Türkiye enerji tarihinde ilk: Güneş ve rüzgar üretimi kömürü geride bıraktı

Gündem 20.05.2026 - 11:27, Güncelleme: 20.05.2026 - 11:27 632 kez okundu.
 

Türkiye enerji tarihinde ilk: Güneş ve rüzgar üretimi kömürü geride bıraktı

Türkiye'de güneş ve rüzgar enerjisinin elektrik üretimindeki payı nisanda kömürü geride bırakarak yüzde 22,8'e, yenilenebilir enerjinin toplam payı ise yüzde 71'e yükseldi.
Güneş ve rüzgardan elektrik üretimi Türkiye’de ilk kez kömürü geride bıraktı.Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki ağırlığı artarken nisanda toplam üretimde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 71’e ulaşarak son yılların en yüksek seviyesine çıktı.Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerinden derlenen bilgilere göre, nisanda rüzgar enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 9,7, güneş enerjisinin payı ise yüzde 13,1 olarak hesaplandı.Böylece iki kaynağın toplam payı yüzde 22,8’e ulaşarak Türkiye tarihinde ilk kez kömür santrallerinin toplam üretimdeki payını geçti. Aynı dönemde kömürün toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 21 seviyesinde gerçekleşti.Söz konusu gelişme, Türkiye elektrik üretiminde fosil yakıtların payı azalırken yenilenebilir enerji kaynaklarının ağırlığının arttığına işaret etti.HİDROELEKTRİK ÜRETİMİ DE GÜÇLÜ SEYRİNİ KORUDU Mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar, hidroelektrik üretiminde de artışı beraberinde getirdi.Hidroelektrik santrallerinin üretimi, son 8 yıl ortalamasının yüzde 27, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 60 üzerinde gerçekleşti.2026’nın ilk dört ayında ana havza barajlarına gelen su miktarı da uzun yıllar ortalaması dahil son 8 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Geçen yıl boyunca ana havza barajlarına gelen toplam suyun yüzde 95’inin bu yılın ilk dört ayında gerçekleşmesi dikkati çekti.Nisanda üretimde payı gerileyen kaynaklar arasında doğal gaz ve ithal kömür öne çıktı. Doğal gazın toplam üretimdeki payı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7’ye, ithal kömürün payı ise yüzde 8,6’ya geriledi. İthal kömürün aylık bazda ulaştığı yüzde 8,6’lık seviye son 9 yılın en düşük oranı oldu.RÜZGAR VE GÜNEŞTE YAKALANAN İVMENİN KORUNMASI GEREKİYOR Enerji düşünce kuruluşu Ember’de Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de nisanda yenilenebilir enerji üretiminin tarihi seviyelere ulaştığını belirterek, rüzgar ve güneş enerjisindeki büyümenin sürdürülmesinin önem taşıdığını söyledi.Çeliköz, Türkiye’nin enerji dönüşümünde son yılların en dikkat çekici verilerinden birinin nisanda kaydedildiğini ifade ederek, "Bu gelişmenin arkasında, son beş yılda kurulu güçteki artışın yüzde 89'unu oluşturan rüzgar ve güneş enerjisinde yakalanan ivmenin yanı sıra mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar sayesinde son sekiz yılın ortalamasının yüzde 27 üzerinde gerçekleşen hidroelektrik üretimi de önemli bir rol oynamıştır" ifadelerini kullandı.Hidroelektrik üretimindeki artışın iklim koşullarına bağlı olarak değişkenlik gösterebildiğine işaret eden Çeliköz, bu kaynağın gelecek yıllardaki üretim seviyeleri üzerinde belirsizlik oluşturabildiğini aktardı.Çeliköz, söz konusu gelişmenin kalıcılığı açısından rüzgar ve güneş yatırımlarının önemine dikkati çekerek, "Türkiye'nin, rüzgar ve güneş enerjisinde yakaladığı ivmeyi artırarak yenilenebilir elektrik üretiminde kaynak çeşitliliğini sağlaması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'de güneş ve rüzgar enerjisinin elektrik üretimindeki payı nisanda kömürü geride bırakarak yüzde 22,8'e, yenilenebilir enerjinin toplam payı ise yüzde 71'e yükseldi.

Güneş ve rüzgardan elektrik üretimi Türkiye’de ilk kez kömürü geride bıraktı.Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki ağırlığı artarken nisanda toplam üretimde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 71’e ulaşarak son yılların en yüksek seviyesine çıktı.Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerinden derlenen bilgilere göre, nisanda rüzgar enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 9,7, güneş enerjisinin payı ise yüzde 13,1 olarak hesaplandı.Böylece iki kaynağın toplam payı yüzde 22,8’e ulaşarak Türkiye tarihinde ilk kez kömür santrallerinin toplam üretimdeki payını geçti. Aynı dönemde kömürün toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 21 seviyesinde gerçekleşti.Söz konusu gelişme, Türkiye elektrik üretiminde fosil yakıtların payı azalırken yenilenebilir enerji kaynaklarının ağırlığının arttığına işaret etti.HİDROELEKTRİK ÜRETİMİ DE GÜÇLÜ SEYRİNİ KORUDU Mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar, hidroelektrik üretiminde de artışı beraberinde getirdi.Hidroelektrik santrallerinin üretimi, son 8 yıl ortalamasının yüzde 27, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 60 üzerinde gerçekleşti.2026’nın ilk dört ayında ana havza barajlarına gelen su miktarı da uzun yıllar ortalaması dahil son 8 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Geçen yıl boyunca ana havza barajlarına gelen toplam suyun yüzde 95’inin bu yılın ilk dört ayında gerçekleşmesi dikkati çekti.Nisanda üretimde payı gerileyen kaynaklar arasında doğal gaz ve ithal kömür öne çıktı. Doğal gazın toplam üretimdeki payı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7’ye, ithal kömürün payı ise yüzde 8,6’ya geriledi. İthal kömürün aylık bazda ulaştığı yüzde 8,6’lık seviye son 9 yılın en düşük oranı oldu.RÜZGAR VE GÜNEŞTE YAKALANAN İVMENİN KORUNMASI GEREKİYOR Enerji düşünce kuruluşu Ember’de Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de nisanda yenilenebilir enerji üretiminin tarihi seviyelere ulaştığını belirterek, rüzgar ve güneş enerjisindeki büyümenin sürdürülmesinin önem taşıdığını söyledi.Çeliköz, Türkiye’nin enerji dönüşümünde son yılların en dikkat çekici verilerinden birinin nisanda kaydedildiğini ifade ederek, "Bu gelişmenin arkasında, son beş yılda kurulu güçteki artışın yüzde 89'unu oluşturan rüzgar ve güneş enerjisinde yakalanan ivmenin yanı sıra mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar sayesinde son sekiz yılın ortalamasının yüzde 27 üzerinde gerçekleşen hidroelektrik üretimi de önemli bir rol oynamıştır" ifadelerini kullandı.Hidroelektrik üretimindeki artışın iklim koşullarına bağlı olarak değişkenlik gösterebildiğine işaret eden Çeliköz, bu kaynağın gelecek yıllardaki üretim seviyeleri üzerinde belirsizlik oluşturabildiğini aktardı.Çeliköz, söz konusu gelişmenin kalıcılığı açısından rüzgar ve güneş yatırımlarının önemine dikkati çekerek, "Türkiye'nin, rüzgar ve güneş enerjisinde yakaladığı ivmeyi artırarak yenilenebilir elektrik üretiminde kaynak çeşitliliğini sağlaması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.