Süt sektörü sanayi odaklı üretimle büyüyecek

Gündem 06.03.2026 - 09:38, Güncelleme: 06.03.2026 - 09:38 161 kez okundu.
 

Süt sektörü sanayi odaklı üretimle büyüyecek

Geçen yıl 523 milyon dolarlık süt ve süt ürünü ihraç eden çiğ süt sektörü, katma değerli ve sanayi odaklı üretimle büyüyecek. Özellikle olgunlaştırılmış, coğrafi işaretli peynir ve peynir altı suyu tozundaki katma değere dikkat çeken sektör temsilcileri, Dahilde İşleme Rejimi’nin süt ve süt ürünleri için de uygulanmasının ihracatta önemli bir fiyat avantajı sağlayacağını söylüyor.
Türkiye, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, inek sütü üretiminde dünyada 8’inci sırada yer alıyor. Süt sektörü, bu potansiyeli değerlendirmek için 2026 vizyonu ile katma değerli üretim, yeni pazar stratejileri ve sanayiye yönlendirilen süt miktarının artırılmasını hedefliyor. ABD, Uzak Doğu ve AB pazarlarında ürün bazlı konumlanma da süt sektörünün gündeminde.PLANLI İHRACAT MODELİ TÜİK verilerine göre Türkiye, geçen yıl 523 milyon doları aşkın süt ve süt ürünleri ihracatı gerçekleştirdi. İhracatta yüzde 46 ile peynir ilk sırada gelirken, onu peynir altı suyu tozu takip etti. Sektör, 2026’da ‘üretileni satarız’ anlayışının geride kaldığı yeni bir döneme giriyor.Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği’ne (ASÜD) göre ihracatta artık ‘ne kadar’ yerine ‘hangi ürün’ sorusu belirleyici olacak.PEYNİR ALTI SUYU TOZU Süt sektörü, bu doğrultuda katma değeri artırmanın yollarını da arıyor. Son yıllarda peynir altı suyu tozu, sektörün en hızlı değer kazanan ürünlerinden biri hâline geldi. Daha önce yan ürün olarak görülen bu ürün; protein tozları, sporcu gıdaları ve fonksiyonel içeceklerde önemli bir bileşene dönüşmüş durumda. İhracatı son 10 yılda yaklaşık yüzde 300 arttı. Çin, Mısır, Vietnam, Cezayir, Bangladeş, Pakistan ve Hindistan gibi uzak pazarlarda talep görüyor.SANAYİYE YÖNELİK SÜT MİKTARI ARTACAK Sektörün gelişmesi için çiğ sütün daha büyük oranının sanayiye aktarılması kritik önem taşıyor. Geçmiş yıllarda yüzde 57 olan bu oranın 2026’da daha da artırılması bekleniyor.ASÜD Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, bu hedefe ilişkin şunları söyledi: “Endüstriye yönlendirilen süt miktarındaki artış, kalite standartlarının sağlanması ve ihracat uygunluğu için çok önemli. Bu oranın yükselmesi için çiftçilerin kayıtlı üretim yapmasını destekleyen teşviklerin artırılması gerekir. Ayrıca AB onaylı ve ari üretim yapan çiftliklerin sayısının artırılması sektör için kritik önemdedir. Daha kaliteli çiğ sütün sanayide ürüne dönüştürülmesi ve ihraç edilmesi, üreticiden sanayiye kadar tüm paydaşlar için kazanç demektir.”COĞRAFİ İŞARETLİ PEYNİRLERE YOĞUNLAŞMALIYIZ Çallı, Türkiye’nin küresel marka potansiyeli en yüksek segmentlerinden birinin, olgunlaştırılmış ve coğrafi işaretli peynirler olduğunu söyledi. Türkiye’de 200’den fazla peynir çeşidi üretildiğini belirten Çallı, şu bilgiyi verdi: “Bunların 79’u coğrafi işaretli, AB’de tescilli ürün sayısı ise 3. Ezine Peyniri, Erzincan Tulum Peyniri ve Silifke Yoğurdu AB’de tescil aldı. Özellikle Eski Kaşar, Ezine Peyniri ve Erzincan Tulum Peyniri; Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortağı olan ve olgun peynir kültürüne sahip Avrupa pazarında