Selçuk Bayraktar: Teknoloji tekellerinin örümcek ağını yırtıp atabiliriz

Gündem 14.06.2026 - 08:21, Güncelleme: 14.06.2026 - 08:21 107 kez okundu.
 

Selçuk Bayraktar: Teknoloji tekellerinin örümcek ağını yırtıp atabiliriz

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde yaptığı konuşmada teknoloji tekellerine karşı insani bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurulması gerektiğini söyledi.
Türkiye Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı, İstanbul’da düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Zirvede konuşan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, yapay zeka, dijital egemenlik, veri güvenliği, teknoloji tekelleri ve Milli Teknoloji Hamlesi’ne ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Bayraktar, geliştirilen yüksek teknolojinin dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşılması gerektiğini belirtti.SELÇUK BAYRAKTAR’DAN TEKNOLOJİ TEKELLERİNE KARŞI İTTİFAK ÇAĞRISIBaykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, geliştirdikleri yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak insani bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmak gerektiğini söyledi.Bayraktar, Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, teknoloji tekellerinin oluşturduğu yapıya karşı birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirtti.Bayraktar, “Gücümüzü birleştirirsek bu tekellerin oluşturduğu örümcek ağını yırtıp atabiliriz” dedi.TÜRKİYE YAPAY ZEKA VİZYONU VE EYLEM PLANI AÇIKLANDITürkiye Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı, İstanbul’da düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı.Zirve kapsamında konuşma yapan Selçuk Bayraktar, yaklaşık 30 yıl önce insanlığa bir teknoloji ütopyası satıldığını belirtti.Bayraktar, internetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceğinin söylendiğini hatırlattı.TEKNOKAPİTALİST KÜRESEL TAHAKKÜM VURGUSUSelçuk Bayraktar, bugün bağımsızlığı tehdit eden en büyük unsurun sınırlara yığılan konvansiyonel ordular olmadığını söyledi.Bayraktar, “İnternetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceği söylendi. Oysa bugün görüyoruz ki bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değil. Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan teknokapitalist küresel tahakkümdür.” diye konuştu.Bu tahakkümün geçmişin kaba diktatörlükleri gibi kuvvetle gelmediğine işaret eden Bayraktar, milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemin gönüllü bir esaret olarak hayata girdiğini söyledi.SOSYAL MEDYA ALGORİTMALARINA ELEŞTİRİBayraktar, bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritmasının, insanı kıramayacağı bir döngünün, adeta eroine benzer bir dopamin girdabının müptelası haline getirdiğini belirtti.Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:“Arka planda çalışan yapay zeka, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyerek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak öfke, hedonizm ve korku temelli içerikleri optimize ediyor. Baktıkça ağına daha fazla çekiyor, içine çekildikçe daha fazla bakıyorsunuz. Bu bağımlılık sinsi bir şekilde insanı sağlığından, akli melekelerinden ve en önemlisi hürriyetinden koparıyor. İnsanın irade göstermesine, bir insan olarak asli fonksiyonlarını yerine getirebilmesine engel oluyor ve nihayetinde zayıf düşürüyor.”İNSAN VE MAKİNE ARASINDAKİ ÇİZGİ BULANIKLAŞIYORSelçuk Bayraktar, insan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını anlattı.Bayraktar, yalnızca makinelerin insanı taklit etmesinden söz etmediğini, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alındığını ifade etti.Bayraktar, “Ruhsuz bir rasyonalizmin, kendinden başka kimseye hayat ve hürriyet hakkı tanımayan materyalizmin tahakkümü altındayız. Makinelerin ve makine insanların istilasıyla karşı karşıyayız. Makine insanlar için, inanç, sevgi, merhamet ve hürriyet yoktur. Onlar için acı, hasret, keder de yoktur.” dedi.TEKNOLOJİ İNSANA HİZMET ETMELİBayraktar, makinenin acı çekmediğini, özlem duymadığını ve “neden” diye sormadığını dile getirdi.Bayraktar, “Makineler ve makine insanlar için sonsuz döngüler, programlı kısır görevler, manayı yitirmiş karanlık ve en nihayetindeyse kaçınılmaz yok oluş ve mutlak yıkım vardır. İnancımızın tarifiyle, insan yaratılmışların en şereflisidir, eşref-i mahlukattır. Bizim medeniyetimiz gönül medeniyetidir. Gönlü olmayan, merhameti ve sevgisi olmayan sentetik insanın elindeki teknoloji, ancak bir imha aracına dönüşür. Zira bizim gayemiz, insanın makineleştiği değil, teknolojinin insana hizmet ettiği adil bir dünya inşa etmektir.” şeklinde konuştu.SİVİL TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ SİLAHA DÖNÜŞTÜRÜLDÜKuşatmanın sadece cihazlara değil, doğrudan insanın iradesi ve ruhuna yapıldığını vurgulayan Bayraktar, bugün sivil teknoloji ürünlerinin neredeyse tümünün birer silaha dönüştürülmüş durumda olduğunu dile getirdi.Bayraktar, bütün uzuvlarıyla örümcek ağına hapsolmuş bir insanı ve onu iliklerine kadar sömüren bir canavarı düşünmek gerektiğini ifade etti.Bayraktar, “Bedelini ödeyerek aldığımız akıllı telefonlar, saatler, iletişim ağları adeta insanlığı bir örümcek ağına hapsetti. Oysa inancımızda örümcek ağı, insanı zulümden, kötülüklerden muhafaza eden ve hürriyeti koruyan adeta mucizevi bir perdedir. Bugünün "tekno-canavarları", tüm insanlığı attığı her bir adımdan, aldığı her bir nefese kadar takip eden bir ağ ördüler. Yakın zamanda bazı devletlerin terör eylemlerinde de gördük ki tedarik zincirine sızdırılan bombalarla cebimizdeki telefonlar, akıllı saatler, hatta kulaklıklar bile insanları katletmek için birer silaha dönüşebiliyor.” dedi.KÜRESEL DEVLER ORANTISIZ GÜÇ ELDE EDİYORYapay zeka teknolojisini hegemonik biçimde elinde tutmaya çalışan dev tekellerin, neredeyse insanlığın sahip olduğu tüm enerji kaynaklarını tüketecek devasa bir işlem gücü talep ettiğini vurgulayan Bayraktar, bu ihtirasları firavunların sonsuz egolarını yüceltmek için yaptığı dev yapılara benzetti.Bayraktar, “Bu ihtirasları adeta firavunların sonsuz egolarını yüceltmek için yaptığı, o dev yapılar gibi salt kaba güçle inşa edilmiş piramitleri andırıyor. Bugün küresel devler, yüz binlerce işlemci ile insanlığın tüm verisini harmanlayıp orantısız bir güç elde ediyorlar.” dedi.Bayraktar, Türkiye gibi ülkelerin ve dost, kardeş ulusların, kısıtlı kaynaklarıyla bu dev tekellerle nasıl rekabet edeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.BAŞKALARININ KURALLARINI TAKİP ETMEK YERİNE PARADİGMA DÖNÜŞÜMÜSelçuk Bayraktar, Türkiye’nin İHA ve SİHA serüveninde yaptığı gibi bugüne değil geleceğe odaklanması gerektiğini söyledi.Bayraktar, başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine paradigma dönüşümü yaparak yepyeni bir kırılım yakalanması gerektiğini belirtti.Temelinde istatistiksel tahmin mekanizması bulunan büyük dil modellerinde son dönemde kaydedilen ilerlemelerin, doğru yönlendirmeyle bu kırılımların mümkün olduğunu gösterdiğini ifade etti.İNSAN BEYNİNİN GÜCÜNE DİKKAT ÇEKTİBayraktar, kaba işlem gücü yerine insanın düşünsel yeteneğine benzer yöntemsel iyileşmelerin, makineleri çok daha az işlem gücüyle daha ileri seviyede başarıma ulaştırdığını belirtti.Bayraktar, insanlığın yüzyıllar boyunca evreni gözlemlediğini, veriyi tablolar halinde derlediğini, biriktirdiğini ve topladığı verideki rastlantısal görünümlü niceliklerden niteliksel bağlar kurarak doğanın kanunlarını keşfettiğini söyledi.Bayraktar, “Yerçekimini, gezegenlerin hareketlerini, elektromanyetik denklemleri, kuantum kuramını, matematiğin kusursuz diliyle ifade etti. İnsanoğlu bunu yaparken, devasa makinelerin bugün yaptığı gibi neredeyse sonsuz boyuta sahip bir uzayda, sonsuz deneme ve yanılma yaparak, adeta bu geniş uzayın her bir noktasını teker teker test ederek bu kanunları bulmadı. Enerji kapasitesi 20 watt’ı dahi geçmeyen beyniyle kainatın en derin şifrelerini kırdı.” dedi.YAPAY ZEKA MODELİ İÇİN MELEZ YAKLAŞIM ÖNERİSİBayraktar, Harezmi, İbni Sina, Newton, Maxwell ve Ordinaryüs Prof. Dr. Cahit Arf’ın hepimizin sahip olduğu aynı mucizevi insan beynine sahip olduğunu, terawattlarca enerji tüketen ruhsuz bir veri merkezine sahip olmadığını söyledi.Bayraktar, “İşte bu yüzden, yapay zekayla alakalı ilerleme modelimiz sadece donanım tekellerinin güdümündeki istatistiksel yığınlara dayanmamalıdır. İnsanlığın bilimsel birikiminin üzerine inşa edilmiş, fiziksel alemi de içeren, dilin yapısı ve düşünsel yeteneklerin yapı taşlarını merkeze alan melez bir yaklaşım olmalıdır.” diye konuştu.Bayraktar, istatistiksel yapay zeka makinesine insanın düşünme mekanizmasını taklit eden her bir yeteneğin ilave edilmesinin, insanları dev işlemci yığınlarına mahkum olmaktan kurtaracağını söyledi.AÇIK KAYNAKLI VE DENETLENEBİLİR EKOSİSTEM VURGUSUSelçuk Bayraktar, kendimize ait, açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir yazılım, donanım ve teknoloji ekosisteminin kurulması gerektiğini belirtti.Bayraktar, mümkünse ekosistemin her bir unsurunu bağımsızca geliştirme ve üretme kabiliyetine sahip olunması gerektiğini söyledi.Bayraktar, bunun kısa vadede mümkün olmadığı durumlarda iş birliklerine veya doğrudan dışarıdan temin yoluna başvurulabileceğini, ancak dışarıdan alınan sistemlerin tümünde, özellikle kritik altyapı yazılımları ve donanımları söz konusu olduğunda, açık kaynaklı yazılım modelinin şart koşulması gerektiğini ifade etti.VERİLERİN TEKELLEŞMESİ ZİHİNLERİN ESİR EDİLMESİDİRAçık kaynağın verilerin mahremiyeti, güvenliği ve dijital egemenliğin vazgeçilmez unsuru olduğuna işaret eden Bayraktar, verilerin tekelleşmesine karşı çıktı.Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:“Verilerin tekelleşmesi, zihinlerin ve iradenin tek bir merkezden esir edilmesidir. Buna asla rıza gösteremeyiz. Yegane gayesi kar maksimizasyonu olan küresel tekellerin, tüm insanlığın hayatını kendi veri merkezlerinde toplaması, ulusların ve toplumların egemenliğine vurulmuş sinsi bir darbedir. Bu kuşatmanın yarın karşımıza ne olarak çıkacağını görmek için kahin olmaya gerek yoktur. Bu, modern dünyanın gönüllü kölelik fermanıdır. İşte bu yüzden, verilerimizi küresel dev tekellerin sunucularına teslim etmek yerine, dağıtık öğrenme ve işleme mimarilerini hayata geçirmeliyiz.”DAĞITIK ÖĞRENME VE İŞLEME MİMARİLERİ ÖNE ÇIKIYORBayraktar, verinin kendi kurumlarımızda ve kendi sınırlarımız içinde kalması gerektiğini söyledi.Bayraktar, algoritmaların dağıtık ağlarda mahremiyeti koruyarak öğrenmesi gerektiğini belirtti.Bayraktar, “Veri, kendi kurumlarımızda ve kendi sınırlarımız içinde kalırken, algoritmalarımız bu dağıtık ağlarda mahremiyeti koruyarak öğrenecek ve bizi bu sömürü düzeninden kurtaracaktır. Kısıtlı kaynaklarımızı statükoyu koruyan hantal sistemlere değil, geleceğin alanlarını şekillendirecek teknolojilere yatırmak durumundayız.” dedi.TEKNOLOJİK DAYANIŞMA İTTİFAKI KURULMALIYapay zekadan ileri çip teknolojilerine, kuantum bilgi işlemden robotik otomasyona kadar dağıtık işlem ve veri merkezi modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, böylece devasa merkezcil bulut yapılarına ihtiyacın azalacağını ve bağımsızlığın teminat altına alınacağını söyledi.Bayraktar, “Geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak insani bir 'Teknolojik Dayanışma İttifakı' kurmalıyız. Tekellerin dev veri merkezlerine mahkum olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Gücümüzü birleştirirsek, bu tekellerin oluşturduğu örümcek ağını yırtıp atabiliriz. Bu birleşme sadece kağıt üzerinde bir ittifak değil, derin bir zihniyet devrimi olmalıdır. Bizler için bu devrim, Milli Teknoloji Hamlesi ile hayat gailesine dönüştü. Bu davanın, bu hedefin asıl taşıyıcısı, makinenin hızı değil insanın şuurudur. Yarının dünyasını hür bir iradeyle kuracak olan genç kardeşlerimizdir.” ifadelerini kullandı.TEKNOFEST KUŞAĞI VURGUSUBayraktar, yıllar önce TEKNOFEST’lerde bu toprakların bağrına bırakılan tohumların, mazisi ve istikameti belli ulu çınarlar gibi göğe yükseldiğini anlattı.Bayraktar, “TEKNOFEST kuşağı, zihinlerine vurulmak istenen prangaları parçalamış, küresel tahakkümün ördüğü ağları saçak saçak darmadağın eden bir hürriyet kuşağıdır.” diye konuştu.Bayraktar, savunma alanında dünyanın en büyük İHA şirketi olan Baykar’da geliştirdikleri yeni nesil yapay zeka sistemlerinin, kuş sürüleri gibi birbiriyle haberleşen otonom sürülerinin ve dünya harp doktrinini yeniden yazan çalışmalarının TEKNOFEST kuşağının imzasını taşıdığını söyledi.YAPAY ZEKA SAĞLIK VE EĞİTİMDE YENİLİKLER SUNABİLİRSelçuk Bayraktar, dost, kardeş ve mazlum coğrafyalarla el ele vererek yapay zekayı iyilik temelinde geliştirmeye devam edilmesi halinde eğitimde ve sağlıkta çığır açıcı yeniliklere ulaşılabileceğini belirtti.Bayraktar, protein sentezi ve akıllı ilaç keşfi gibi kombinatorik problemleri çözmede mahir olan yapay zeka ve ileri işlem gücüyle, insanlığı pençesine almış kanser gibi hastalıklara çare bulmada büyük faydalar sağlanabileceğini söyledi.Robotik cerrahiden hekimlik hizmetlerine kadar sağlığın her alanında çok daha maliyet etkin şekilde geliştirilen çözümlerin ihtiyaç duyan herkese ulaştırılabileceğini ifade etti.EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ MESAJIBayraktar, insanların öğrenme yetilerine göre özelleşmiş yapay zeka destekli içeriklerin ve eğitim asistanlarının yeryüzünün her köşesine ulaştırılarak fırsat eşitliğinin sağlanabileceğini belirtti.Bayraktar, “Bu sayede, gelişmiş ülkelerde dahi tıkanmış olan sosyal mobilizasyonu canlandırabiliriz. Gelir adaletsizliğini azaltarak insanlığın sosyal refahını artırabiliriz. Tüm bu coğrafyayı kapsayan ortak pazara sahip girişim ekosistemi bunu mümkün kılacak en önemli unsur olacaktır. TEKNOFEST kuşağı tüm bu alanlarda çekirdekten yetişerek geleceğin girişimlerini kurdu. Hatta kendi sosyal ağlarını inşa etmeye başladı.” ifadelerini kullandı.NSOSYAL VE T3AI AÇIKLAMASIKüresel dijital tahakkümü yıkmak ve yüz yüze bakar gibi bir sosyal medya deneyiminin mümkün olacağını göstermek adına NSosyal’in geliştirildiğini belirten