İstanbul Ticaret Odası haziran ayı Meclis Toplantısı’ndan yansımalar

Gündem 12.06.2026 - 10:07, Güncelleme: 12.06.2026 - 10:07 209 kez okundu.
 

İstanbul Ticaret Odası haziran ayı Meclis Toplantısı’ndan yansımalar

İstanbul Ticaret Odası haziran ayı Meclis Toplantısı, Eminönü Merkez Binası'nda yapıldı.
EDEBİYATÇILARIMIZ GÖNÜLLERİMİZDE MÜSTESNA BİR YER ETTİ İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, Oda’nın haziran ayı Meclis Toplantısı’nda milletin gönlünde yer edinen kıymetli edebiyat insanlarına dikkat çekti. Konuşmasının başında Gazze’deki dramdan, İsrail’in ve ABD’nin saldırgan politikalarından bahseden Dr. Erken, “Her zaman zalimin karşısında ve mazlumun yanındayız. Hukuk tanımayan ve başkalarının topraklarında gözü olanlara karşıyız” dedi. Dr. Erken, şunları söyledi: “Bu ay üç kıymetli edebiyat insanını yâd ettik. 7 Haziran, Abdurrahim Karakoç, Cahit Zarifoğlu ve Mevlana İdris Zengin’in vefat yıldönümüydü. Türk şiirinin büyük üstadlarından Abdurrahim Karakoç’un vefatının üzerinden 14 yıl geçti. “Mihriban”, “Dosta Doğru”, “Hasan’a Mektuplar” ve “Anadolu’da Bahar” gibi eserleriyle hafızalara kazınan Karakoç, milletimizin değerlerine verdiği önemle gönüllerimizde müstesna bir yer edinmişti. “Yedi Güzel Adam”, “Bir Değirmendir Bu Dünya”, “Serçekuş”, “Yaşamak” ve “Kuşların Dili” gibi eserleriyle tanınan Zarifoğlu da şiir ve düşünce dünyasında kendine özgü bir yer edinmişti. Rasim Özdenören, Alaeddin Özdenören, Erdem Bayazıt, Mehmet Akif İnan gibi isimlerle aynı edebiyat iklimini paylaşan Zarifoğlu, Türk kültür hayatında derin izler bıraktı.Mevlana İdris Zengin de çocuk edebiyatının ve düşünce dünyamızın önemli isimlerindendi. Allah cümlesine rahmet eylesin.”ALGILAYIŞ BİÇİMİNİ İNCELTİYOR“Edebiyat ve sanat mahfilleri, yalnızca bilgi edinilen yerler değil; insanın zevkini, muhakemesini ve dünyayı algılayış biçimini de incelten mekteplerdir” diyen Dr. Erhan Erken, şöyle devam etti: “Kitaplardan öğrenilen bilgi, çoğu zaman bu mahfillerde ete kemiğe bürünür; fikirler şahsiyetlere, eserler hayat hikâyelerine dönüşür. Dolayısıyla sohbet meclisleri çok önemlidir. Bazı fikirler kitaplarda okunur; bazıları ise ancak bir çay masasında, bir sanatkârın hatırasında ve nitelikli bir sohbet meclisinde daha iyi kavranabilir. Ahmet Hamdi Tanpınar, bir öğrencisi çok kitap okuduğunu söylediğinde ona şu minvalde cevap vermişti: ‘Yalnız kitap okumak yetmez; insanları da okumak gerekir.’ Yalnız bu söz bile insanlarla bu tür nitelikli ortamlarda birlikte olmak, sohbet etmek ve fikir alışverişinde bulunmanın önemini anlatmaya yeter sanırım. Bizim bu Meclisimizin de her zaman nitelikli bir dost meclisi olduğuna, burada çok önemli bilgilerin, fikirlerin, değerlerin ve yaklaşımların paylaşıldığına inanmışımdır. Onun için ticari hayatımızın ve ekonominin her yönünü konuşurken; edebiyatın, erdemin, felsefenin, şiirin ve mizahın da bu Meclis’te yer bulması gerektiğini düşünmüşümdür. İnanıyorum ki insanoğlunu zenginleştiren yalnız serveti değil; kültürü, fikir dünyası ve sahip olduğu gönül iklimidir.”Kapalıçarşı için iki öneriMehmet Musa Evin-Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi: Kapalıçarşı, dünyada en çok gezilen AVM, turizm yönünden de çok aktif. Geçen yıl 92 milyon