Oyuncakta güvenli alışverişin anahtarı etiket kontrolü

Gündem 22.04.2026 - 12:52, Güncelleme: 22.04.2026 - 12:52 133 kez okundu.
 

Oyuncakta güvenli alışverişin anahtarı etiket kontrolü

Oyuncak seçiminde yalnızca fiyat ve görünüme değil, ürünün üzerindeki etiket bilgilerine de dikkat edilmesi gerekiyor. Uzmanlar, özellikle CE işareti, yaş grubu uyarıları ve üretici bilgilerinin güvenli alışveriş için temel kriterler arasında yer aldığını vurguluyor.
Oyuncak alırken ailelerin fiyattan önce etkiketine bakması gerektiğini belirten uzmanlar, gençlerin birçok riskle karşı karşıya kalabileceğini de açıkladı. Konu hakkında açıklama yapan Türkiye Oyuncakçılar Derneği (TOYDER) Yönetim Kurulu Başkanı Raşit Akar, tüketicilere oyuncak satın alırken ürün etiketlerini dikkatli incelemeleri tavsiyesinde bulunarak, "CE" işaretinin kontrol edilmesinin önem taşıdığını söyledi.Akar, Türkiye'de oyuncak sektörünün büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu belirterek, "Bunun yaklaşık 700 milyon doları ithal ürünlerden oluşmaktadır. Yaklaşık 200 milyon dolarlık ürün imalatçılarımız tarafından iç piyasaya arz edilmektedir. Aynı zamanda 100 milyon dolara yakın da bir ihracatımız söz konusu." diye konuştu.Salgın döneminde oyuncak sektörünün altın çağını yaşadığını hatırlatan Akar, sektörün en büyük rakibinin Çin olduğunu dile getirdi.Akar, sektörün ithal ürünlere bağımlılığının artarak devam ettiğini aktararak, "Bu da üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için olumsuz bir durum oluşturmaktadır. Şu an her kriz aslında bir fırsattır. Orta Doğu'da olan gelişmeler, dünyadaki gelişmeler belki bizler için bir fırsat oluşturabilir. Oyuncakta vergi yükümüz çok fazla." ifadelerini kullandı.Oyuncağın önemine değinen Akar, "Oyuncak eskiden çocukların belki vakit geçirmesi için alınan bir metaydı. Fakat günümüzde artık çocukların motor becerileri, muhakeme yeteneği, el becerisi gibi pek çok konuyu geliştiriyor. Anneler, babalar çok bilinçli, oyuncak alırken çocuğun eğlenmesinin yanında öğrenmesini de ön planda tutuyorlar. Oyuncağa özel işbirlikleri yaparak çeşitli kurumların, oyuncağın gelişimi, çocuğa ulaşımıyla alakalı projeler yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz." şeklinde konuştu.YERLİ ÜRETİCİLERİMİZ DÜNYA KALİTESİNDE ÜRÜNLER ÜRETİYORAkar, Avrupa ve Afrika ülkelerine ihracat yapıldığını belirterek, navlun avantajı olan ürünlerin yoğun olarak ihraç edildiğini söyledi.Tüketicilerin en çok lego, yapboz ve küçük metal arabaları satın aldığını kaydeden Akar, "Küçük metal arabalarda artış var. Bunu sadece çocuklar oynamıyor, büyükler de koleksiyonlarını topluyor. Çocukların oynadığı ürünler, oyuncak olmaktan çıktı. Herkesin oynayabildiği, koleksiyonlarını topladığı ürünler haline geldiler." dedi.Akar, sektördeki merdiven altı üretime değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Yerli üreticilerimiz dünya kalitesinde ürünler üretiyor. Altın değerinde firmalarımız var. Pek çok firmamız artık oyuncak kalitesi, oyuncakların işaretlenmesi, çeşitli testler konusunda ciddi bir deneyim kazandı. Tüketicilerimiz bir oyuncak aldığı zaman oyuncağın arkasında mutlaka üretici firmaları görmeli. Üretici firmanın adresi, telefon numarası veya sosyal medya hesapları görmesi lazım. Bunlar olduğu zaman ürünleri son derece gönül rahatlığıyla alabilirler. Bakanlığımız da piyasa denetimleri yapıyor.Piyasa denetimlerinde de usule aykırı veya farklı bir durum oluştuğu zaman ceza, uyarı gibi yöntemlerle üreticileri belirli bir disipline sokuyor. Zaten pek çok üretici bunun farkında. İthal ürünler de aynı şekilde gümrüklerde ciddi bir denetim söz konusu. Tüketiciler uygun oyuncağı bulmak için ilk önce gözle muayene etmeliler. Ürün üzerindeki etiket kısmına mutlaka bakılmalı. Burada üretici, ithalatçı firmanın adı, sosyal medya hesabı, adreslerine bakılmalı, 'CE' işareti çok önemli. 'CE' işareti, yaş grupları olduktan sonra anne babalar ürünleri gönül rahatlığıyla alabilirler."Sektörün plastikteki ham madde fiyatlarındaki artıştan etkilendiğini söyleyen Akar, "Eskiden vade ile ham madde alınabiliyorken şu an önden para yollanıyor. Daha sonra ham madde geliyor. Bu da firmalarımıza finansal anlamda zorluk yarattı. Karlılıkla ilgili ciddi bir problem var. Yaşanan son süreçten sonra belki firmalar Uzak Doğu yerine, Avrupa, Balkanlar ve Afrika'daki firmalar farklı tedarikçilere yönelebilirler. Orta Doğu da aynı şekilde. Bu da bizim ülkemiz için bir şans olabilir." ifadelerini kullandı.
Oyuncak seçiminde yalnızca fiyat ve görünüme değil, ürünün üzerindeki etiket bilgilerine de dikkat edilmesi gerekiyor. Uzmanlar, özellikle CE işareti, yaş grubu uyarıları ve üretici bilgilerinin güvenli alışveriş için temel kriterler arasında yer aldığını vurguluyor.

