Otomotiv sektörü yapay zeka yatırımlarında destek bekliyor

Gündem 01.05.2026 - 10:20, Güncelleme: 01.05.2026 - 10:20 155 kez okundu.
 

Otomotiv sektörü yapay zeka yatırımlarında destek bekliyor

Elektrikli araçlar, otonom sürüş sistemleri ve akıllı şarj altyapıları, otomotivde rekabetin kurallarını yeniden yazıyor. Türk otomotiv sektörü ise bu dönüşümde geri kalmamak için yapay zeka yatırımlarına yönelik daha hedefli kamu destekleri talep ediyor. Üretimden tedarike, satış sonrasından müşteri hizmetlerine, otonom sürüşten veri merkezlerine kadar genişleyen alanda sektör, yerli kabiliyetlerin güçlendirilmesini istiyor.
Otomotiv sektörü, küresel rekabetteki yerini güçlendirmek için yapay zeka odaklı yeni destek mekanizmalarının devreye alınmasını istiyor. Sektör temsilcilerine göre üretimden tedarik zincirine, satış sonrası hizmetlerden müşteri ilişkilerine, otonom sürüşten veri merkezlerine kadar uzanan dönüşüm, artık yalnızca teknolojik bir yenilenme olarak görülmüyor. Bu alan, Türkiye’nin ihracat gücünü, sanayideki konumunu ve verimlilik kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik bir başlık haline gelmiş durumda.Otomotiv Sanayii Derneği verilerine göre sektör, 2025 yılında toplam otomotiv ihracatını yüzde 12 artırarak 41.5 milyar dolara taşıdı. 2026 yılı için ise hedef 43 milyar dolar olarak açıklandı. Ancak sektör temsilcileri, özellikle Avrupa başta olmak üzere ana pazarlarda rekabetin artık yalnızca üretim kapasitesiyle ölçülmediğine dikkat çekiyor. Yazılım, veri, yapay zeka, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik yeni dönemde otomotiv sanayinin belirleyici unsurları arasında gösteriliyor.REKABETİN PARAMETRESİ YAZILIM VE VERİYapay zekanın otomotivde en görünür kullanım alanlarının başında gelişmiş sürücü destek sistemleri geliyor. Kamera, radar ve sensörlerden gelen verileri işleyen ADAS teknolojileri; şerit takip, adaptif hız sabitleme, çarpışma önleme ve acil fren gibi fonksiyonları yönetiyor.Pazarda satılan yeni nesil araçların önemli bir bölümünde L2 ve L2+ seviyesinde destekli sürüş özellikleri yaygınlaşırken, küresel ölçekte de yapay zeka destekli otonom sürüş yatırımları yeniden hız kazanıyor. CES 2026 ile birlikte otonom sürüşün sektör gündeminde yeniden üst sıralara çıkması, bu eğilimi daha da güçlendirdi. Yapay zekadaki ilerleme, internete bağlantılı araçlardan toplanan verinin artması ve gelişmiş sensör teknolojileri, otonom sistemleri yeniden yatırım öncelikleri arasına taşıdı. Bu nedenle Türkiye’de sektör, ADAS ve otonom sürüş teknolojilerinde yalnızca kullanıcı değil, geliştirici ve üretici konumuna gelmek istiyor.YAPAY ZEKALI FABRİKALARA DESTEKOtomotiv sektörünün teşvik ve destek beklentisi birkaç ana başlıkta yoğunlaşıyor. Bunların ilk sırasında üretim teknolojileri yer alıyor. Fabrikalarda görüntü işleme tabanlı kalite kontrol, öngörülü bakım, dijital ikiz, robotik süreç optimizasyonu ve enerji verimliliği uygulamaları için yapay zeka yatırımlarının desteklenmesi isteniyor.TEDARİK ZİNCİRİNDE ERKEN UYARITedarik zinciri, otomotiv sektörünün destek beklediği en kritik alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Küresel çip krizleri, lojistikte yaşanan aksamalar ve hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar, tedarik ağlarında yapay zeka tabanlı tahminleme sistemlerine duyulan ihtiyacı artırdı.Sektör; talep tahmini, stok