Küresel madencilikte asit darboğazı: Çin ihracat vanasını kapattı

Gündem 01.05.2026 - 08:56, Güncelleme: 01.05.2026 - 08:56 116 kez okundu.
 

Küresel madencilikte asit darboğazı: Çin ihracat vanasını kapattı

Çin’in sülfürik asit ihracatını durdurma kararı ve Orta Doğu kaynaklı arz kesintileri, sanayi metallerinde üretim zincirini sarsıyor. Bakır başta olmak üzere kritik metallerde arz riski büyürken, asit darboğazı fiyatlarda yeni zirve beklentilerini güçlendiriyor.
Emtia piyasaları, küresel sanayinin temel girdilerinden biri olan sülfürik asitte yaşanan arz şoku ile karşı karşıya. Şubat ayı sonlarında patlak veren bölgesel çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması, deniz yoluyla taşınan sülfür ticaretine ağır bir darbe indirmişti. Şimdi ise dünyanın en büyük sülfürik asit üreticisi ve ihracatçısı konumundaki Çin’in, 1 Mayıs 2026 itibariyle ihracata yönelik kısıtlama getirmesi, krizin boyutunu katlayarak genişletiyor. İki kırılmanın aynı döneme denk gelmesi, sanayi metalleri üretiminde bir darboğaz yaratıyor.REKOR İHRACATTAN YASAĞA GEÇİŞ Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC), asit ihracatında bu yılın ocak-nisan dönemi için kotayı 2025 yılındaki 1.3 milyon ton seviyesinden 700 bin tona kadar düşürmüştü. Ancak raporlar, bunun geçici bir kısıtlamadan ziyade kalıcı bir yapısal değişime işaret ettiğini ve ihracatın mayıs ayı itibarıyla durma noktasına geleceğini ortaya koyuyor. Çin'in sülfürik asit ihracatının 2025 yılında yüzde 73 artışla 4.65 milyon tona ulaştığı göz önüne alındığında, rekor ihracattan yasağa geçiş pazarı sarsacak.ÇATIŞMALAR VURDUÇin’in aldığı bu radikal kararın arka planında, Orta Doğu’daki arz kesintileri yatıyor. Küresel sülfür üretiminin yaklaşık üçte birini ve deniz yoluyla taşınan ticaretin yüzde 50'sini tek başına karşılayan Orta Doğu pazarında sular durulmuyor. Analizlere göre, petrol ve doğalgaz işleme süreçlerinde elde edilen sülfürün tedarikindeki kesinti piyasayı tamamen kilitledi. Üstelik sülfür tedariki, bölgedeki çatışmalar patlak vermeden önce de baskı altındaydı ve fiyatlar önceki 12 aylık periyotta neredeyse üç katına çıkmıştı.ŞİLİ'DEN ENDONEZYA'YA MADENCİLİKTE ALARMAsit krizinin en sert vuracağı alanların başında endüstriyel metaller geliyor. Sülfürik asit, dünya bakır arzının yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan çözücü ekstraksiyonu ve elektro-kazanım (SX-EW) yöntemi için vazgeçilmez bir girdi. S&P Global raporları, ithalata bağımlı bakır devi Şili ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin büyük bir risk altında olduğunu vurguladı.Sorun sadece bakırla da sınırlı değil. Elektrikli araç bataryaları için kritik olan Endonezya'daki nikel tesisleri ve Kazakistan'daki uranyum madencileri, artan maliyetler sebebiyle daralan kâr marjlarıyla karşı karşıya. Sektördeki küresel dev maden şirketlerinin üst düzey yetkililerinden gelen son uyarılar, bazı üreticilerin ellerinde 30 günden az sülfürik asit stoku kaldığını gösteriyor.FİYATLARA YANSIYORYaşanan arz darboğazı, borsalarda fiyatlamaları da doğrudan etkiliyor. Çatışmaların başındaki sert düşüşün ardından toparlanan bakır fiyatları, 13 bin 500 dolarla ocak ayındaki tarihi zirvesine oldukça yaklaşarak 13 bin 200 dolar bandında sağlam bir zemin bulmayı başardı.BMO Capital Markets, piyasalarda sevkiyatların yeniden başlamasına yönelik artan bir iyimserlik olsa da sülfürik asit kıtlığının bakır rallisini ana hatlarıyla desteklediğini belirtti. Goldman Sachs ise, piyasada bu yıl 490 bin tonluk genel bir arz fazlası öngörmesine rağmen jeopolitik riskleri ve Çin faktörünü gerekçe göstererek, 2026 yılı ortalama bakır fiyatı beklentisini 12 bin 650 dolar seviyesinde koruyor.Öte yandan, önde gelen ticaret kurumlarından Traxys, piyasalardaki uzun vadeli güçlü yükseliş eğilimine dikkat çekerek, bakırda önümüzdeki 24 ila 36 ay içinde ton başına 15 bin dolarlık seviyelerin görüleceğini öngörüyor. Çin izabe tesislerindeki rekor faaliyetler ve Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'ndaki stoklarda gözlemlenen keskin düşüş de bu ortamda fiziki talebin canlılığını koruduğunu teyit eden temel veriler arasında yer alıyor.
Çin’in sülfürik asit ihracatını durdurma kararı ve Orta Doğu kaynaklı arz kesintileri, sanayi metallerinde üretim zincirini sarsıyor. Bakır başta olmak üzere kritik metallerde arz riski büyürken, asit darboğazı fiyatlarda yeni zirve beklentilerini güçlendiriyor.

