Küresel enflasyon alarmı: Orta Doğu savaşı ekonomileri tehdit ediyor

Gündem 04.03.2026 - 10:18, Güncelleme: 04.03.2026 - 10:18 120 kez okundu.
 

Küresel enflasyon alarmı: Orta Doğu savaşı ekonomileri tehdit ediyor

Bloomberg Economics’e göre ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla Orta Doğu’da başlayan savaş küresel ekonomi için yeni bir risk oluşturuyor. Enerji fiyatlarının yükselmesi halinde Avrupa ekonomisinin resesyonun eşiğine gelebileceği, petrol fiyatlarının ise ciddi bir enflasyon şokuna yol açabileceği değerlendiriliyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu’da patlak veren savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkileri tartışılmaya başlandı. Bloomberg Economics ekonomistlerine göre enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde Avrupa ekonomisi resesyon riskiyle karşı karşıya kalabilir. Savaşın petrol fiyatlarını hızla yukarı çekmesi, küresel enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturma potansiyeli taşıyor.ENERJİ FİYATLARI KÜRESEL EKONOMİYİ BASKILIYORBloomberg Economics ekonomistleri Ziad Daoud, Dina Esfandiary ve Jamie Rush’a göre Orta Doğu’daki savaş, gümrük vergisi artışlarının etkisini henüz üzerinden atamayan küresel ekonomi için ciddi bir darbe oluşturma riski taşıyor.Enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması durumunda Avrupa ekonomisinin resesyonun eşiğine gelebileceği ifade ediliyor.FED İÇİN ZOR DENGEABD açısından savaşın yaratacağı en önemli sorunlardan biri para politikası üzerindeki baskı olarak değerlendiriliyor. Bloomberg Economics’e göre bu durum ABD Merkez Bankası’nı zor bir dengeye sürükleyebilir.Çünkü Amerikan merkez bankası bir yandan enflasyonu artıran savaşın etkisiyle mücadele etmek zorunda kalırken diğer yandan faiz oranlarının düşürülmesini talep eden bir başkanın baskısıyla karşı karşıya kalabilir.ÇİN EKONOMİSİ İÇİN YENİ RİSKLERÇin ekonomisi açısından ise İran’dan indirimli petrol ithalatının sona ermesi yeni bir risk unsuru olarak görülüyor.Bu durumun Trump’ın gümrük vergileri ve emlak piyasasındaki çöküşün yarattığı baskıya ilave bir yük oluşturabileceği belirtiliyor.Bloomberg Economics ekonomistleri, “Elbette Washington ve Tahran’ın bir çıkış yolu bulması, petrolün tırmanış öncesi ortalaması olan varil başına 65 dolara geri dönmesi ve küresel ekonominin bir darbeyi atlatması da mümkün. Ancak son işaretler, daha kötüsünün geleceğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.EN KÖTÜ SENARYODA PETROL 108 DOLARA ÇIKABİLİRBloomberg Economics tarafından değerlendirilen en kötü senaryoda çatışmaların devam edeceği varsayılıyor. Bu durumda yoğunlaşan saldırıların rafinerileri ve limanları hedef alabileceği ya da boru hatlarını tahrip ederek enerji üretimini durdurabileceği ifade ediliyor.Bu senaryoya göre ABD, Trump’ın vaat ettiği deniz eskortları ve sigorta önlemlerine ek olarak Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerleri korumak için hava savunması sağlayabilir. Ancak risklerin yüksek kalmaya devam edeceği belirtiliyor.Ekonomistlere göre düşük maliyetli İran insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilecek iyi zamanlanmış toplu saldırılar Hürmüz Boğazı’nı etkili şekilde kapalı tutmaya yetebilir.Bloomberg Economics, Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli kapatılması durumunda petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere göre yüzde 80 artarak varil başına 108 dolara çıkabileceğini öngörüyor. Bu senaryoda petrol fiyatlarının yılın dördüncü çeyreğine kadar yüksek seviyelerde kalabileceği değerlendiriliyor.MERKEZ BANKALARI İÇİN KRİTİK SORU ENFLASYON BEKLENTİLERİEkonomistler merkez bankalarının olası senaryolara vereceği tepkileri de değerlendirdi.Ekonomistlere göre merkez bankaları açısından en kritik soru petrol fiyatlarındaki artış sonrasında enflasyon beklentilerinin sabit kalıp kalmayacağı.“Beklentiler sabit kalırsa, Fed ve ECB enflasyon üzerindeki geçici etkiyi göz ardı ederek büyüme risklerine odaklanabilir ve faiz indirimine gidebilir. Beklentiler sabit kalmazsa, işçilerin daha yüksek ücret talep etmesi, işletmelerin fiyatları artırması ve bunun sonucunda enflasyonist bir sarmalın oluşması endişesi, onları faiz artırımına zorlayabilir.”FED YETKİLİLERİNDEN BELİRSİZLİK UYARISIABD Merkez Bankası yetkilileri de İran’a yönelik saldırıların ekonomi politikası açısından yeni belirsizlikler yarattığını belirtti.Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, faiz oranlarının çeyrek puan indirileceği yönündeki daha önceki öngörüsüne artık eskisi kadar güvenmediğini ifade etti.New York Fed Başkanı John Williams ise finansal piyasalar üzerindeki etkinin şu ana kadar “makul ölçüde sınırlı” olduğunu söyledi.Williams ayrıca enflasyonun daha da yavaşlaması halinde ilave faiz indirimlerinin gerekli olacağını belirterek ABD’de enflasyon oranının 2026 sonunda yüzde 2,5’e, 2027’de ise yüzde 2 seviyesine düşmesini beklediğini açıkladı. Ekonominin ise bu yıl yaklaşık yüzde 2,5 büyüyeceğini ifade etti.
