Suriye’de anayasal dönüşüm

Kültür Sanat 03.04.2026 - 10:12, Güncelleme: 03.04.2026 - 10:12 308 kez okundu.
 

Suriye’de anayasal dönüşüm

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde ‘Geçmişten Geleceğe Suriye’de Anayasalar ve Anayasacılık’ başlıklı program düzenlendi. Programda, anayasa yapım süreçlerinin yalnızca ulusal dinamiklerle sınırlı olmadığı belirtilerek, küresel anayasal eğilimler, bölgesel anayasacılık anlayışı ve ülkenin kendi tarihsel birikiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Geçmişten Geleceğe Suriye’de Anayasalar ve Anayasacılık’ başlıklı programda, Suriye’nin anayasal gelişimi, tarihsel süreçten günümüze uzanan bir perspektifle ele alındı. Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce’de gerçekleştirilen programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hanifi Parlar, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kavas ile akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.ÇOK KATMANLI BİR YAPIProgramın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ayhan Ceylan, Suriye’de anayasa yapım süreçlerinin çoğunlukla savaşlar, bağımsızlık, askeri darbeler, sosyal ve siyasi krizlerle bozulan düzenin ıslah edilmek istenmesiyle ortaya çıktığını vurguladı. 2010 sonrası Arap Baharı ile başlayan sürecin, Suriye’de hem iç hem bölgesel hem de uluslararası aktörlerin etkisiyle karmaşık bir yapıya dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Ceylan, “16 Mart 2025’te ilan edilen Anayasa Bildirisi, geçiş dönemini düzenleyen temel bir metin olarak öne çıktı. Bu süreç yalnızca Suriye’yi değil, bölgeyi ve uluslararası kamuoyunu da yakından ilgilendiriyor” dedi.ÜLKENİN GELECEĞİNİ BELİRLEROturum Başkanı Prof. Dr. Nihat Bulut, anayasa yapım süreçlerinin genellikle kriz dönemlerinin sonucu olduğuna işaret ederek, yeni bir anayasa yapmanın aynı zamanda bir ülkenin geleceğine yön verme anlamı taşıdığını belirtti. “Anayasa yalnızca hukuki bir metin değil, aynı zamanda bir toplumun yönünü ve hedeflerini ortaya koyan bir belge” diyen Prof. Dr. Bulut, Suriye’deki anayasal sürecin bu yönüyle dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı.KÜRESEL VE BÖLGESEL DİNAMİKLERProf. Dr. Abdurrahman Eren, ‘Arap-Suriye Güncel Anayasal Gelişmelerinde Kök Meseleler’ başlıklı konuşmasında, anayasa yapım süreçlerinin yalnızca ulusal dinamiklerle sınırlı olmadığını belirterek, küresel anayasal eğilimler, bölgesel anayasacılık anlayışı ve ülkenin kendi tarihsel birikiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Suriye’nin önümüzdeki süreçte anayasal kimlik, din-devlet ilişkileri, devletin temel ilkeleri, yönetim modeli ve hükümet sistemi gibi beş temel başlık etrafında şekilleneceğini belirten Prof. Dr. Eren, ülkenin üniter yapısını koruyarak başkanlık sistemine yönelmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu dile getirdi.GÜVENLİK ÖNCELİĞİDr. Abdullah Musab Şahin ise ‘Suriye’de Geçiş Dönemi: 2025 Anayasal Bildirisi ve Anayasal Dönüşüm’ başlıklı konuşmasında, 8 Aralık 2024 sonrası Suriye’de yaşanan gelişmeleri ele aldı. “Ülkede devam eden güvenlik sorunları, anayasal süreçlerin önünde belirleyici bir faktör” diyen Dr. Şahin, geçiş dönemi hükümetinin öncelikle temel kamu hizmetlerini ve güvenliği sağlamaya odaklandığını belirtti. 2025 yılında ilan edilen anayasal bildirinin bu geçiş sürecine hukuki zemin oluşturduğunu aktaran Dr. Şahin, önümüzdeki dönemde meclisin kurulmasıyla birlikte anayasal sürecin daha kurumsal bir yapıya kavuşmasının beklendiğini ifade etti.
