İTO Başkanı Şekib Avdagiç'ten sanayi mesajı: 'Revizyona ihtiyaç var'
İTO Başkanı Şekib Avdagiç'ten sanayi mesajı: 'Revizyona ihtiyaç var'
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, sanayinin milli gelir içinde 2021’de yüzde 25.5 olan payının 2026 itibarıyla yüzde 17.7 seviyesine indiğine işaret ederek, “Sanayimizi yeniden büyütecek şekilde ekonomi programını revize etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle üretici ve ihracatçımızın finansmana erişimi daha makul rakamlarda gerçekleşmeli” dedi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, finansal politikalarda önemli başarılar elde edildiğini, özellikle rezervlerde toparlanma, CDS primindeki düşüş ve yabancı sermaye girişlerinin ekonomi programının en önemli kazanımları arasında yer aldığını söyledi. Avdagiç, verimlilik artışının da bir sınırının olduğunu, dolayısıyla enflasyonla kur arasında korelasyonun mutlaka muhafaza edilmesi gerektiğini savundu.Ekonomi gazetesine konuşan Avdagiç, ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, 2026 ilk çeyreğinde büyümenin yüzde 2.5 seviyesinde gerçekleşmesini, küresel belirsizliğin devam ettiği bir süreçte Türk ekonomisinin dayanıklılığının ve potansiyelinin tescillenmesi olarak gördüklerini dile getirdi. Bununla beraber hane halkı yapısının ekonomiyi ayakta tuttuğuna belirten Avdagiç, “Genç ve dinamik hane halkı yapımız, ticari esnekliğimiz ve üretim motivasyonumuz dünyadaki karışık konjonktüre rağmen ekonomimizi dirayetli ve diri tutuyor” dedi.İTHALAT DA HEDEF ODAKLI OLMALIBirinci çeyrek büyüme rakamlarının daha yakından okunması gerektiğine işaret eden Avdagiç, şunları kaydetti: “İlk çeyrekte yıllık bazda yüzde 2.5 büyüme gerçekleşti. Bu, makul bir rakam gibi gözüküyor. Ama yine burada görüyoruz ki yıllık 2.5 büyümeye karşılık çeyreklik büyümemiz binde 1 mertebesinde. Dolayısıyla bundan sonraki dönemde doğrudan yatırımları ülkemize çekmek, yeni ihraç pazarlarını oluşturmak, bunları desteklemek, mevcut olanları korumak ve ihracat kadar ithalatta da hedef odaklı yürümemiz gerekiyor. Biz bunu sık sık vurguluyoruz. Tüm sektörlerde bunu mutlaka göz önüne amamız gerekiyor. Türkiye sadece ihracatla ilgili rakamları ve hedefleri mal ihracatını açıklamakla kendini sınırlamamalı. Buna bağlı olarak oluşan ithalat rakamları ve bu ithalat rakamları içinde hedeflerin ne olduğunu da çok yakın takip etmeli. Gerekirse bunun mecburi hedeflerini ortaya koymalı ve bu hedeflere uygun politikaları hayata geçirmeli. Birinci çeyrekteki sanayi üretiminin ve ihracatın negatif bölgede kalması önemli bir sinyal olarak karşımıza çıkıyor. Ekonomide kontrollü bir yavaşlama söz konusu. Sanayideki daralmanın yanı sıra dış talebin büyümeyi ciddi oranda aşağı çekmesi, buradaki yavaşlama eğilimini de belirginleştiriyor. İhracata dayalı ekonomi modelimizi sürekli ve etkili şekilde güçlendirmeye devam etmemiz temel önceliğimiz olmalı.”TÜKETEREK DEĞİL ÜRETEREK BÜYÜMELİYİZSanayinin milli gelir içindeki payına ve net ihracata da dikkati çeken Avdagiç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanayi sektörü son çeyrekte çeyrek bazlı binde 8 daraldı. Bu konuda daralan ana maliyet kolu oldu. Türkiye tüketimle büyüyen bir ülke olmamalı. Mutlaka üretimle büyüyen bir ülke olmak zorunda. Sanayinin milli gelir içindeki payı 2021 yılında yüzde 25.5’e kadar çıkmıştı. 2026’nın itibarıyla pay önce yüzde 17.7 seviyesine indi. Türkiye’nin bu oranı önce yüzde 20’ye, sonra yüzde 25’e çıkarma konusunda, daha evvel başardığımızı tekrar başarmak zorunda olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Üretim yapımızı yukarı taşımadan ve bunu sürekli kılmadan ihracatta sıçrama yapmamızın mümkün olmadığını düşünüyorum. Mal ve hizmet ihracatımız ilk çeyrekte geriledi. Net ihracat büyümeye 5 çeyrektir üst üste negatif katkı yapıyor. Bu, çok dikkat edilmesi gereken bir konu. Bir çeyreklik değil, arızi bir durum değil. 