optimizasyonu, alternatif tedarikçi analizi ve risk erken uyarı sistemleri için daha erişilebilir destek mekanizmalarının oluşturulmasını istiyor. Bu desteklerin özellikle KOBİ’leri de kapsayacak şekilde tasarlanması gerektiği vurgulanıyor.SERVİSLER BİRER MOBİLİTE MERKEZİSatış sonrası hizmetlerde de yapay zekanın etkisi giderek artıyor. İnternete bağlı araçlardan gelen sensör verileri, ECU hata kodları ve kullanım alışkanlıkları analiz edilerek arızaların oluşmadan önce tahmin edilmesi mümkün hale geliyor. Böylece servisler yalnızca onarım yapılan noktalar olmaktan çıkıp, veriyle çalışan mobilite merkezlerine dönüşüyor.Özellikle elektrikli araçlarda batarya sağlığının korunması, servis planlamasının doğru yapılması ve ikinci el değerinin sürdürülebilirliği açısından yapay zeka destekli bakım sistemleri stratejik önem taşıyor.OTONOM SÜRÜŞ İÇİN AR-GEOtonom sürüş ve ADAS tarafındaki beklenti daha uzun vadeli ve stratejik bir nitelik taşıyor. Sektör; kamera, radar, lidar, yapay zeka çipleri, simülasyon yazılımları ve güvenli test alanları için daha güçlü Ar-Ge destekleri talep ediyor. TÜBİTAK’ın 1711 Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı kapsamında son üç yılda 41 projeye 215.5 milyon TL destek verilmesi, bu alanda önemli bir zemin oluşturdu. Ancak otomotiv sektörü, yapay zeka destekli mobilite teknolojileri için daha fazla sektör odaklı çağrı açılması gerektiğini düşünüyor.YENİ ALTYAPI: VERİ MERKEZİYapay zekalı otomotivin yeni altyapı başlıklarından biri de veri merkezleri. Yazılım tanımlı araçlar, OTA güncellemeleri, batarya optimizasyonu ve otonom sürüş sistemleri yüksek işlem gücü ile güvenli veri saklama kapasitesi gerektiriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HIT-30 Programı kapsamında veri merkezi yatırımları için 1.5 milyar dolarlık destek bütçesi öngörmesi, sektör açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. GÜÇLÜ VE ERİŞİLEBİLİR DESTEKTürkiye otomotiv sanayi; yapay zeka destekli üretim, akıllı tedarik, otonom sürüş, dijital servisler ve güçlü veri altyapısıyla küresel değer zincirinde daha yüksek katma değerli bir konuma ulaşmak istiyor. Bu hedefe ulaşmak için kamu teşviklerinin klasik makina yatırımlarının ötesine geçmesi gerektiği belirtiliyor. Sektör, yazılım, veri ve yapay zeka tabanlı dönüşümü kapsayan daha güçlü, daha erişilebilir ve otomotive özel destek mekanizmalarının devreye alınmasını bekliyor.AR-GE TEŞVİKLERİ GÜÇLENDİRİLMELİOtomotiv satış sonrası sektörü, yapay zeka dönüşümünde deneme aşamasını büyük ölçüde geride bıraktı. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Genel Sekreteri Emirhan Silahtaroğlu, sektörde adaptasyonun ölçek bazlı ilerlediğini belirtti. Silahtaroğlu, büyük ve global oyuncuların üretim hatlarında görüntü işleme tabanlı kalite kontrol, tahmine dayalı bakım ve talep tahmini gibi alanlarda yapay zekayı aktif kullandığını söyledi. Orta ve küçük ölçekli üreticilerde ise pilot uygulamalar ve istasyon bazlı entegrasyonların öne çıktığını ifade etti.Silahtaroğlu’na göre müşteri desteği tarafında dönüşüm daha hızlı ilerliyor. Chatbotlar, sanal asistanlar, CRM entegrasyonları ve şase numarasından doğru OEM numarasını tespit eden yapay zeka uygulamaları, servis sürelerini kısaltırken yanlış parça riskini azaltıyor.Bağlantılı araçlardan gelen veriler için edge, bulut ve merkezi veri merkezlerinden oluşan hibrit altyapıların kurulduğunu söyleyen Silahtaroğlu, siber güvenlikte ise yapay zeka destekli tehdit tespiti, anomali analizi, şifreleme ve zero-trust mimarisinin öne çıktığını kaydetti.Silahtaroğlu, sektörün devletten beklentisini ise Ar-Ge teşviklerinin güçlendirilmesi, vergi indirimleri, nitelikli insan kaynağı programları, ortak veri platformları, test merkezleri ve siber güvenlik desteklerinin artırılması olarak sıraladı.ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA RİSK SAHTE VERİ TRAFİĞİTürkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) Başkanı Berkan Bayram, İstanbul Ticaret’e yaptığı açıklamada; yapay zeka destekli araçların otomotivde verimliliği artırırken, siber güvenlik ve veri gizliliği açısından yeni riskler doğurduğunu belirtti. Bayram, otomobillerin artık yalnızca motor ve mekanik parçalardan oluşan araçlar değil; büyük miktarda veri işleyen, çevresini algılayan ve sürüş kararlarına destek veren bağlantılı sistemlere dönüştüğünü kaydetti. Yapay zekalı araçlarda en önemli risklerden birinin sahte veri trafiği olduğuna dikkat çeken Bayram, trafik levhalarına müdahale edilerek levha tanıma sistemlerinin yanıltılması veya kullanıcı sesinin taklit edilerek kişisel verilere erişilmeye çalışılmasının bu riskler arasında gösterildiğini söyledi. Sektörün bu tehditlere karşı üretim aşamasından itibaren önlem aldığını belirten Bayram, siber saldırı senaryolarının simüle edildiğini, verilerin anonimleştirilip maskelendiğini ve kritik kararların ‘safety monitor’ adı verilen fiziksel denetleyicilerle yeniden kontrol edildiğini kaydetti.Bayram’a göre yapay zeka destekli sistemlerde sürücü hâlâ son kontrol noktası konumunda. Tam otonom sürüşe geçişte ise bugüne kadar test edilen güvenlik senaryoları belirleyici olacak.
Elektrikli araçlar, otonom sürüş sistemleri ve akıllı şarj altyapıları, otomotivde rekabetin kurallarını yeniden yazıyor. Türk otomotiv sektörü ise bu dönüşümde geri kalmamak için yapay zeka yatırımlarına yönelik daha hedefli kamu destekleri talep ediyor. Üretimden tedarike, satış sonrasından müşteri hizmetlerine, otonom sürüşten veri merkezlerine kadar genişleyen alanda sektör, yerli kabiliyetlerin güçlendirilmesini istiyor.

Otomotiv sektörü, küresel rekabetteki yerini güçlendirmek için yapay zeka odaklı yeni destek mekanizmalarının devreye alınmasını istiyor. Sektör temsilcilerine göre üretimden tedarik zincirine, satış sonrası hizmetlerden müşteri ilişkilerine, otonom sürüşten veri merkezlerine kadar uzanan dönüşüm, artık yalnızca teknolojik bir yenilenme olarak görülmüyor. Bu alan, Türkiye’nin ihracat gücünü, sanayideki konumunu ve verimlilik kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik bir başlık haline gelmiş durumda.Otomotiv Sanayii Derneği verilerine göre sektör, 2025 yılında toplam otomotiv ihracatını yüzde 12 artırarak 41.5 milyar dolara taşıdı. 2026 yılı için ise hedef 43 milyar dolar olarak açıklandı. Ancak sektör temsilcileri, özellikle Avrupa başta olmak üzere ana pazarlarda rekabetin artık yalnızca üretim kapasitesiyle ölçülmediğine dikkat çekiyor. Yazılım, veri, yapay zeka, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik yeni dönemde otomotiv sanayinin belirleyici unsurları arasında gösteriliyor.REKABETİN PARAMETRESİ YAZILIM VE VERİYapay zekanın otomotivde en görünür kullanım alanlarının başında gelişmiş sürücü destek sistemleri geliyor. Kamera, radar