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde ‘Geçmişten Geleceğe Suriye’de Anayasalar ve Anayasacılık’ başlıklı program düzenlendi. Programda, anayasa yapım süreçlerinin yalnızca ulusal dinamiklerle sınırlı olmadığı belirtilerek, küresel anayasal eğilimler, bölgesel anayasacılık anlayışı ve ülkenin kendi tarihsel birikiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Geçmişten Geleceğe Suriye’de Anayasalar ve Anayasacılık’ başlıklı programda, Suriye’nin anayasal gelişimi, tarihsel süreçten günümüze uzanan bir perspektifle ele alındı. Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce’de gerçekleştirilen programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hanifi Parlar, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kavas ile akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.ÇOK KATMANLI BİR YAPIProgramın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ayhan Ceylan, Suriye’de anayasa yapım süreçlerinin çoğunlukla savaşlar, bağımsızlık, askeri darbeler, sosyal ve siyasi krizlerle bozulan düzenin ıslah edilmek istenmesiyle ortaya çıktığını vurguladı. 2010 sonrası Arap Baharı ile başlayan sürecin, Suriye’de hem iç hem bölgesel hem de uluslararası aktörlerin etkisiyle karmaşık bir yapıya dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Ceylan, “16 Mart 2025’te ilan edilen Anayasa Bildirisi, geçiş dönemini düzenleyen temel bir metin olarak öne çıktı. Bu süreç yalnızca Suriye’yi değil, bölgeyi ve uluslararası kamuoyunu da yakından ilgilendiriyor” dedi.ÜLKENİN GELECEĞİNİ BELİRLEROturum Başkanı Prof. Dr. Nihat Bulut, anayasa yapım süreçlerinin genellikle kriz dönemlerinin sonucu olduğuna işaret ederek, yeni bir anayasa yapmanın aynı zamanda bir ülkenin geleceğine yön verme anlamı taşıdığını belirtti. “Anayasa yalnızca hukuki bir metin değil, aynı zamanda bir toplumun yönünü ve hedeflerini ortaya koyan bir belge” diyen Prof. Dr. Bulut, Suriye’deki anayasal sürecin bu yönüyle dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı.KÜRESEL VE BÖLGESEL DİNAMİKLERProf. Dr. Abdurrahman Eren, ‘Arap-Suriye Güncel Anayasal Gelişmelerinde Kök Meseleler’ başlıklı konuşmasında, anayasa yapım süreçlerinin yalnızca ulusal dinamiklerle sınırlı olmadığını belirterek, küresel anayasal eğilimler, bölgesel anayasacılık anlayışı ve ülkenin kendi tarihsel birikiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Suriye’nin önümüzdeki süreçte anayasal kimlik, din-devlet ilişkileri, devletin temel ilkeleri, yönetim modeli ve hükümet sistemi gibi beş temel başlık etrafında şekilleneceğini belirten Prof. Dr. Eren, ülkenin üniter yapısını koruyarak başkanlık sistemine yönelmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu dile getirdi.GÜVENLİK ÖNCELİĞİDr. Abdullah Musab Şahin ise ‘Suriye’de Geçiş Dönemi: 2025 Anayasal Bildirisi ve Anayasal Dönüşüm’ başlıklı konuşmasında, 8 Aralık 2024 sonrası Suriye’de yaşanan gelişmeleri ele aldı. “Ülkede devam eden güvenlik sorunları, anayasal süreçlerin önünde belirleyici bir faktör” diyen Dr. Şahin, geçiş dönemi hükümetinin öncelikle temel kamu hizmetlerini ve güvenliği sağlamaya odaklandığını belirtti. 2025 yılında ilan edilen anayasal bildirinin bu geçiş sürecine hukuki zemin oluşturduğunu aktaran Dr. Şahin, önümüzdeki dönemde meclisin kurulmasıyla birlikte anayasal sürecin daha kurumsal bir yapıya kavuşmasının beklendiğini ifade etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.