ziyaretçisi olmuş. Önceden turist otobüslerinin yanaştığı yerler vardı, fakat o park alanları kaldırıldığı için turistler zorlanıyor, işletmeler de sıkıntı çekiyor. Turist otobüslerinin park yeri için çözüm üretilmeli. Dünyadaki AVM’ler pazar günü açık. Kapalıçarşı pazar günleri de açık olsa daha çok turist çok daha rahat alışveriş yapar. Nefes Kredisi’nde faiz düşük ama ulaşması zor. TOBB talep toplasın, onun içinden kura çekilsin. Öyle daha iyi olur. Kredi çıktığında da işlemler bir günde tamamlansın. Bankalar dosya masrafı alıyor, sigorta yapıyor. Bu maliyetler de zordaki firmalar için yük. İstanbul İhracatçılar Vakfı turizm acentesi oldu, seyahatler bu şekilde yapılıyor. Önerimiz, İTO da bir seyahat acentesi kurarsa seyahatlerimiz kolay olur.Alacağımızı faizde tutuyorlarSalih Dursun-İşletme Destek Hizmetleri Meslek Komitesi: İşletmelerin en büyük sorunu finansmana erişim. Ancak hizmet veren firmaların hak ettikleri ödemeleri zamanında alamamaları da önemli. Tahsilat büyük problem. Geçmiş yıllarda bu oran yüzde 10’du, şimdi yüzde 50’lere ulaştı. Hizmet veren şirketlerin parası finansman aracı olarak kullanılıyor. Ödemeyi geciktirerek parayı faizde kullanmak, ticari ahlak ve güvenlik sorunu oluşturuyor. Parasını geç alan firma zarar ediyor. Sorunun bir diğer boyutu da hukuki süreçte yaşanıyor. Davalar ve icra süreci çok uzun sürüyor. Üst işveren zaman kazanırken hizmet veren bütün yükü omuzlarında taşıyor. Nefes Kredisi’nde kaynakların doğru yerlere ulaşması önemli. Krediye zaten erişimi olanların da bundan faydalandığını görüyoruz. Ödeme disiplini ve alacakların korunması için yeni düzenleme yapılmalı. Ucuz değil güvenli üretici olalımRecep Temur-Dokuma Meslek Komitesi: Tekstil iplikten, kumaştan ibaret değildir, bir kültürün kendini ifade etme biçimidir. Bir tarafta üretim gücü ile öne çıkan ülkeler, diğer tarafta marka gücü ile öne çıkan ülkeler mevcut. Moda tüketim kültürünü yönetir hale geldi, insana kendisini sürekli eksik hissettiren sisteme dönüştü. Artık kıyafet eskidiği için değil, birkaç kere sosyal medyada göründüğü için değer kaybediyor. Her yıl milyarlarca parça tekstil ürünü çöpe gidiyor. Birçok küresel marka insanların çok düşük ücretlerle çalıştığı yerde maliyet avantajı arıyor. Avrupa’da etik üretim konuşulurken Asya’da nehirler kirletiliyor. Bizler daha fazla üretmeyi değil, daha doğru üretmeyi hedeflemeliyiz. Dünyada güvenli üretici olmak, ucuz üretici olmaktan daha iyidir. Artık çevreye saygılı, elit üretenler öne çıkacak. Türkiye bu konuda öncü olabilir. Türk sanayicisi ucuzluk yarışında kendini kaybetmemeli. Türk tekstil sektörü dünyaya insan merkezli üretim modeli sunabilir. Kömür her alanda kullanılıyorHüseyin Akarçeşme-Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Meslek Komitesi: Üye sayımızın düşmesinden dolayı Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Komitesi ile Demir Dışı Metaller Komitesi birleşti. Kasım 2026’daki seçimlerde iki komite birleşmiş vaziyette tek liste halinde seçime gidecek. Kömür sektörü ülkemiz için çok önemli; ayakta tutulması gerekir. Kömür bizim olmazsa olmazımız. Doğru teknolojilerin kullanılmasıyla birçok kömür türünün çevreyi kirletmeden verimli bir şekilde yakılması ve kullanılması mümkün. Yani sıfıra yakın ya da sıfır emisyonla kullanılması mümkün. Küresel ısınma da bir felaket senaryosudur; küresel ısınma yoktur arkadaşlar. Bu dünyadaki küresel periyotlardır, döngüdür. 