Bayraktar, bu platforma ilişkin değerlendirmede bulundu.Bayraktar, “NSosyal ile zararlı içeriklere müptela etmeden, tahkir ve linç etmeden, kutuplaştırmadan, yüz yüze bakar gibi bir sosyal ağın mümkün olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Ulusların dijital egemenliğini teminat altına almak adına bunu da tüm dost ve kardeş coğrafyalarla paylaşmak üzere geliştirdi.” dedi.Bayraktar, özelleşmiş alanlarda kullanmak üzere Türkçe kaynaklarla ve kültürel değerlerle eğitilmiş T3AI dil modelinin hayata geçirildiğini de belirtti.KÜRE DİJİTAL ANSİKLOPEDİ GELİŞTİRİLDİSelçuk Bayraktar, T3AI modelinin büyük, orta ve küçük parametreli versiyonları ile teknolojisinin kamu yararı adına kurumlarla paylaşıldığını ifade etti.Makineler ve makine insanların dünyasında kaynağı belli olmayan köksüz sentetik hakikatin geçer akçe olabileceğine dikkat çeken Bayraktar, kadim medeniyette bilim, bilgi ve hakikatin muhakkak insan için olduğunu vurguladı.Bayraktar, “TEKNOFEST kuşağı yüzyıllardır bilimsel metodolojide olduğu gibi doğru ve güvenilir bilgiyi insanlığa ulaştırabilmek adına, kaynağı, kökü ve müellifi belli olan açık kaynaklı KÜRE Dijital Ansiklopedi’yi de geliştirdi.” şeklinde konuştu.İNSANIN YARATICILIK KİBRİ UYARISIBayraktar, bugün bazı çevrelerin makinelerin insan soyunun bir sonraki halkası olacağını, hatta doğrudan insanın yerine geçeceğini öne sürdüğüne dikkat çekti.Bayraktar, insanın kendi yarattığı algoritmaların altında ezilmeye mahkum olduğunun sürekli telkin edildiğini belirtti.Bayraktar, “Bu tehlikeli gidişatın temelinde, teknolojinin hızından ziyade insanın o en eski ve en trajik yanılgısı yatıyor, insanın kendini tanrılaştırma çabası. Bugün insanoğlu, aslında asla sahip olmadığı mutlak bir gücü kendi nefsine vehmediyor. Oysa insan en gelişmiş laboratuvarlarında, en dahi zihinleriyle bile tek bir atomu yoktan var edemediği gibi, var olan tek bir atomu bile bütünüyle yok etmeyi de başaramıyor.” dedi.MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ FELSEFİ BİR DURUŞTURBaykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, hatırlanması gereken ezeli ve ebedi bir hakikat olduğunu belirtti.Bayraktar, “Bizler insanız. Soğuk bir montaj hattında doğmadık. Varoluşumuz Alemin Mimarı’nın üflediği muazzam ruhtan geldi. Yaratıcının insana biçtiği, makinelere asla bırakılamayacak yüce bir misyonumuz da var. Dünyayı adaletle imar etmek, eşref-i mahlûkat olarak hür iradeyle Hakk’ı, hakikati ayağa kaldırmak. Bugün adeta kutlu bir nesne gibi kutsanan yapay zeka, hafızası olan ama hatırası olmayan, rakamların ruhsuz labirentine sıkışmış bir istatistik yankısından ibarettir. Tam da bu nedenle, Milli Teknoloji Hamlesi bizim için sadece teknik bir rekabet alanı değildir.” değerlendirmesinde bulundu.Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi’nin insanı nesneleştiren, ruhu mekanik kalıplarla kuşatan küresel tek tipleşmeye karşı felsefi bir duruş ve asil bir uyanış olduğunu vurguladı.YOLUMUZ AÇIK, GELECEĞİMİZ HÜR OLSUNSelçuk Bayraktar, konuşmasının sonunda geleceğin haritasının karanlık ellerin çizdiği rotalarla belirlenemeyeceğini söyledi.Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:“Hepimiz çok iyi biliyoruz ki geleceğin haritası karanlık ellerin çizdiği rotalarla belirlenemez. İstikbalin asıl anahtarı Alemin Mimarı’nın ruhumuza üflediği özgür iradede ve omuz omuza verip bir olabilmenin muazzam sırrında saklıdır. Bugün, Ulusal Yapay Zeka Vizyonu'muzun paylaşıldığı Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, teknolojiyi bir tahakküm aracı olmanın ötesinde insanı ve şuuru yücelten bir imkan olarak gördüğümüzün en somut nişanesidir. Bu vizyonu ortaya koyan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza, ekosistemimizin tüm öncülerine, araştırmacılarımıza ve dünyayı yıkıldığı yerden yeniden inşa edecek TEKNOFEST kuşağına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Yolumuz açık, geleceğimiz hür olsun.”YAPAY ZEKA İNSANLIK İÇİN GELİŞTİRİLMELİSelçuk Bayraktar’ın Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde yaptığı konuşma, yapay zekanın yalnızca teknik bir rekabet alanı değil, aynı zamanda insan, hürriyet, mahremiyet, dijital egemenlik ve adalet meselesi olarak görülmesi gerektiğine işaret etti.Bayraktar, teknoloji tekellerinin oluşturduğu yapıya karşı açık kaynaklı, şeffaf, denetlenebilir, dağıtık ve insan odaklı bir teknoloji ekosistemi kurulması gerektiğini vurguladı.Geliştirilen yüksek teknolojilerin dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşılması çağrısı yapan Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi’nin küresel tek tipleşmeye karşı felsefi bir duruş ve asil bir uyanış olduğunu ifade etti.
