Yapay zeka okuryazarlığı düşükse rekabet de zayıflıyor

Gündem 08.05.2026 - 09:34, Güncelleme: 08.05.2026 - 09:34 11 kez okundu.
 

Yapay zeka okuryazarlığı düşükse rekabet de zayıflıyor

Yapay zeka kullanımı Türkiye’de özellikle genç nüfusla hızla yayılırken, küçük işletmeler başta olmak üzere iş dünyasında okuryazarlığın düşük kalması yeni bir rekabet riski doğuruyor. Uzmanlara göre yapay zekayı yalnızca kullanmak yetmiyor; yapay zeka okuryazarlığı ile veriye dayalı karar süreçlerine entegrasyon da gerekiyor. Aksi halde şirketler ‘teknolojik körlük’ riskiyle karşı karşıya kalıp verimlilik yarışında geriye düşebilir.
HABER: SÜEDA SENA DİNLER Bir zamanlar okuma yazma, yakın dönemde de bilgisayar kullanabilmek bireyleri toplumda öne çıkaran, iş bulmasını, girişimciliğe yönelmesini sağlayan temel bir beceriydi. Bugün ise hem iş hem de girişimcilik dünyasının kuralları değişti. Artık yapay zeka okuryazarlığı, 21.yüzyılın yeni ve en önemli yetkinliği olarak görülüyor. Uzmanlar yapay zeka okuryazarlığının artık bir tercih değil, küresel iş dünyasında aranılan bir yetkinlik olduğuna dikkat çekiyor. Bu noktada, doğru ve etkin yapay zeka kullanımını sağlayan yapay zeka okuryazarlığı; bireylere verimlilik, bilinçli kullanım ve etik değerler dahilinde işini eleştirel gözle değerlendirmesini sağlayan beceriler bütünü olarak  kabul ediliyor.GİRİŞİMLER DAHA HIZLI Tüik’in araştırmasında yapay zeka araçlarından herhangi birini kullandığını belirten girişimlerin oranı 2021 yılında yüzde 2.7 iken, bu oran 2025 yılında yüzde 7.5’e yükseldi. Bu girişimlerin en fazla yüzde 46.5 ile pazarlama veya satış amacıyla YZ yazılım veya sistemlerini kullandığı tespit edildi. Aynı dönemde AB genelinde bu oran yüzde 20’ye ulaştı. Türkiye’de kullanım oranının 4 yılda  3 katına çıkması umut verici olsa da AB ortalamasının yaklaşık üçte birinde kalması, iş dünyasının dönüşümün henüz başında olduğunu gözler önüne seriyor.KULLANIMDA GENÇLER LİDER TÜİK’in Ekim 2025’te ilk kez yayınlandığı ‘Yapay Zeka İstatistikleri’, yapay zeka kullanımının demografik, sektörel özelliklerini de gösteriyor. Bu bulguların en önemlisi yapay zeka kullanımında kuşaklar arası farkın büyüklüğü oldu. Toplum genelinde yapay zeka araçlarını kullandığını beyan edenlerin oranı yüzde 19.2 iken, yaş grupları arasındaki dijital bariyer iyice açıldı. Yapay zeka kullanımında zirve, yüzde 39.4 ile 16-24 yaş grubunun. 25-34 yaş grubunda yüzde 30’a gerileyen kullanım,  65 yaş ve üzerinde yüzde 1.7’ye kadar iniyor. Veriler yaş ilerledikçe adaptasyonun ne kadar keskin bir şekilde düştüğünü gösteriyor. Türkiye, 16-24 yaş grubunda yüzde 39.4’lük oranıyla AB’nin birçok ülkesini geride bırakabileceğini  gösteriyor. OKURYAZARLIK AVRUPA’NIN GERİSİNDE Türkiye’de yapay zeka kullanımı özellikle gençler arasında yüksek olsa da derin okuryazarlık ve stratejik yetkinlikte Avrupa ve küresel ortalamanın gerisinde. Algoritmik mantık ve etik denetimi kapsayan derin okuryazarlık oranı ise yüzde 9 ile küresel yüzde 13 seviyesinin altında kalırken; iş dünyasındaki stratejik kullanım oranı da yüzde  4 ile yüzde 10’luk global ortalamanın oldukça gerisinde. Bu tablo teknolojiyi sadece tüketen değil, çalışma mekanizmalarını  sorgulayıp yönetebilen ‘okuryazar’ bir toplum olmak için uzun bir yol olduğunu gösteriyor. DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ GECİKTİRİYOR Bireysel alanda, bankacılıktan yatırım tercihlerine, sağlıktan eğitime kadar pek çok alanda kararlar yapay zeka sayesinde şekilleniyor. İş dünyasında ise, yapay zeka okuryazarlığı becerilerine sahip olan çalışanlar birtakım işleri daha hızlı, verimli ve güvenli şekilde yaparken, okuryazarlığı düşük çalışanlar rekabette geri kalıyor. Dijital dönüşüm yoluna girmek isteyen bazı şirketler ise nitelikli işgücü bulamadığı için dönüşümü