5 çeyrektir ihracatın büyümeye katkısı negatif. 2024 yılından bu yana yatırım malı ithalatı, tüketim malı ithalatının gerisinde kalıyor. Bu da çok önemli konu. Türkiye tüketerek büyüyemez. Ama bizim uzun vadede mutlaka yatırımla, sanayi ile ve ihracatla büyümeyi muhafaza ediyor olabilmemiz lazım.”ENFLASYONLA-KUR KORELASYONU KORUNMALIDöviz kurunun seviyesine de vurgu yapan Avdagiç, şunları söyledi: “Enflasyonla kur arasında bir korelasyonun mutlaka muhafaza edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Evet, verimliliğimizi artırmamız, katma değerimizi artırmamız gerekiyor. Öte yandan şüphesiz verimlilik artışının da bir sınırı var. Dolayısıyla ekonomik karşılığı olmayan oranlarda burada artış beklemek de reel olmaz ve sanayimize güç kaybettirir. Sanayimizi yeniden büyütecek şekilde ekonomi programını revize etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle üretici ve ihracatçımızın finansmana erişimi daha makul rakamlarda gerçekleşmeli. Maliyet baskısına maruz kalan ihracatçımız destek- lenmeli ve yaşanan problemler dikkatli bir şekilde kademe kademe çözülmeli.”Öte yandan, finansal politikalarda önemli başarılar elde edildiğinin de altını çizen Avdagiç, “Son aylarda rezervlerde sağlanan toparlanma, CDS primindeki düşüş ve yabancı sermaye girişleri programın en önemli kazanımları arasında yer alıyor” dedi.İDTM’YE 12 BİN KİŞİLİK KONGRE ALANI İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’nde (İDTM) hayata geçirilen yeni hol binasına ilişkin de şu bilgileri paylaştı: “İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’nde yeni yaptığımız 40 bin metrelik yeni bir hol binamız var. Bu hol binasının üst katı 200 metreye 100 metre kesintisiz net bir alan. Dolayısıyla burada sadece bir holde 12 bin kişiyi ağırlayabilecek kongre yapılması mümkün olacak. İnşallah bu yapı iki sene içinde tamamlanınca kongre turizmi çalışmalarımıza yeni bir ivme kazandıracak.”ENERJİDE İRAN VE YAPAY ZEKA RİSKİ İran dosyasının ve yapay zekanın enerji ihtiyacının önümüzdeki döneme damga vuracağını belirten Başkan Avdagiç, şunları söyledi: “İran dosyasının nasıl kapanacağı, bunun orta ve uzun vadede enerji fiyatlarını nasıl etkileyeceği, önemli iki soru olarak önümüzde duruyor. Orta vadede yapay zeka kaynaklı yatırım dalgasının enerji ve jeopolitik şokların oluşturduğu maliyet baskısını telafi edip etmeyeceği de tartışma konularının başında geliyor. Yapay zeka, çok ciddi enerji ihtiyacı hissettiren bir yatırım süreci. Dolayısıyla yapay zeka ile ilgili gerekli enerji ihtiyacı da daha hızlı bir şekilde artıyor. Bunun da karşılanması, başlı başına bir soru işareti olarak karşımızda duruyor.”ÇİN’DEN İTHALATTA ‘ORTA KORİDOR’ RİSKİSon dönemde öne çıkan Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının sadece ulaştırma projeleri olarak değil, aynı zamanda ekonomik güç projeleri olarak görüldüğünü belirten Şekib Avdagiç, “Tabii bu projeler ciddi riskler de barındırıyor. Çin’deki malı karayolu ile 18 günde Türkiye’ye, Türkiye’den Avrupa’ya gönderirseniz, bunun da şu anda Çin’den yapılan 50 milyar dolarlık ithalatı nerelere taşıyabileceğini siz düşünün. Dolayısıyla bunun avantaj mı, dezavantaj mı olduğu, yerli sanayi üzerinde baskı oluşturup oluşturmayacağı da bir realite olarak karşımızda duruyor” dedi.Türkiye’nin ticaret yollarındaki tarihsel rolüne vurgu yapan Avdagiç, “Türkiye üzerinden gelen kara taşımacılığında, gerek akaryakıt gerekse doğalgaz anlamında, yaşanan tüm küresel krizlere rağmen bu hatlarda hiçbir aksama yaşanmadı. Türkiye’nin ne kadar güvenilir bir ülke olduğunun ispat edildiğinin altını çizmek istiyorum. Türkler ticaret geçiş yollarına hakim olan büyük devletler kurarak, fırsatları değerlendirme geleneğine sahip olduklarını gösterdiler. Bu kez de öyle olacağına inanıyoruz” diye konuştu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.