güçlü bir potansiyele sahip. İhracat verileri de bu potansiyeli doğruluyor. Peynir, toplam ihracatın yüzde 46’sını oluşturuyor. Sektörümüzün küresel marka olmak için coğrafi işaretin ekonomik değer üretmesi, uluslararası sertifikasyon ve izlenebilirlik sistemlerine ağırlık verilmesi, hedef pazara uygun tanıtım ve gastronomi faaliyetlerinin yapılması, devlet destekli ihracat teşviklerinin katma değerli ürünlere yönlendirilmesi gibi adımların atılması gerekiyor. Tabii ki katma değerli ihracat için dünya standartlarında hammadde temini sanayicimiz için de elzemdir. Dünya piyasalarında süt ürünlerinin fiyatının belirleyen, önemli bir emtia olan tereyağını sanayicimizin ucuza temin etmesi için Dahilde İşleme Rejimi gereklilikleri devreye alınmalı ki çiftçimizin ürettiği kaliteli çiğ sütü sanayicimiz yurt dışına daha fazla aktarabilsin.”İHRACATTA TEKNİK ENGELLER Sektörün ihracat kapasitesi üzerindeki etkili unsurlardan biri de teknik engeller. Endonezya, Malezya ve Rusya gibi ülkelere ihracatta karşılaşılan kısıtlamaların aşılması için Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen görüşmeler devam ediyor. Bu engellerin kaldırılması, sektörün dış pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmesini sağlayacak.STRATEJİK HEDEF AB UYUMLU TESİSLER Türkiye’de hâlen 44 süt işleme tesisinin AB’ye ihracat yapma onayı bulunuyor. Bu sayının artırılması için çalışmalar sürerken, sektör 2026 stratejisinde Ar-Ge, fonksiyonel ürünler ve zenginleştirilmiş içerikler üzerine yatırımları ön plana çıkarmayı planlıyor. Süt proteinleri, probiyotikler ve zenginleştirilmiş ürünlere yönelik artan tüketici talebi, sektörün dönüşümünde belirleyici rol oynuyor.
Geçen yıl 523 milyon dolarlık süt ve süt ürünü ihraç eden çiğ süt sektörü, katma değerli ve sanayi odaklı üretimle büyüyecek. Özellikle olgunlaştırılmış, coğrafi işaretli peynir ve peynir altı suyu tozundaki katma değere dikkat çeken sektör temsilcileri, Dahilde İşleme Rejimi’nin süt ve süt ürünleri için de uygulanmasının ihracatta önemli bir fiyat avantajı sağlayacağını söylüyor.

Türkiye, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, inek sütü üretiminde dünyada 8’inci sırada yer alıyor. Süt sektörü, bu potansiyeli değerlendirmek için 2026 vizyonu ile katma değerli üretim, yeni pazar stratejileri ve sanayiye yönlendirilen süt miktarının artırılmasını hedefliyor. ABD, Uzak Doğu ve AB pazarlarında ürün bazlı konumlanma da süt sektörünün gündeminde.PLANLI İHRACAT MODELİ TÜİK verilerine göre Türkiye, geçen yıl 523 milyon doları aşkın süt ve süt ürünleri ihracatı gerçekleştirdi. İhracatta yüzde 46 ile peynir ilk sırada gelirken, onu peynir altı suyu tozu takip etti. Sektör, 2026’da ‘üretileni satarız’ anlayışının geride kaldığı yeni bir döneme giriyor.Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği’ne (ASÜD) göre ihracatta artık ‘ne kadar’ yerine ‘hangi ürün’ sorusu belirleyici olacak.PEYNİR ALTI SUYU TOZU Süt sektörü, bu doğrultuda katma değeri artırmanın yollarını da arıyor. Son yıllarda peynir altı suyu tozu, sektörün en hızlı değer kazanan ürünlerinden biri hâline geldi. Daha önce yan ürün olarak görülen bu ürün; protein tozları, sporcu gıdaları ve fonksiyonel içeceklerde önemli bir bileşene dönüşmüş durumda. İhracatı son 10 yılda yaklaşık yüzde 300 arttı. Çin, Mısır, Vietnam, Cezayir, Bangladeş, Pakistan ve Hindistan gibi uzak pazarlarda talep görüyor.SANAYİYE YÖNELİK SÜT MİKTARI ARTACAK Sektörün gelişmesi için çiğ sütün daha büyük oranının sanayiye aktarılması kritik önem taşıyor. Geçmiş yıllarda yüzde 57 olan bu oranın 2026’da daha da artırılması bekleniyor.ASÜD Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, bu hedefe ilişkin şunları söyledi: “Endüstriye yönlendirilen süt miktarındaki artış, kalite standartlarının sağlanması ve ihracat uygunluğu için çok önemli. Bu oranın yükselmesi için çiftçilerin kayıtlı üretim yapmasını destekleyen teşviklerin artırılması gerekir. Ayrıca AB onaylı ve ari üretim yapan çiftliklerin sayısının artırılması sektör için kritik önemdedir. Daha kaliteli çiğ sütün sanayide ürüne dönüştürülmesi ve ihraç edilmesi, üreticiden sanayiye kadar tüm paydaşlar için kazanç demektir.”COĞRAFİ İŞARETLİ PEYNİRLERE YOĞUNLAŞMALIYIZ Çallı, Türkiye’nin küresel marka potansiyeli en yüksek segmentlerinden birinin, olgunlaştırılmış ve coğrafi işaretli peynirler olduğunu söyledi. Türkiye’de 200’den fazla peynir çeşidi üretildiğini belirten Çallı, şu bilgiyi verdi: “Bunların 79’u coğrafi işaretli, AB’de tescilli ürün sayısı ise 3. Ezine Peyniri, Erzincan Tulum Peyniri ve Silifke Yoğurdu AB’de tescil aldı. Özellikle Eski Kaşar, Ezine Peyniri ve Erzincan Tulum Peyniri; Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortağı olan ve olgun peynir kültürüne sahip Avrupa pazarında güçlü bir potansiyele sahip. İhracat verileri de bu potansiyeli doğruluyor. Peynir, toplam ihracatın yüzde 46’sını oluşturuyor. Sektörümüzün küresel marka olmak için coğrafi işaretin ekonomik değer üretmesi, uluslararası sertifikasyon ve izlenebilirlik sistemlerine ağırlık verilmesi, hedef pazara uygun tanıtım ve gastronomi faaliyetlerinin yapılması, devlet destekli ihracat teşviklerinin katma değerli ürünlere yönlendirilmesi gibi adımların atılması gerekiyor. Tabii ki katma değerli ihracat için dünya standartlarında hammadde temini sanayicimiz için de elzemdir. Dünya piyasalarında süt ürünlerinin fiyatının belirleyen, önemli bir emtia olan tereyağını sanayicimizin ucuza temin etmesi için Dahilde İşleme Rejimi gereklilikleri devreye alınmalı ki çiftçimizin ürettiği kaliteli çiğ sütü sanayicimiz yurt dışına daha fazla aktarabilsin.”İHRACATTA TEKNİK ENGELLER Sektörün ihracat kapasitesi üzerindeki etkili unsurlardan biri de teknik engeller. Endonezya, Malezya ve Rusya gibi ülkelere ihracatta karşılaşılan kısıtlamaların aşılması için Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen görüşmeler devam ediyor. Bu engellerin kaldırılması, sektörün dış pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmesini sağlayacak.STRATEJİK HEDEF AB UYUMLU TESİSLER Türkiye’de hâlen 44 süt işleme tesisinin AB’ye ihracat yapma onayı bulunuyor. Bu sayının artırılması için çalışmalar sürerken, sektör 2026 stratejisinde Ar-Ge, fonksiyonel ürünler ve zenginleştirilmiş içerikler üzerine yatırımları ön plana çıkarmayı planlıyor. Süt proteinleri, probiyotikler ve zenginleştirilmiş ürünlere yönelik artan tüketici talebi, sektörün dönüşümünde belirleyici rol oynuyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.