Emtia piyasaları, küresel sanayinin temel girdilerinden biri olan sülfürik asitte yaşanan arz şoku ile karşı karşıya. Şubat ayı sonlarında patlak veren bölgesel çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması, deniz yoluyla taşınan sülfür ticaretine ağır bir darbe indirmişti. Şimdi ise dünyanın en büyük sülfürik asit üreticisi ve ihracatçısı konumundaki Çin’in, 1 Mayıs 2026 itibariyle ihracata yönelik kısıtlama getirmesi, krizin boyutunu katlayarak genişletiyor. İki kırılmanın aynı döneme denk gelmesi, sanayi metalleri üretiminde bir darboğaz yaratıyor.REKOR İHRACATTAN YASAĞA GEÇİŞ Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC), asit ihracatında bu yılın ocak-nisan dönemi için kotayı 2025 yılındaki 1.3 milyon ton seviyesinden 700 bin tona kadar düşürmüştü. Ancak raporlar, bunun geçici bir kısıtlamadan ziyade kalıcı bir yapısal değişime işaret ettiğini ve ihracatın mayıs ayı itibarıyla durma noktasına geleceğini ortaya koyuyor. Çin'in sülfürik asit ihracatının 2025 yılında yüzde 73 artışla 4.65 milyon tona ulaştığı göz önüne alındığında, rekor ihracattan yasağa geçiş pazarı sarsacak.ÇATIŞMALAR VURDUÇin’in aldığı bu radikal kararın arka planında, Orta Doğu’daki arz kesintileri yatıyor. Küresel sülfür üretiminin yaklaşık üçte birini ve deniz yoluyla taşınan ticaretin yüzde 50'sini tek başına karşılayan Orta Doğu pazarında sular durulmuyor. Analizlere göre, petrol ve doğalgaz işleme süreçlerinde elde edilen sülfürün tedarikindeki kesinti piyasayı tamamen kilitledi. Üstelik sülfür tedariki, bölgedeki çatışmalar patlak vermeden önce de baskı altındaydı ve fiyatlar önceki 12 aylık periyotta neredeyse üç katına çıkmıştı.ŞİLİ'DEN ENDONEZYA'YA MADENCİLİKTE ALARMAsit krizinin en sert vuracağı alanların başında endüstriyel metaller geliyor. Sülfürik asit, dünya bakır arzının yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan çözücü ekstraksiyonu ve elektro-kazanım (SX-EW) yöntemi için vazgeçilmez bir girdi. S&P Global raporları, ithalata bağımlı bakır devi Şili ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin büyük bir risk altında olduğunu vurguladı.Sorun sadece bakırla da sınırlı değil. Elektrikli araç bataryaları için kritik olan Endonezya'daki nikel tesisleri ve Kazakistan'daki uranyum madencileri, artan maliyetler sebebiyle daralan kâr marjlarıyla karşı karşıya. Sektördeki küresel dev maden şirketlerinin üst düzey yetkililerinden gelen son uyarılar, bazı üreticilerin ellerinde 30 günden az sülfürik asit stoku kaldığını gösteriyor.FİYATLARA YANSIYORYaşanan arz darboğazı, borsalarda fiyatlamaları da doğrudan etkiliyor. Çatışmaların başındaki sert düşüşün ardından toparlanan bakır fiyatları, 13 bin 500 dolarla ocak ayındaki tarihi zirvesine oldukça yaklaşarak 13 bin 200 dolar bandında sağlam bir zemin bulmayı başardı.BMO Capital Markets, piyasalarda sevkiyatların yeniden başlamasına yönelik artan bir iyimserlik olsa da sülfürik asit kıtlığının bakır rallisini ana hatlarıyla desteklediğini belirtti. Goldman Sachs ise, piyasada bu yıl 490 bin tonluk genel bir arz fazlası öngörmesine rağmen jeopolitik riskleri ve Çin faktörünü gerekçe göstererek, 2026 yılı ortalama bakır fiyatı beklentisini 12 bin 650 dolar seviyesinde koruyor.Öte yandan, önde gelen ticaret kurumlarından Traxys, piyasalardaki uzun vadeli güçlü yükseliş eğilimine dikkat çekerek, bakırda önümüzdeki 24 ila 36 ay içinde ton başına 15 bin dolarlık seviyelerin görüleceğini öngörüyor. Çin izabe tesislerindeki rekor faaliyetler ve Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'ndaki stoklarda gözlemlenen keskin düşüş de bu ortamda fiziki talebin canlılığını koruduğunu teyit eden temel veriler arasında yer alıyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.