ertelemek zorunda kalabiliyor.Okuryazarlığı artırmak için ne yapılmalı?Yapay Zeka Ekosistem Derneği Başkanı Prof. Dr. Şeref  Sağıroğlu, yapay zekanın korkulacak bir araç değil, hayatın doğal bir parçası olduğunu belirterek, bireyler için şu rotayı önerdi:Anlama: Modelin çalışma mantığını, nerede hata yapabileceğini ve çıktıların nasıl doğrulanacağını kavrayın.Beceri geliştirme: Etkili prompt (komut) yazma ve problemleri farklı açılardan çözme kapasitenizi artırın.Entegrasyon: Elde ettiğiniz bu yetkinlikleri kendi uzmanlık alanınıza bilinçli ve etik bir biçimde dahil edin.YÜKSEK DONANIM MALİYETLERİ KOBİ’LERİN ÖNÜNDE ENGEL İstanbul Ticaret Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Tolkun Soldan, KOBİ’lerin yapay zeka kullanımında en büyük engelin yüksek donanım maliyetleri olduğunu söyledi. Soldan, “AB ülkelerinde genişbant internet ve yüksek kapasiteli cihazlar oldukça ucuz ve yaygın. Türkiye’de ise yapay zekayı yerel olarak çalıştırabilecek donanıma sahip olmak hâlâ çok pahalı” dedi. Soldan, yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaşması için müfredata alınmasının şart olduğunu belirterek, “Yapay zeka sadece bir araç değil, anlaşılması ve sorgulanması gereken bir sistemdir. Fakülte ayrımı gözetmeksizin tüm bölümlere yapay zeka okuryazarlığı dersi konulmalı” önerisinde bulundu. İŞLETMELERE REÇETEİç eğitim programları: Yapay zeka eğitimi teknik ekiplerle sınırlı kalmamalı. Pazarlamadan İK’ya kadar tüm birimlere, kendi uzmanlık alanlarına özel araç kullanımı yaygınlaştırılmalı.Koordinatörler: Her departmanda süreci sahiplenen bir koordinatör belirlenmeli. Bu kişiler yapay zekanın iş süreçlerine dahil edilmesinde rehberlik etmeli. Politika şeffaflığı: ‘Şirkette yapay zeka kullanmak serbest mi?’ belirsizliği ortadan kaldırılmalı. Verimliliği ölçme: Yapay zekanın verimliliğe katkısı soyut bir söylemden çıkarılmalı; zaman tasarrufu, maliyet düşüşü ve hata payı gibi somut verilerle düzenli olarak takip edilmeli.
Yapay zeka kullanımı Türkiye’de özellikle genç nüfusla hızla yayılırken, küçük işletmeler başta olmak üzere iş dünyasında okuryazarlığın düşük kalması yeni bir rekabet riski doğuruyor. Uzmanlara göre yapay zekayı yalnızca kullanmak yetmiyor; yapay zeka okuryazarlığı ile veriye dayalı karar süreçlerine entegrasyon da gerekiyor. Aksi halde şirketler ‘teknolojik körlük’ riskiyle karşı karşıya kalıp verimlilik yarışında geriye düşebilir.

HABER: SÜEDA SENA DİNLER Bir zamanlar okuma yazma, yakın dönemde de bilgisayar kullanabilmek bireyleri toplumda öne çıkaran, iş bulmasını, girişimciliğe yönelmesini sağlayan temel bir beceriydi. Bugün ise hem iş hem de girişimcilik dünyasının kuralları değişti. Artık yapay zeka okuryazarlığı, 21.yüzyılın yeni ve en önemli yetkinliği olarak görülüyor. Uzmanlar yapay zeka okuryazarlığının artık bir tercih değil, küresel iş dünyasında aranılan bir yetkinlik olduğuna dikkat çekiyor. Bu noktada, doğru ve etkin yapay zeka kullanımını sağlayan yapay zeka okuryazarlığı; bireylere verimlilik, bilinçli kullanım ve etik değerler dahilinde işini eleştirel gözle değerlendirmesini sağlayan beceriler bütünü olarak  kabul ediliyor.GİRİŞİMLER DAHA HIZLI Tüik’in araştırmasında yapay zeka araçlarından herhangi birini kullandığını belirten girişimlerin oranı 2021 yılında yüzde 2.7 iken, bu oran 2025 yılında yüzde 7.5’e yükseldi. Bu girişimlerin en fazla yüzde 46.5 ile pazarlama veya satış amacıyla YZ yazılım veya sistemlerini kullandığı tespit edildi. Aynı dönemde AB genelinde bu oran yüzde 20’ye ulaştı. Türkiye’de kullanım oranının 4 yılda  3 katına çıkması umut verici olsa da AB ortalamasının yaklaşık üçte birinde kalması, iş dünyasının dönüşümün henüz başında olduğunu gözler önüne seriyor.KULLANIMDA GENÇLER LİDER TÜİK’in Ekim 2025’te ilk kez yayınlandığı ‘Yapay Zeka İstatistikleri’, yapay zeka kullanımının demografik, sektörel özelliklerini de gösteriyor. Bu bulguların en önemlisi yapay zeka kullanımında kuşaklar arası farkın büyüklüğü oldu. Toplum genelinde yapay zeka araçlarını kullandığını beyan edenlerin oranı yüzde 19.2 iken, yaş grupları arasındaki dijital bariyer iyice açıldı. Yapay zeka kullanımında zirve, yüzde 39.4 ile 16-24 yaş grubunun. 