'Bu çağda kömür mü kaldı?' diyenlere net cevaplar verebilirim. Sakarin olarak bilinen şeker atıştırmalığı ve şeker yerine kullanılan beyaz ilaç maddesi kömür katkısıyla elde edilir. Mide ilaçlarının büyük bölümü kömür tozundan üretilir. Makyaj malzemeleri ve kozmetik ürünlerin birçoğunun imalatında kömür kullanılır. Filtre sanayinde kömür kullanılır; kömür parçacıkları en önemli süzgeç görevi yapan maddelerdir. Bakır sanayinde bakırın elde edilmesi işleminde mangal kömürü kullanılır. Genç kömürler gübre olarak kullanılır; Leonardit muhteşem bir gübredir. Devletlerin gücü enerjiye bağlıBülent Şen-Enerji Meslek Komitesi: AB’de elektriğin yüzde 23’ü nükleer, yüzde 17’si rüzgar, yüzde 16’sı doğalgaz kaynaklı üretiliyor. Nükleer güç santralleri yapılmasına karşı çıkanların nükleer gücü var. Eğer Brent petrol 90 doların altına iniyorsa bir şekilde müdahale ediliyor. 90 doların üstü birilerine yarıyor, birilerine yaramıyor. Net ihracatçılara yarıyor, net ithalatçılara veya bu işin ticaretini yapan kişilere yarıyor. Türkiye’de Akkuyu’nun ardından Sinop ve Trakya nükleer güç santrallerinin yapımı konuşuluyor. Çünkü Türkiye enerji kaynaklarını çeşitlendirmek zorunda. ABD ile Çin arasında inanılmaz bir güç gösterisi var. Çin’in ABD’ye ihracatı yıllık bazda yüzde 19.6 oranında artmış. İthalat tarafında bir ürün öne çıkıyor, yarı iletkenler, yüzde 68 artmış. Devletlerin gücü artık askeri güçleriyle birlikte enerji yönetim kapasiteleri, enerjiye sahip olma kapasiteleri, güvenli ticaret kapasiteleri, altyapı kapasiteleri ve enerji üretim noktalarına yakınlık özellikleri gibi kriterlerden geçiyor. Özellikle enerjinin izlediği yollar, lojistik koridorlar, doğal kaynakların akış yolu önümüzdeki süreçte küresel siyasetin merkezinin önünü açacaktır.AB fonlarını kullanalımAhmet Gediz Tatar-Restorasyon ve İzolasyon Meslek Komitesi: AB fonlarında 95.5 milyar Euro olan devasa bir kaynak var. Bu imkanı üyelerimize nasıl kazandırabiliriz? Türkiye bu fon için 14.5 milyar Euro hedef koydu, ancak istenen seviyede değil. Bu fondan faydalanmak için doğru proje yapılmalı ve doğru ortaklıklar kurulmalı. İTO’nun İhracata İlk Adım Projesi gibi bir proje hazırlanmalı. ‘Avrupa fonlarına ilk adım’ programını hayata geçirmeliyiz. Üyelerimizin bunlardan nasıl faydalanacağını anlatmamız gerekiyor. Eksik olan şey bilgi değil, bilgiyi projeye dönüştürememektir. Bir fonu anlatmak ile o fonu projelendirmek arasında büyük fark var. Yeni bir seminer önermiyorum, sonuç odaklı uzun soluklu bir program yapılmasını talep ediyorum. Avrupa fonlarını sadece takip eden değil, onlar için proje üreten durumda olmalıyız.Enerji santrallerinde mağduriyet olmasınAli Bakaner-Demir Dışı Metellar: 5/1-h düzenlemesi tarım dışı arazilerin güneş enerji santrali (GES) kurulumuna, yatırımlarına açılması demektir. Bu düzenleme sanayiciler ve üreticiler için yararlı bir uygulama oldu. Bizler; maliyetlerimizi aşağı çekmek, karbon salınımını azaltmak için -borçlanarak da olsa- yatırımlar yaptık. Ancak iletim ve dağıtım bedelleri çok artırıldı, alım satım arasındaki birim fiyat