ve sensörlerden gelen verileri işleyen ADAS teknolojileri; şerit takip, adaptif hız sabitleme, çarpışma önleme ve acil fren gibi fonksiyonları yönetiyor.Pazarda satılan yeni nesil araçların önemli bir bölümünde L2 ve L2+ seviyesinde destekli sürüş özellikleri yaygınlaşırken, küresel ölçekte de yapay zeka destekli otonom sürüş yatırımları yeniden hız kazanıyor. CES 2026 ile birlikte otonom sürüşün sektör gündeminde yeniden üst sıralara çıkması, bu eğilimi daha da güçlendirdi. Yapay zekadaki ilerleme, internete bağlantılı araçlardan toplanan verinin artması ve gelişmiş sensör teknolojileri, otonom sistemleri yeniden yatırım öncelikleri arasına taşıdı. Bu nedenle Türkiye’de sektör, ADAS ve otonom sürüş teknolojilerinde yalnızca kullanıcı değil, geliştirici ve üretici konumuna gelmek istiyor.YAPAY ZEKALI FABRİKALARA DESTEKOtomotiv sektörünün teşvik ve destek beklentisi birkaç ana başlıkta yoğunlaşıyor. Bunların ilk sırasında üretim teknolojileri yer alıyor. Fabrikalarda görüntü işleme tabanlı kalite kontrol, öngörülü bakım, dijital ikiz, robotik süreç optimizasyonu ve enerji verimliliği uygulamaları için yapay zeka yatırımlarının desteklenmesi isteniyor.TEDARİK ZİNCİRİNDE ERKEN UYARITedarik zinciri, otomotiv sektörünün destek beklediği en kritik alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Küresel çip krizleri, lojistikte yaşanan aksamalar ve hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar, tedarik ağlarında yapay zeka tabanlı tahminleme sistemlerine duyulan ihtiyacı artırdı.Sektör; talep tahmini, stok optimizasyonu, alternatif tedarikçi analizi ve risk erken uyarı sistemleri için daha erişilebilir destek mekanizmalarının oluşturulmasını istiyor. Bu desteklerin özellikle KOBİ’leri de kapsayacak şekilde tasarlanması gerektiği vurgulanıyor.SERVİSLER BİRER MOBİLİTE MERKEZİSatış sonrası hizmetlerde de yapay zekanın etkisi giderek artıyor. İnternete bağlı araçlardan gelen sensör verileri, ECU hata kodları ve kullanım alışkanlıkları analiz edilerek arızaların oluşmadan önce tahmin edilmesi mümkün hale geliyor. Böylece servisler yalnızca onarım yapılan noktalar olmaktan çıkıp, veriyle çalışan mobilite merkezlerine dönüşüyor.Özellikle elektrikli araçlarda batarya sağlığının korunması, servis planlamasının doğru yapılması ve ikinci el değerinin sürdürülebilirliği açısından yapay zeka destekli bakım sistemleri stratejik önem taşıyor.OTONOM SÜRÜŞ İÇİN AR-GEOtonom sürüş ve ADAS tarafındaki beklenti daha uzun vadeli ve stratejik bir nitelik taşıyor. Sektör; kamera, radar, lidar, yapay zeka çipleri, simülasyon yazılımları ve güvenli test alanları için daha güçlü Ar-Ge destekleri talep ediyor. TÜBİTAK’ın 1711 Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı kapsamında son üç yılda 41 projeye 215.5 milyon TL destek verilmesi, bu alanda önemli bir zemin oluşturdu. Ancak otomotiv sektörü, yapay zeka destekli mobilite teknolojileri için daha fazla sektör odaklı çağrı açılması gerektiğini düşünüyor.YENİ ALTYAPI: VERİ MERKEZİYapay zekalı otomotivin yeni altyapı başlıklarından biri de veri merkezleri. Yazılım tanımlı araçlar, OTA güncellemeleri, batarya optimizasyonu ve otonom sürüş sistemleri yüksek işlem gücü ile güvenli veri saklama kapasitesi gerektiriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HIT-30 Programı kapsamında veri merkezi yatırımları için 1.5 milyar dolarlık destek