25-34 yaş grubunda yüzde 30’a gerileyen kullanım,  65 yaş ve üzerinde yüzde 1.7’ye kadar iniyor. Veriler yaş ilerledikçe adaptasyonun ne kadar keskin bir şekilde düştüğünü gösteriyor. Türkiye, 16-24 yaş grubunda yüzde 39.4’lük oranıyla AB’nin birçok ülkesini geride bırakabileceğini  gösteriyor. OKURYAZARLIK AVRUPA’NIN GERİSİNDE Türkiye’de yapay zeka kullanımı özellikle gençler arasında yüksek olsa da derin okuryazarlık ve stratejik yetkinlikte Avrupa ve küresel ortalamanın gerisinde. Algoritmik mantık ve etik denetimi kapsayan derin okuryazarlık oranı ise yüzde 9 ile küresel yüzde 13 seviyesinin altında kalırken; iş dünyasındaki stratejik kullanım oranı da yüzde  4 ile yüzde 10’luk global ortalamanın oldukça gerisinde. Bu tablo teknolojiyi sadece tüketen değil, çalışma mekanizmalarını  sorgulayıp yönetebilen ‘okuryazar’ bir toplum olmak için uzun bir yol olduğunu gösteriyor. DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ GECİKTİRİYOR Bireysel alanda, bankacılıktan yatırım tercihlerine, sağlıktan eğitime kadar pek çok alanda kararlar yapay zeka sayesinde şekilleniyor. İş dünyasında ise, yapay zeka okuryazarlığı becerilerine sahip olan çalışanlar birtakım işleri daha hızlı, verimli ve güvenli şekilde yaparken, okuryazarlığı düşük çalışanlar rekabette geri kalıyor. Dijital dönüşüm yoluna girmek isteyen bazı şirketler ise nitelikli işgücü bulamadığı için dönüşümü ertelemek zorunda kalabiliyor.Okuryazarlığı artırmak için ne yapılmalı?Yapay Zeka Ekosistem Derneği Başkanı Prof. Dr. Şeref  Sağıroğlu, yapay zekanın korkulacak bir araç değil, hayatın doğal bir parçası olduğunu belirterek, bireyler için şu rotayı önerdi:Anlama: Modelin çalışma mantığını, nerede hata yapabileceğini ve çıktıların nasıl doğrulanacağını kavrayın.Beceri geliştirme: Etkili prompt (komut) yazma ve problemleri farklı açılardan çözme kapasitenizi artırın.Entegrasyon: Elde ettiğiniz bu yetkinlikleri kendi uzmanlık alanınıza bilinçli ve etik bir biçimde dahil edin.YÜKSEK DONANIM MALİYETLERİ KOBİ’LERİN ÖNÜNDE ENGEL İstanbul Ticaret Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Tolkun Soldan, KOBİ’lerin yapay zeka kullanımında en büyük engelin yüksek donanım maliyetleri olduğunu söyledi. Soldan, “AB ülkelerinde genişbant internet ve yüksek kapasiteli cihazlar oldukça ucuz ve yaygın. Türkiye’de ise yapay zekayı yerel olarak çalıştırabilecek donanıma sahip olmak hâlâ çok pahalı” dedi. Soldan, yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaşması için müfredata alınmasının şart olduğunu belirterek, “Yapay zeka sadece bir araç değil, anlaşılması ve sorgulanması gereken bir sistemdir. Fakülte ayrımı gözetmeksizin tüm bölümlere yapay zeka okuryazarlığı dersi konulmalı” önerisinde bulundu. İŞLETMELERE REÇETEİç eğitim programları: Yapay zeka eğitimi teknik ekiplerle sınırlı kalmamalı. Pazarlamadan İK’ya kadar tüm birimlere, kendi uzmanlık alanlarına özel araç kullanımı yaygınlaştırılmalı.Koordinatörler: Her departmanda süreci sahiplenen bir koordinatör belirlenmeli. Bu kişiler yapay zekanın iş süreçlerine dahil edilmesinde rehberlik etmeli. Politika şeffaflığı: ‘Şirkette yapay zeka kullanmak serbest mi?’ belirsizliği ortadan kaldırılmalı. Verimliliği ölçme: Yapay zekanın verimliliğe katkısı soyut bir söylemden çıkarılmalı; zaman tasarrufu, maliyet düşüşü ve hata payı gibi somut verilerle düzenli olarak takip edilmeli.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.