farkı açıldı. Şimdiye kadar aylık mahsuplaşma devam ediyordu; şimdilerde saatlik bir uygulamaya geçilmek isteniyor. Mahsuplaşma sisteminde, yatırımcı aleyhine geriye dönük değişiklik yapılmamasını diliyoruz. İhracatımızı artırmak için kurulan güneş enerji santralleri, üreticilerimizi mağdur eden bir uygulamaya dönüşmemeli diyoruz.Trafo işlemleri gecikmesinRecep Yeşilyurt-Konut İnşaatı Meslek Komitesi: İnşaat ruhsatları alınırken ilgili belediyeler tarafından enerji kurumlarına müsaade belgesi yazılır. Bu kurumlar çeşitli kriterlere göre ruhsat aşamasında projeyi inceler. Bizler de bu şarta göre hareket ederiz. Projede yedek trafo şartı çıkarsa ona göre trafo yapar, süreci bekleriz. Projede uygun bir yer yoksa yer tahsisi konusunda destek isteriz. Bu aşamada projelerimiz teslim noktasına geliyor. Bu süreçten sonra dairenin elektriksiz kalmaması için yazışmalar yapıyoruz ama kurumdan net cevap gelmiyor. Çıkan sorunları çözmek için eş dost aramak zorunda kalmayalım, resmi, şeffaf, kurumsal bir sistem olmalı. Müteahhit olarak her şartı yerine getiriyoruz. Ama belirlenen şartlar zamanla uyumlu gitmiyor. Enerji müsaade işlemleri yapılırken ruhsat aşamasında her şey halledilmeli.Oda gündem belirliyorNoman Sağ-Mali Müşavirlik Meslek Komitesi: Nefes Kredisi açıldığı gün saat 10.00’da banka şubelerindeki kapasitelerin bittiği söyleniyor. Geçen dönemlerde de aynısı oldu. Böyle olmamalı. Diğer yandan kamu alacaklarının yapılandırılmasına dair vergi ve sigorta alacaklarının 36 aydan 72 aya çıkartılmasıyla ilgili 7586 Sayılı Kanun değişikliği yapıldı. Bu da İTO’nun, bu Meclis salonundan çıkan bir düşünceyi dillendirmesi ve basın mensubu arkadaşlarımızın da ilgisiyle oldu. Yani bu Oda’nın başarısı, bu Meclis’in başarısı. Çünkü gerçekten adil, gerçek bir yapılandırma şimdi oturdu diyelim. Bu anlamda güzel bir çalışma yapıldı. Diğer yandan kurumlar vergisi indirim ve istisnaları çoğaldı, çok ciddi anlamda bir sıkıntımız var. Bu indirim ve istisnaların raporlarını yazamayacağımız noktaya geldik. 
İstanbul Ticaret Odası haziran ayı Meclis Toplantısı, Eminönü Merkez Binası'nda yapıldı.

EDEBİYATÇILARIMIZ GÖNÜLLERİMİZDE MÜSTESNA BİR YER ETTİ İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, Oda’nın haziran ayı Meclis Toplantısı’nda milletin gönlünde yer edinen kıymetli edebiyat insanlarına dikkat çekti. Konuşmasının başında Gazze’deki dramdan, İsrail’in ve ABD’nin saldırgan politikalarından bahseden Dr. Erken, “Her zaman zalimin karşısında ve mazlumun yanındayız. Hukuk tanımayan ve başkalarının topraklarında gözü olanlara karşıyız” dedi. Dr. Erken, şunları söyledi: “Bu ay üç kıymetli edebiyat insanını yâd ettik. 7 Haziran, Abdurrahim Karakoç, Cahit Zarifoğlu ve Mevlana İdris Zengin’in vefat yıldönümüydü. Türk şiirinin büyük üstadlarından Abdurrahim Karakoç’un vefatının üzerinden 14 yıl geçti. “Mihriban”, “Dosta Doğru”, “Hasan’a Mektuplar” ve “Anadolu’da Bahar” gibi eserleriyle hafızalara kazınan Karakoç, milletimizin değerlerine verdiği önemle gönüllerimizde müstesna bir yer edinmişti. “Yedi Güzel Adam”, “Bir Değirmendir Bu Dünya”, “Serçekuş”, “Yaşamak” ve “Kuşların Dili” gibi eserleriyle tanınan Zarifoğlu da şiir ve düşünce dünyasında kendine özgü bir yer edinmişti. Rasim Özdenören, Alaeddin