bütçesi öngörmesi, sektör açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. GÜÇLÜ VE ERİŞİLEBİLİR DESTEKTürkiye otomotiv sanayi; yapay zeka destekli üretim, akıllı tedarik, otonom sürüş, dijital servisler ve güçlü veri altyapısıyla küresel değer zincirinde daha yüksek katma değerli bir konuma ulaşmak istiyor. Bu hedefe ulaşmak için kamu teşviklerinin klasik makina yatırımlarının ötesine geçmesi gerektiği belirtiliyor. Sektör, yazılım, veri ve yapay zeka tabanlı dönüşümü kapsayan daha güçlü, daha erişilebilir ve otomotive özel destek mekanizmalarının devreye alınmasını bekliyor.AR-GE TEŞVİKLERİ GÜÇLENDİRİLMELİOtomotiv satış sonrası sektörü, yapay zeka dönüşümünde deneme aşamasını büyük ölçüde geride bıraktı. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Genel Sekreteri Emirhan Silahtaroğlu, sektörde adaptasyonun ölçek bazlı ilerlediğini belirtti. Silahtaroğlu, büyük ve global oyuncuların üretim hatlarında görüntü işleme tabanlı kalite kontrol, tahmine dayalı bakım ve talep tahmini gibi alanlarda yapay zekayı aktif kullandığını söyledi. Orta ve küçük ölçekli üreticilerde ise pilot uygulamalar ve istasyon bazlı entegrasyonların öne çıktığını ifade etti.Silahtaroğlu’na göre müşteri desteği tarafında dönüşüm daha hızlı ilerliyor. Chatbotlar, sanal asistanlar, CRM entegrasyonları ve şase numarasından doğru OEM numarasını tespit eden yapay zeka uygulamaları, servis sürelerini kısaltırken yanlış parça riskini azaltıyor.Bağlantılı araçlardan gelen veriler için edge, bulut ve merkezi veri merkezlerinden oluşan hibrit altyapıların kurulduğunu söyleyen Silahtaroğlu, siber güvenlikte ise yapay zeka destekli tehdit tespiti, anomali analizi, şifreleme ve zero-trust mimarisinin öne çıktığını kaydetti.Silahtaroğlu, sektörün devletten beklentisini ise Ar-Ge teşviklerinin güçlendirilmesi, vergi indirimleri, nitelikli insan kaynağı programları, ortak veri platformları, test merkezleri ve siber güvenlik desteklerinin artırılması olarak sıraladı.ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA RİSK SAHTE VERİ TRAFİĞİTürkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) Başkanı Berkan Bayram, İstanbul Ticaret’e yaptığı açıklamada; yapay zeka destekli araçların otomotivde verimliliği artırırken, siber güvenlik ve veri gizliliği açısından yeni riskler doğurduğunu belirtti. Bayram, otomobillerin artık yalnızca motor ve mekanik parçalardan oluşan araçlar değil; büyük miktarda veri işleyen, çevresini algılayan ve sürüş kararlarına destek veren bağlantılı sistemlere dönüştüğünü kaydetti. Yapay zekalı araçlarda en önemli risklerden birinin sahte veri trafiği olduğuna dikkat çeken Bayram, trafik levhalarına müdahale edilerek levha tanıma sistemlerinin yanıltılması veya kullanıcı sesinin taklit edilerek kişisel verilere erişilmeye çalışılmasının bu riskler arasında gösterildiğini söyledi. Sektörün bu tehditlere karşı üretim aşamasından itibaren önlem aldığını belirten Bayram, siber saldırı senaryolarının simüle edildiğini, verilerin anonimleştirilip maskelendiğini ve kritik kararların ‘safety monitor’ adı verilen fiziksel denetleyicilerle yeniden kontrol edildiğini kaydetti.Bayram’a göre yapay zeka destekli sistemlerde sürücü hâlâ son kontrol noktası konumunda. Tam otonom sürüşe geçişte ise bugüne kadar test edilen güvenlik senaryoları belirleyici olacak.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.