Türkiye ve 3 ülke Orta Doğu için stratejik eşikte: İstikrarı belirleyecek

Ekonomi 28.02.2026 - 15:11, Güncelleme: 28.02.2026 - 15:11 164 kez okundu.
 

Türkiye ve 3 ülke Orta Doğu için stratejik eşikte: İstikrarı belirleyecek

İstanbul Ticaret Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Kerem Alkin, Orta Doğu’da kalıcı istikrarın Türkiye-Suudi Arabistan-Katar-Pakistan ittifakının başarısına bağlı olduğunu belirtti. Alkin, IMEC girişimine karşı jeoekonomik bir yanıtın ancak bölge içi koordinasyonla mümkün olacağını vurguladı.
İstanbul Ticaret Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Kerem Alkin, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Orta Doğu’da son dönemde artan askeri ve diplomatik temasları, Hindistan-İsrail yakınlaşmasını ve bölgesel gerilimleri analiz etti. Alkin, bölgenin kaderini değiştirecek unsurun Türkiye-Suudi Arabistan-Katar-Pakistan ittifakının başarısı olacağını ifade etti.ORTA DOĞU’DA BASKI VE MÜZAKERE MODELİABD-İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyon baskısı ve aynı anda yürütülen diplomatik temasların Orta Doğu’da klasik bir modeli yeniden sahneye koyduğunu belirten Alkin, bunun baskı ve müzakerelerin eş zamanlı kullanımı olduğunu ifade etti. Bu modelin yüz yılı aşkın süredir aynı sonucu ürettiğini belirten Alkin, kalıcı istikrar değil kontrollü kırılganlık ortaya çıktığını vurguladı.HİNDİSTAN-İSRAİL YAKINLAŞMASI VE IMECAynı dönemde Hindistan-İsrail stratejik yakınlaşmasına dikkat çeken Alkin, Hindistan Başbakanı Modi’nin son ziyareti ve IMEC girişiminin bölgenin enerji ve ticaret haritasını yeniden şekillendirme çabasının parçası olduğunu belirtti. Bunun yalnızca ekonomik değil, açık biçimde jeopolitik bir tasarım olduğunu ifade etti.PAKİSTAN-AFGANİSTAN HATTINDA GERİLİMPakistan-Afganistan hattında tırmanan gerilimin bölge içinde koordinasyon kapasitesi olmadan hiçbir koridorun, hiçbir projenin ve hiçbir vizyonun güvenli olmayacağını ortaya koyduğunu belirten Alkin, bölgesel güvenliğin ancak ortak iradeyle sağlanabileceğine işaret etti.TARİHSEL EŞİKTE DÖRTLÜ BLOKTürkiye-Suudi Arabistan-Katar-Pakistan dörtlüsünün tarihsel bir eşikte durduğunu belirten Alkin, dört ülkenin bölge için stratejik bir dönüşüme imza atacak bir birlikteliğe kararlılıkla, bir blok olarak yürüdüğünü ifade etti.Alkin’e göre Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan-Katar Bloku;Irak’ı enerji ve lojistik düğümü haline getirir,Suriye’yi kademeli yeniden imar modeliyle ekonomik sisteme entegre eder,Koridor güvenliği için ortak güvenlik ve kriz yönetimi mekanizması kurar,Enerji, ticaret ve veri akışını birlikte planlarsa,IMEC’e sadece siyasi ve askeri değil, bunun da ötesinde jeoekonomik bir cevap vermiş olur.EGEMENLİK KAPASİTESİ VURGUSU“Sünni İttifakı” ifadesiyle kimlik siyasetini değil egemenlik kapasitesini kastettiklerini belirten Alkin, bu kapasitenin kriz yönetimi, enerji güvenliği, finansman koordinasyonu ve savunma caydırıcılığının birlikte çalışması olduğunu ifade etti.150 YILLIK DENKLEM TARTIŞMASIYüz elli yıldır bu coğrafyada kaderin batı odaklı dış müdahalelerle şekillendiğini belirten Alkin, 1960-1990 arası bölge içi bloklaşmaların ise suikastler ve nifak sokmalarla ya dağıtıldığını ya da zayıf bırakıldığını ifade etti.YENİ EKONOMİ-POLİTİK MİMARİAlkin, bugün ilk kez Sünni dünyanın omurgasını oluşturan ülkelerin savaş değil istikrar, rekabet değil entegrasyon, vekalet değil koordinasyon temelinde yeni bir ekonomi-politik mimari kurma imkanına sahip olduğunu ve kararlı olduklarını belirtti.TARİHİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ VURGUSUBöyle bir tarihi stratejik işbirliği ve koordinasyon başarılır ise son 150 yıllık batı odaklı dış müdahalenin sona ereceğini ve Orta Doğu’nun kaderinin dışarıdan yazılmayacağını ifade eden Alkin, artık bölge içi iradenin dış denklemi belirleyeceğini kaydetti.Alkin, böyle değerli bir stratejik işbirliğinin coğrafyada ilk kez yön değiştirici bir sürecin inşasını sağlayan tarihi bir adım olacağını belirtti.
İstanbul Ticaret Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Kerem Alkin, Orta Doğu’da kalıcı istikrarın Türkiye-Suudi Arabistan-Katar-Pakistan ittifakının başarısına bağlı olduğunu belirtti. Alkin, IMEC girişimine karşı jeoekonomik bir yanıtın ancak bölge içi koordinasyonla mümkün olacağını vurguladı.