Bloomberg Economics’e göre ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla Orta Doğu’da başlayan savaş küresel ekonomi için yeni bir risk oluşturuyor. Enerji fiyatlarının yükselmesi halinde Avrupa ekonomisinin resesyonun eşiğine gelebileceği, petrol fiyatlarının ise ciddi bir enflasyon şokuna yol açabileceği değerlendiriliyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu’da patlak veren savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkileri tartışılmaya başlandı. Bloomberg Economics ekonomistlerine göre enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde Avrupa ekonomisi resesyon riskiyle karşı karşıya kalabilir. Savaşın petrol fiyatlarını hızla yukarı çekmesi, küresel enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturma potansiyeli taşıyor.ENERJİ FİYATLARI KÜRESEL EKONOMİYİ BASKILIYORBloomberg Economics ekonomistleri Ziad Daoud, Dina Esfandiary ve Jamie Rush’a göre Orta Doğu’daki savaş, gümrük vergisi artışlarının etkisini henüz üzerinden atamayan küresel ekonomi için ciddi bir darbe oluşturma riski taşıyor.Enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması durumunda Avrupa ekonomisinin resesyonun eşiğine gelebileceği ifade ediliyor.FED İÇİN ZOR DENGEABD açısından savaşın yaratacağı en önemli sorunlardan biri para politikası üzerindeki baskı olarak değerlendiriliyor. Bloomberg Economics’e göre bu durum ABD Merkez Bankası’nı zor bir dengeye sürükleyebilir.Çünkü Amerikan merkez bankası bir yandan enflasyonu artıran savaşın etkisiyle mücadele etmek zorunda kalırken diğer yandan faiz oranlarının düşürülmesini talep eden bir başkanın baskısıyla karşı karşıya kalabilir.ÇİN EKONOMİSİ İÇİN YENİ RİSKLERÇin ekonomisi açısından ise İran’dan indirimli petrol ithalatının sona ermesi yeni bir risk unsuru olarak görülüyor.Bu durumun Trump’ın gümrük vergileri ve emlak piyasasındaki çöküşün yarattığı baskıya ilave bir yük oluşturabileceği belirtiliyor.Bloomberg Economics ekonomistleri, “Elbette Washington ve Tahran’ın bir çıkış yolu bulması, petrolün tırmanış öncesi ortalaması olan varil başına 65 dolara geri dönmesi ve küresel ekonominin bir darbeyi atlatması da mümkün. Ancak son işaretler, daha kötüsünün geleceğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.EN KÖTÜ SENARYODA PETROL 108 DOLARA ÇIKABİLİRBloomberg Economics tarafından değerlendirilen en kötü senaryoda çatışmaların devam edeceği varsayılıyor. Bu durumda yoğunlaşan saldırıların rafinerileri ve limanları hedef alabileceği ya da boru hatlarını tahrip ederek enerji üretimini durdurabileceği ifade ediliyor.Bu senaryoya göre ABD, Trump’ın vaat ettiği deniz eskortları ve sigorta önlemlerine ek olarak Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerleri korumak için hava savunması sağlayabilir. Ancak risklerin yüksek kalmaya devam edeceği belirtiliyor.Ekonomistlere göre düşük maliyetli İran insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilecek iyi zamanlanmış toplu saldırılar Hürmüz Boğazı’nı etkili şekilde kapalı tutmaya yetebilir.Bloomberg Economics, Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli kapatılması durumunda petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere göre yüzde 80 artarak varil başına 108 dolara çıkabileceğini öngörüyor. Bu senaryoda petrol fiyatlarının yılın dördüncü çeyreğine kadar yüksek seviyelerde kalabileceği değerlendiriliyor.MERKEZ BANKALARI İÇİN KRİTİK SORU ENFLASYON BEKLENTİLERİEkonomistler merkez bankalarının olası senaryolara vereceği tepkileri de değerlendirdi.Ekonomistlere göre merkez bankaları açısından en kritik soru petrol fiyatlarındaki artış sonrasında enflasyon beklentilerinin sabit kalıp kalmayacağı.“Beklentiler sabit kalırsa, Fed ve ECB enflasyon üzerindeki geçici etkiyi göz ardı ederek büyüme risklerine odaklanabilir ve faiz indirimine gidebilir. Beklentiler sabit kalmazsa, işçilerin daha yüksek ücret talep etmesi, işletmelerin fiyatları artırması ve bunun sonucunda enflasyonist bir sarmalın oluşması endişesi, onları faiz artırımına zorlayabilir.”FED YETKİLİLERİNDEN BELİRSİZLİK UYARISIABD Merkez Bankası yetkilileri de İran’a yönelik saldırıların ekonomi politikası açısından yeni belirsizlikler yarattığını belirtti.Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, faiz oranlarının çeyrek puan indirileceği yönündeki daha önceki öngörüsüne artık eskisi kadar güvenmediğini ifade etti.New York Fed Başkanı John Williams ise finansal piyasalar üzerindeki etkinin şu ana kadar “makul ölçüde sınırlı” olduğunu söyledi.Williams ayrıca enflasyonun daha da yavaşlaması halinde ilave faiz indirimlerinin gerekli olacağını belirterek ABD’de enflasyon oranının 2026 sonunda yüzde 2,5’e, 2027’de ise yüzde 2 seviyesine düşmesini beklediğini açıkladı. Ekonominin ise bu yıl yaklaşık yüzde 2,5 büyüyeceğini ifade etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.