Oyuncak alırken ailelerin fiyattan önce etkiketine bakması gerektiğini belirten uzmanlar, gençlerin birçok riskle karşı karşıya kalabileceğini de açıkladı. Konu hakkında açıklama yapan Türkiye Oyuncakçılar Derneği (TOYDER) Yönetim Kurulu Başkanı Raşit Akar, tüketicilere oyuncak satın alırken ürün etiketlerini dikkatli incelemeleri tavsiyesinde bulunarak, "CE" işaretinin kontrol edilmesinin önem taşıdığını söyledi.Akar, Türkiye'de oyuncak sektörünün büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu belirterek, "Bunun yaklaşık 700 milyon doları ithal ürünlerden oluşmaktadır. Yaklaşık 200 milyon dolarlık ürün imalatçılarımız tarafından iç piyasaya arz edilmektedir. Aynı zamanda 100 milyon dolara yakın da bir ihracatımız söz konusu." diye konuştu.Salgın döneminde oyuncak sektörünün altın çağını yaşadığını hatırlatan Akar, sektörün en büyük rakibinin Çin olduğunu dile getirdi.Akar, sektörün ithal ürünlere bağımlılığının artarak devam ettiğini aktararak, "Bu da üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için olumsuz bir durum oluşturmaktadır. Şu an her kriz aslında bir fırsattır. Orta Doğu'da olan gelişmeler, dünyadaki gelişmeler belki bizler için bir fırsat oluşturabilir. Oyuncakta vergi yükümüz çok fazla." ifadelerini kullandı.Oyuncağın önemine değinen Akar, "Oyuncak eskiden çocukların belki vakit geçirmesi için alınan bir metaydı. Fakat günümüzde artık çocukların motor becerileri, muhakeme yeteneği, el becerisi gibi pek çok konuyu geliştiriyor. Anneler, babalar çok bilinçli, oyuncak alırken çocuğun eğlenmesinin yanında öğrenmesini de ön planda tutuyorlar. Oyuncağa özel işbirlikleri yaparak çeşitli kurumların, oyuncağın gelişimi, çocuğa ulaşımıyla alakalı projeler yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz." şeklinde konuştu.YERLİ ÜRETİCİLERİMİZ DÜNYA KALİTESİNDE ÜRÜNLER ÜRETİYORAkar, Avrupa ve Afrika ülkelerine ihracat yapıldığını belirterek, navlun avantajı olan ürünlerin yoğun olarak ihraç edildiğini söyledi.Tüketicilerin en çok lego, yapboz ve küçük metal arabaları satın aldığını kaydeden Akar, "Küçük metal arabalarda artış var. Bunu sadece çocuklar oynamıyor, büyükler de koleksiyonlarını topluyor. Çocukların oynadığı ürünler, oyuncak olmaktan çıktı. Herkesin oynayabildiği, koleksiyonlarını topladığı ürünler haline geldiler." dedi.Akar, sektördeki merdiven altı üretime değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Yerli üreticilerimiz dünya kalitesinde ürünler üretiyor. Altın değerinde firmalarımız var. Pek çok firmamız artık oyuncak kalitesi, oyuncakların işaretlenmesi, çeşitli testler konusunda ciddi bir deneyim kazandı. Tüketicilerimiz bir oyuncak aldığı zaman oyuncağın arkasında mutlaka üretici firmaları görmeli. Üretici firmanın adresi, telefon numarası veya sosyal medya hesapları görmesi lazım. Bunlar olduğu zaman ürünleri son derece gönül rahatlığıyla alabilirler. Bakanlığımız da piyasa denetimleri yapıyor.Piyasa denetimlerinde de usule aykırı veya farklı bir durum oluştuğu zaman ceza, uyarı gibi yöntemlerle üreticileri belirli bir disipline sokuyor. Zaten pek çok üretici bunun farkında. İthal ürünler de aynı şekilde gümrüklerde ciddi bir denetim söz konusu. Tüketiciler uygun oyuncağı bulmak için ilk önce gözle muayene etmeliler. Ürün üzerindeki etiket kısmına mutlaka bakılmalı. Burada üretici, ithalatçı firmanın adı, sosyal medya hesabı, adreslerine bakılmalı, 'CE' işareti çok önemli. 'CE' işareti, yaş grupları olduktan sonra anne babalar ürünleri gönül rahatlığıyla alabilirler."Sektörün plastikteki ham madde fiyatlarındaki artıştan etkilendiğini söyleyen Akar, "Eskiden vade ile ham madde alınabiliyorken şu an önden para yollanıyor. Daha sonra ham madde geliyor. Bu da firmalarımıza finansal anlamda zorluk yarattı. Karlılıkla ilgili ciddi bir problem var. Yaşanan son süreçten sonra belki firmalar Uzak Doğu yerine, Avrupa, Balkanlar ve Afrika'daki firmalar farklı tedarikçilere yönelebilirler. Orta Doğu da aynı şekilde. Bu da bizim ülkemiz için bir şans olabilir." ifadelerini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.