugün yöneticiler de onun 'gönül diline' kulak kesilmeli. Gönül dili dediğimizde, din, dil, ırk, mezhep ve cinsiyet fark etmeksizin her insanı değerli kabul ediyorsunuz. Siyasiler ve yöneticiler bu ahlaki değerleri dikkate aldığında, sorunların uzlaşarak, konuşarak ve empati yaparak çözülebileceğini göreceklerdir." Yunus Emre'nin "Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası." sözünün her an hayata umutla bakmayı öğütlediğini belirten Sarıtaş, bu felsefenin özellikle gençler için kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. Sarıtaş, sevginin diriltici, nefretin ise öldürücü gücüne değinerek, "İnsanın bir günü ile diğer günü eşit olmamalı. Yunus, sevgiyle insanlığı var etmeye çalışıyor. Bugün okullarda yaşanan şiddet olaylarının ve gençlerin gelecek kaygılarının önüne geçecek olan şey, Yunus Emre'nin bize anlattığı sevgi, gönül ve umut dilidir." ifadelerini kullandı. Söz konusu üç dil bir araya geldiğinde gençlerin geleceğe çok daha güvenle bakacağını bildiren Sarıtaş, bugün sadece bedeni değil, ruhu da doyuracak Yunus Emre'nin ruhani bakışına ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.