İstanbul Ticaret Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Kerem Alkin, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Orta Doğu’da son dönemde artan askeri ve diplomatik temasları, Hindistan-İsrail yakınlaşmasını ve bölgesel gerilimleri analiz etti. Alkin, bölgenin kaderini değiştirecek unsurun Türkiye-Suudi Arabistan-Katar-Pakistan ittifakının başarısı olacağını ifade etti.ORTA DOĞU’DA BASKI VE MÜZAKERE MODELİABD-İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyon baskısı ve aynı anda yürütülen diplomatik temasların Orta Doğu’da klasik bir modeli yeniden sahneye koyduğunu belirten Alkin, bunun baskı ve müzakerelerin eş zamanlı kullanımı olduğunu ifade etti. Bu modelin yüz yılı aşkın süredir aynı sonucu ürettiğini belirten Alkin, kalıcı istikrar değil kontrollü kırılganlık ortaya çıktığını vurguladı.HİNDİSTAN-İSRAİL YAKINLAŞMASI VE IMECAynı dönemde Hindistan-İsrail stratejik yakınlaşmasına dikkat çeken Alkin, Hindistan Başbakanı Modi’nin son ziyareti ve IMEC girişiminin bölgenin enerji ve ticaret haritasını yeniden şekillendirme çabasının parçası olduğunu belirtti. Bunun yalnızca ekonomik değil, açık biçimde jeopolitik bir tasarım olduğunu ifade etti.PAKİSTAN-AFGANİSTAN HATTINDA GERİLİMPakistan-Afganistan hattında tırmanan gerilimin bölge içinde koordinasyon kapasitesi olmadan hiçbir koridorun, hiçbir projenin ve hiçbir vizyonun güvenli olmayacağını ortaya koyduğunu belirten Alkin, bölgesel güvenliğin ancak ortak iradeyle sağlanabileceğine işaret etti.TARİHSEL EŞİKTE DÖRTLÜ BLOKTürkiye-Suudi Arabistan-Katar-Pakistan dörtlüsünün tarihsel bir eşikte durduğunu belirten Alkin, dört ülkenin bölge için stratejik bir dönüşüme imza atacak bir birlikteliğe kararlılıkla, bir blok olarak yürüdüğünü ifade etti.Alkin’e göre Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan-Katar Bloku;Irak’ı enerji ve lojistik düğümü haline getirir,Suriye’yi kademeli yeniden imar modeliyle ekonomik sisteme entegre eder,Koridor güvenliği için ortak güvenlik ve kriz yönetimi mekanizması kurar,Enerji, ticaret ve veri akışını birlikte planlarsa,IMEC’e sadece siyasi ve askeri değil, bunun da ötesinde jeoekonomik bir cevap vermiş olur.EGEMENLİK KAPASİTESİ VURGUSU“Sünni İttifakı” ifadesiyle kimlik siyasetini değil egemenlik kapasitesini kastettiklerini belirten Alkin, bu kapasitenin kriz yönetimi, enerji güvenliği, finansman koordinasyonu ve savunma caydırıcılığının birlikte çalışması olduğunu ifade etti.150 YILLIK DENKLEM TARTIŞMASIYüz elli yıldır bu coğrafyada kaderin batı odaklı dış müdahalelerle şekillendiğini belirten Alkin, 1960-1990 arası bölge içi bloklaşmaların ise suikastler ve nifak sokmalarla ya dağıtıldığını ya da zayıf bırakıldığını ifade etti.YENİ EKONOMİ-POLİTİK MİMARİAlkin, bugün ilk kez Sünni dünyanın omurgasını oluşturan ülkelerin savaş değil istikrar, rekabet değil entegrasyon, vekalet değil koordinasyon temelinde yeni bir ekonomi-politik mimari kurma imkanına sahip olduğunu ve kararlı olduklarını belirtti.TARİHİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ VURGUSUBöyle bir tarihi stratejik işbirliği ve koordinasyon başarılır ise son 150 yıllık batı odaklı dış müdahalenin sona ereceğini ve Orta Doğu’nun kaderinin dışarıdan yazılmayacağını ifade eden Alkin, artık bölge içi iradenin dış denklemi belirleyeceğini kaydetti.Alkin, böyle değerli bir stratejik işbirliğinin coğrafyada ilk kez yön değiştirici bir sürecin inşasını sağlayan tarihi bir adım olacağını belirtti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.