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde yaptığı konuşmada teknoloji tekellerine karşı insani bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurulması gerektiğini söyledi.

Türkiye Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı, İstanbul’da düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Zirvede konuşan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, yapay zeka, dijital egemenlik, veri güvenliği, teknoloji tekelleri ve Milli Teknoloji Hamlesi’ne ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Bayraktar, geliştirilen yüksek teknolojinin dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşılması gerektiğini belirtti.SELÇUK BAYRAKTAR’DAN TEKNOLOJİ TEKELLERİNE KARŞI İTTİFAK ÇAĞRISIBaykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, geliştirdikleri yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak insani bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmak gerektiğini söyledi.Bayraktar, Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, teknoloji tekellerinin oluşturduğu yapıya karşı birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirtti.Bayraktar, “Gücümüzü birleştirirsek bu tekellerin oluşturduğu örümcek ağını yırtıp atabiliriz” dedi.TÜRKİYE YAPAY ZEKA VİZYONU VE EYLEM PLANI AÇIKLANDITürkiye Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı, İstanbul’da düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı.Zirve kapsamında konuşma yapan Selçuk Bayraktar, yaklaşık 30 yıl önce insanlığa bir teknoloji ütopyası satıldığını belirtti.Bayraktar, internetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceğinin söylendiğini hatırlattı.TEKNOKAPİTALİST KÜRESEL TAHAKKÜM VURGUSUSelçuk Bayraktar, bugün bağımsızlığı tehdit eden en büyük unsurun sınırlara yığılan konvansiyonel ordular olmadığını söyledi.Bayraktar, “İnternetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceği söylendi. Oysa bugün görüyoruz ki bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değil. Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan teknokapitalist küresel tahakkümdür.” diye konuştu.Bu tahakkümün geçmişin kaba diktatörlükleri gibi kuvvetle gelmediğine işaret eden Bayraktar, milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemin gönüllü bir esaret olarak hayata girdiğini söyledi.SOSYAL MEDYA ALGORİTMALARINA ELEŞTİRİBayraktar, bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritmasının, insanı kıramayacağı bir döngünün, adeta eroine benzer bir dopamin girdabının müptelası haline getirdiğini belirtti.Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:“Arka planda çalışan yapay zeka, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyerek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak öfke, hedonizm ve korku temelli içerikleri optimize ediyor. Baktıkça ağına daha fazla çekiyor, içine çekildikçe daha fazla bakıyorsunuz. Bu bağımlılık sinsi bir şekilde insanı sağlığından, akli melekelerinden ve en önemlisi hürriyetinden koparıyor. İnsanın irade göstermesine, bir insan olarak asli fonksiyonlarını yerine getirebilmesine engel oluyor ve nihayetinde zayıf düşürüyor.”İNSAN VE MAKİNE ARASINDAKİ ÇİZGİ BULANIKLAŞIYORSelçuk Bayraktar, insan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını anlattı.Bayraktar, yalnızca makinelerin insanı taklit etmesinden söz etmediğini, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alındığını ifade etti.Bayraktar, “Ruhsuz bir rasyonalizmin, kendinden başka kimseye hayat ve hürriyet hakkı tanımayan materyalizmin tahakkümü altındayız. Makinelerin ve makine insanların istilasıyla karşı karşıyayız. Makine insanlar için, inanç, sevgi, merhamet ve hürriyet yoktur. Onlar için acı, hasret, keder de yoktur.” dedi.TEKNOLOJİ İNSANA HİZMET ETMELİBayraktar, makinenin acı çekmediğini, özlem duymadığını ve “neden” diye sormadığını dile getirdi.Bayraktar, “Makineler ve makine insanlar için sonsuz döngüler, programlı kısır görevler, manayı yitirmiş karanlık ve en nihayetindeyse kaçınılmaz yok oluş ve mutlak yıkım vardır. İnancımızın tarifiyle, insan yaratılmışların en şereflisidir, eşref-i mahlukattır. Bizim medeniyetimiz gönül medeniyetidir. Gönlü olmayan, merhameti ve sevgisi olmayan sentetik insanın elindeki teknoloji, ancak bir imha aracına dönüşür. Zira bizim gayemiz, insanın makineleştiği değil, teknolojinin insana hizmet ettiği adil bir dünya inşa etmektir.” şeklinde konuştu.SİVİL TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ SİLAHA DÖNÜŞTÜRÜLDÜKuşatmanın sadece cihazlara değil, doğrudan insanın iradesi ve ruhuna yapıldığını vurgulayan Bayraktar, bugün sivil teknoloji ürünlerinin neredeyse tümünün birer silaha dönüştürülmüş durumda olduğunu dile getirdi.Bayraktar, bütün uzuvlarıyla örümcek ağına hapsolmuş bir insanı ve onu iliklerine kadar sömüren bir canavarı düşünmek gerektiğini ifade etti.Bayraktar, “Bedelini ödeyerek aldığımız akıllı telefonlar, saatler, iletişim ağları adeta insanlığı bir örümcek ağına hapsetti. Oysa inancımızda örümcek ağı, insanı zulümden, kötülüklerden muhafaza eden ve hürriyeti koruyan adeta mucizevi bir perdedir. Bugünün "tekno-canavarları", tüm insanlığı attığı her bir adımdan, aldığı her bir nefese kadar takip eden bir ağ ördüler. Yakın zamanda bazı devletlerin terör eylemlerinde de gördük ki tedarik zincirine sızdırılan bombalarla cebimizdeki telefonlar, akıllı saatler, hatta kulaklıklar bile insanları katletmek için birer silaha dönüşebiliyor.” dedi.KÜRESEL DEVLER ORANTISIZ GÜÇ ELDE EDİYORYapay zeka teknolojisini hegemonik biçimde elinde tutmaya çalışan dev tekellerin, neredeyse insanlığın sahip olduğu tüm enerji kaynaklarını tüketecek devasa bir işlem gücü talep ettiğini vurgulayan Bayraktar, bu ihtirasları firavunların sonsuz egolarını yüceltmek için yaptığı dev yapılara benzetti.Bayraktar, “Bu ihtirasları adeta firavunların sonsuz egolarını yüceltmek için yaptığı, o dev yapılar gibi salt kaba güçle inşa edilmiş piramitleri andırıyor. Bugün küresel devler, yüz binlerce işlemci ile insanlığın tüm verisini harmanlayıp orantısız bir güç elde ediyorlar.” dedi.Bayraktar, Türkiye gibi ülkelerin ve dost, kardeş ulusların, kısıtlı kaynaklarıyla bu dev tekellerle nasıl rekabet edeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.BAŞKALARININ KURALLARINI TAKİP ETMEK YERİNE PARADİGMA DÖNÜŞÜMÜSelçuk Bayraktar, Türkiye’nin İHA ve SİHA serüveninde yaptığı gibi bugüne değil geleceğe odaklanması gerektiğini söyledi.Bayraktar, başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine paradigma dönüşümü yaparak yepyeni bir kırılım yakalanması gerektiğini belirtti.Temelinde istatistiksel tahmin mekanizması bulunan büyük dil modellerinde son dönemde kaydedilen ilerlemelerin, doğru yönlendirmeyle bu kırılımların mümkün olduğunu gösterdiğini ifade etti.İNSAN BEYNİNİN GÜCÜNE DİKKAT ÇEKTİBayraktar, kaba işlem gücü yerine insanın düşünsel yeteneğine benzer yöntemsel iyileşmelerin, makineleri çok daha az işlem gücüyle daha ileri seviyede başarıma ulaştırdığını belirtti.Bayraktar, insanlığın yüzyıllar boyunca evreni gözlemlediğini, veriyi tablolar halinde derlediğini, biriktirdiğini ve topladığı verideki rastlantısal görünümlü niceliklerden niteliksel bağlar kurarak doğanın kanunlarını keşfettiğini söyledi.Bayraktar, “Yerçekimini, gezegenlerin hareketlerini, elektromanyetik denklemleri, kuantum kuramını, matematiğin kusursuz diliyle ifade etti. İnsanoğlu bunu yaparken, devasa makinelerin bugün yaptığı gibi neredeyse sonsuz boyuta sahip bir uzayda, sonsuz deneme ve yanılma yaparak, adeta bu geniş uzayın her bir noktasını teker teker test ederek bu kanunları bulmadı. Enerji kapasitesi 20 watt’ı dahi geçmeyen beyniyle kainatın en derin şifrelerini kırdı.” dedi.YAPAY ZEKA MODELİ İÇİN MELEZ YAKLAŞIM ÖNERİSİBayraktar, Harezmi, İbni Sina, Newton, Maxwell ve Ordinaryüs Prof. Dr. Cahit Arf’ın hepimizin sahip olduğu aynı mucizevi insan beynine sahip olduğunu, terawattlarca enerji tüketen ruhsuz bir veri merkezine sahip olmadığını söyledi.Bayraktar, “İşte bu yüzden, yapay zekayla alakalı ilerleme modelimiz sadece donanım tekellerinin güdümündeki istatistiksel yığınlara dayanmamalıdır. İnsanlığın bilimsel birikiminin üzerine inşa edilmiş, fiziksel alemi de içeren, dilin yapısı ve düşünsel yeteneklerin yapı taşlarını merkeze alan melez bir yaklaşım olmalıdır.” diye konuştu.Bayraktar, istatistiksel yapay zeka makinesine insanın düşünme mekanizmasını taklit eden her bir yeteneğin ilave edilmesinin, insanları dev işlemci yığınlarına mahkum olmaktan kurtaracağını söyledi.AÇIK KAYNAKLI VE DENETLENEBİLİR EKOSİSTEM VURGUSUSelçuk Bayraktar, kendimize ait, açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir yazılım, donanım ve teknoloji ekosisteminin kurulması gerektiğini belirtti.Bayraktar, mümkünse ekosistemin her bir unsurunu bağımsızca geliştirme ve üretme kabiliyetine sahip olunması gerektiğini söyledi.Bayraktar, bunun kısa vadede mümkün olmadığı durumlarda iş birliklerine veya doğrudan dışarıdan temin yoluna başvurulabileceğini, ancak dışarıdan alınan sistemlerin tümünde, özellikle kritik altyapı yazılımları ve donanımları söz konusu olduğunda, açık kaynaklı yazılım modelinin şart koşulması gerektiğini ifade etti.VERİLERİN TEKELLEŞMESİ ZİHİNLERİN ESİR EDİLMESİDİRAçık kaynağın verilerin mahremiyeti, güvenliği ve dijital egemenliğin vazgeçilmez unsuru olduğuna işaret eden Bayraktar, verilerin tekelleşmesine karşı çıktı.Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:“Verilerin tekelleşmesi, zihinlerin ve iradenin tek bir merkezden esir edilmesidir. Buna asla rıza gösteremeyiz. Yegane gayesi kar maksimizasyonu olan küresel tekellerin, tüm insanlığın hayatını kendi veri merkezlerinde toplaması, ulusların ve toplumların egemenliğine vurulmuş sinsi bir darbedir. Bu kuşatmanın yarın karşımıza ne olarak çıkacağını görmek için kahin olmaya gerek yoktur. Bu, modern dünyanın gönüllü kölelik fermanıdır. İşte bu yüzden, verilerimizi küresel dev tekellerin sunucularına teslim etmek yerine, dağıtık öğrenme ve işleme mimarilerini hayata geçirmeliyiz.”DAĞITIK ÖĞRENME VE İŞLEME MİMARİLERİ ÖNE ÇIKIYORBayraktar, verinin kendi kurumlarımızda ve kendi sınırlarımız içinde kalması gerektiğini söyledi.Bayraktar, algoritmaların dağıtık ağlarda mahremiyeti koruyarak öğrenmesi gerektiğini belirtti.Bayraktar, “Veri, kendi kurumlarımızda ve kendi sınırlarımız içinde kalırken, algoritmalarımız bu dağıtık ağlarda mahremiyeti koruyarak öğrenecek ve bizi bu sömürü düzeninden kurtaracaktır. Kısıtlı kaynaklarımızı statükoyu koruyan hantal sistemlere değil, geleceğin alanlarını şekillendirecek teknolojilere yatırmak durumundayız.” dedi.TEKNOLOJİK DAYANIŞMA İTTİFAKI KURULMALIYapay zekadan ileri çip teknolojilerine, kuantum bilgi işlemden robotik otomasyona kadar dağıtık işlem ve veri merkezi modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, böylece devasa merkezcil bulut yapılarına ihtiyacın azalacağını ve bağımsızlığın teminat altına alınacağını söyledi.Bayraktar, “Geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak insani bir 'Teknolojik Dayanışma İttifakı' kurmalıyız. Tekellerin dev veri merkezlerine mahkum olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Gücümüzü birleştirirsek, bu tekellerin oluşturduğu örümcek ağını yırtıp atabiliriz. Bu birleşme sadece kağıt üzerinde bir ittifak değil, derin bir zihniyet devrimi olmalıdır. Bizler için bu devrim, Milli Teknoloji Hamlesi ile hayat gailesine dönüştü. Bu davanın, bu hedefin asıl taşıyıcısı, makinenin hızı değil insanın şuurudur. Yarının dünyasını hür bir iradeyle kuracak olan genç kardeşlerimizdir.” ifadelerini kullandı.TEKNOFEST KUŞAĞI VURGUSUBayraktar, yıllar önce TEKNOFEST’lerde bu toprakların bağrına bırakılan tohumların, mazisi ve istikameti belli ulu çınarlar gibi göğe yükseldiğini anlattı.Bayraktar, “TEKNOFEST kuşağı, zihinlerine vurulmak istenen prangaları parçalamış, küresel tahakkümün ördüğü ağları saçak saçak darmadağın eden bir hürriyet kuşağıdır.” diye konuştu.Bayraktar, savunma alanında dünyanın en büyük İHA şirketi olan Baykar’da geliştirdikleri yeni nesil yapay zeka sistemlerinin, kuş sürüleri gibi birbiriyle haberleşen otonom sürülerinin ve dünya harp doktrinini yeniden yazan çalışmalarının TEKNOFEST kuşağının imzasını taşıdığını söyledi.YAPAY ZEKA SAĞLIK VE EĞİTİMDE YENİLİKLER SUNABİLİRSelçuk Bayraktar, dost, kardeş ve mazlum coğrafyalarla el ele vererek yapay zekayı iyilik temelinde geliştirmeye devam edilmesi halinde eğitimde ve sağlıkta çığır açıcı yeniliklere ulaşılabileceğini belirtti.Bayraktar, protein sentezi ve akıllı ilaç keşfi gibi kombinatorik problemleri çözmede mahir olan yapay zeka ve ileri işlem gücüyle, insanlığı pençesine almış kanser gibi hastalıklara çare bulmada büyük faydalar sağlanabileceğini söyledi.Robotik cerrahiden hekimlik hizmetlerine kadar sağlığın her alanında çok daha maliyet etkin şekilde geliştirilen çözümlerin ihtiyaç duyan herkese ulaştırılabileceğini ifade etti.EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ MESAJIBayraktar, insanların öğrenme yetilerine göre özelleşmiş yapay zeka destekli içeriklerin ve eğitim asistanlarının yeryüzünün her köşesine ulaştırılarak fırsat eşitliğinin sağlanabileceğini belirtti.Bayraktar, “Bu sayede, gelişmiş ülkelerde dahi tıkanmış olan sosyal mobilizasyonu canlandırabiliriz. Gelir adaletsizliğini azaltarak insanlığın sosyal refahını artırabiliriz. Tüm bu coğrafyayı kapsayan ortak pazara sahip girişim ekosistemi bunu mümkün kılacak en önemli unsur olacaktır. TEKNOFEST kuşağı tüm bu alanlarda çekirdekten yetişerek geleceğin girişimlerini kurdu. Hatta kendi sosyal ağlarını inşa etmeye başladı.” ifadelerini kullandı.NSOSYAL VE T3AI AÇIKLAMASIKüresel dijital tahakkümü yıkmak ve yüz yüze bakar gibi bir sosyal medya deneyiminin mümkün olacağını göstermek adına NSosyal’in geliştirildiğini belirten Bayraktar, bu platforma ilişkin değerlendirmede bulundu.Bayraktar, “NSosyal ile zararlı içeriklere müptela etmeden, tahkir ve linç etmeden, kutuplaştırmadan, yüz yüze bakar gibi bir sosyal ağın mümkün olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Ulusların dijital egemenliğini teminat altına almak adına bunu da tüm dost ve kardeş coğrafyalarla paylaşmak üzere geliştirdi.” dedi.Bayraktar, özelleşmiş alanlarda kullanmak üzere Türkçe kaynaklarla ve kültürel değerlerle eğitilmiş T3AI dil modelinin hayata geçirildiğini de belirtti.KÜRE DİJİTAL ANSİKLOPEDİ GELİŞTİRİLDİSelçuk Bayraktar, T3AI modelinin büyük, orta ve küçük parametreli versiyonları ile teknolojisinin kamu yararı adına kurumlarla paylaşıldığını ifade etti.Makineler ve makine insanların dünyasında kaynağı belli olmayan köksüz sentetik hakikatin geçer akçe olabileceğine dikkat çeken Bayraktar, kadim medeniyette bilim, bilgi ve hakikatin muhakkak insan için olduğunu vurguladı.Bayraktar, “TEKNOFEST kuşağı yüzyıllardır bilimsel metodolojide olduğu gibi doğru ve güvenilir bilgiyi insanlığa ulaştırabilmek adına, kaynağı, kökü ve müellifi belli olan açık kaynaklı KÜRE Dijital Ansiklopedi’yi de geliştirdi.” şeklinde konuştu.İNSANIN YARATICILIK KİBRİ UYARISIBayraktar, bugün bazı çevrelerin makinelerin insan soyunun bir sonraki halkası olacağını, hatta doğrudan insanın yerine geçeceğini öne sürdüğüne dikkat çekti.Bayraktar, insanın kendi yarattığı algoritmaların altında ezilmeye mahkum olduğunun sürekli telkin edildiğini belirtti.Bayraktar, “Bu tehlikeli gidişatın temelinde, teknolojinin hızından ziyade insanın o en eski ve en trajik yanılgısı yatıyor, insanın kendini tanrılaştırma çabası. Bugün insanoğlu, aslında asla sahip olmadığı mutlak bir gücü kendi nefsine vehmediyor. Oysa insan en gelişmiş laboratuvarlarında, en dahi zihinleriyle bile tek bir atomu yoktan var edemediği gibi, var olan tek bir atomu bile bütünüyle yok etmeyi de başaramıyor.” dedi.MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ FELSEFİ BİR DURUŞTURBaykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, hatırlanması gereken ezeli ve ebedi bir hakikat olduğunu belirtti.Bayraktar, “Bizler insanız. Soğuk bir montaj hattında doğmadık. Varoluşumuz Alemin Mimarı’nın üflediği muazzam ruhtan geldi. Yaratıcının insana biçtiği, makinelere asla bırakılamayacak yüce bir misyonumuz da var. Dünyayı adaletle imar etmek, eşref-i mahlûkat olarak hür iradeyle Hakk’ı, hakikati ayağa kaldırmak. Bugün adeta kutlu bir nesne gibi kutsanan yapay zeka, hafızası olan ama hatırası olmayan, rakamların ruhsuz labirentine sıkışmış bir istatistik yankısından ibarettir. Tam da bu nedenle, Milli Teknoloji Hamlesi bizim için sadece teknik bir rekabet alanı değildir.” değerlendirmesinde bulundu.Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi’nin insanı nesneleştiren, ruhu mekanik kalıplarla kuşatan küresel tek tipleşmeye karşı felsefi bir duruş ve asil bir uyanış olduğunu vurguladı.YOLUMUZ AÇIK, GELECEĞİMİZ HÜR OLSUNSelçuk Bayraktar, konuşmasının sonunda geleceğin haritasının karanlık ellerin çizdiği rotalarla belirlenemeyeceğini söyledi.Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:“Hepimiz çok iyi biliyoruz ki geleceğin haritası karanlık ellerin çizdiği rotalarla belirlenemez. İstikbalin asıl anahtarı Alemin Mimarı’nın ruhumuza üflediği özgür iradede ve omuz omuza verip bir olabilmenin muazzam sırrında saklıdır. Bugün, Ulusal Yapay Zeka Vizyonu'muzun paylaşıldığı Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, teknolojiyi bir tahakküm aracı olmanın ötesinde insanı ve şuuru yücelten bir imkan olarak gördüğümüzün en somut nişanesidir. Bu vizyonu ortaya koyan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza, ekosistemimizin tüm öncülerine, araştırmacılarımıza ve dünyayı yıkıldığı yerden yeniden inşa edecek TEKNOFEST kuşağına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Yolumuz açık, geleceğimiz hür olsun.”YAPAY ZEKA İNSANLIK İÇİN GELİŞTİRİLMELİSelçuk Bayraktar’ın Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde yaptığı konuşma, yapay zekanın yalnızca teknik bir rekabet alanı değil, aynı zamanda insan, hürriyet, mahremiyet, dijital egemenlik ve adalet meselesi olarak görülmesi gerektiğine işaret etti.Bayraktar, teknoloji tekellerinin oluşturduğu yapıya karşı açık kaynaklı, şeffaf, denetlenebilir, dağıtık ve insan odaklı bir teknoloji ekosistemi kurulması gerektiğini vurguladı.Geliştirilen yüksek teknolojilerin dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşılması çağrısı yapan Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi’nin küresel tek tipleşmeye karşı felsefi bir duruş ve asil bir uyanış olduğunu ifade etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.