Özdenören, Erdem Bayazıt, Mehmet Akif İnan gibi isimlerle aynı edebiyat iklimini paylaşan Zarifoğlu, Türk kültür hayatında derin izler bıraktı.Mevlana İdris Zengin de çocuk edebiyatının ve düşünce dünyamızın önemli isimlerindendi. Allah cümlesine rahmet eylesin.”ALGILAYIŞ BİÇİMİNİ İNCELTİYOR“Edebiyat ve sanat mahfilleri, yalnızca bilgi edinilen yerler değil; insanın zevkini, muhakemesini ve dünyayı algılayış biçimini de incelten mekteplerdir” diyen Dr. Erhan Erken, şöyle devam etti: “Kitaplardan öğrenilen bilgi, çoğu zaman bu mahfillerde ete kemiğe bürünür; fikirler şahsiyetlere, eserler hayat hikâyelerine dönüşür. Dolayısıyla sohbet meclisleri çok önemlidir. Bazı fikirler kitaplarda okunur; bazıları ise ancak bir çay masasında, bir sanatkârın hatırasında ve nitelikli bir sohbet meclisinde daha iyi kavranabilir. Ahmet Hamdi Tanpınar, bir öğrencisi çok kitap okuduğunu söylediğinde ona şu minvalde cevap vermişti: ‘Yalnız kitap okumak yetmez; insanları da okumak gerekir.’ Yalnız bu söz bile insanlarla bu tür nitelikli ortamlarda birlikte olmak, sohbet etmek ve fikir alışverişinde bulunmanın önemini anlatmaya yeter sanırım. Bizim bu Meclisimizin de her zaman nitelikli bir dost meclisi olduğuna, burada çok önemli bilgilerin, fikirlerin, değerlerin ve yaklaşımların paylaşıldığına inanmışımdır. Onun için ticari hayatımızın ve ekonominin her yönünü konuşurken; edebiyatın, erdemin, felsefenin, şiirin ve mizahın da bu Meclis’te yer bulması gerektiğini düşünmüşümdür. İnanıyorum ki insanoğlunu zenginleştiren yalnız serveti değil; kültürü, fikir dünyası ve sahip olduğu gönül iklimidir.”Kapalıçarşı için iki öneriMehmet Musa Evin-Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi: Kapalıçarşı, dünyada en çok gezilen AVM, turizm yönünden de çok aktif. Geçen yıl 92 milyon ziyaretçisi olmuş. Önceden turist otobüslerinin yanaştığı yerler vardı, fakat o park alanları kaldırıldığı için turistler zorlanıyor, işletmeler de sıkıntı çekiyor. Turist otobüslerinin park yeri için çözüm üretilmeli. Dünyadaki AVM’ler pazar günü açık. Kapalıçarşı pazar günleri de açık olsa daha çok turist çok daha rahat alışveriş yapar. Nefes Kredisi’nde faiz düşük ama ulaşması zor. TOBB talep toplasın, onun içinden kura çekilsin. Öyle daha iyi olur. Kredi çıktığında da işlemler bir günde tamamlansın. Bankalar dosya masrafı alıyor, sigorta yapıyor. Bu maliyetler de zordaki firmalar için yük. İstanbul İhracatçılar Vakfı turizm acentesi oldu, seyahatler bu şekilde yapılıyor. Önerimiz, İTO da bir seyahat acentesi kurarsa seyahatlerimiz kolay olur.Alacağımızı faizde tutuyorlarSalih Dursun-İşletme Destek Hizmetleri Meslek Komitesi: İşletmelerin en büyük sorunu finansmana erişim. Ancak hizmet veren firmaların hak ettikleri ödemeleri zamanında alamamaları da önemli. Tahsilat büyük problem. Geçmiş yıllarda bu oran yüzde 10’du, şimdi yüzde 50’lere ulaştı. Hizmet veren şirketlerin parası finansman aracı olarak kullanılıyor. Ödemeyi geciktirerek parayı faizde kullanmak, ticari ahlak ve güvenlik sorunu oluşturuyor. Parasını geç alan firma zarar ediyor. Sorunun bir diğer boyutu da hukuki süreçte yaşanıyor. Davalar ve icra süreci çok uzun sürüyor. Üst işveren zaman kazanırken hizmet veren bütün yükü omuzlarında taşıyor. Nefes Kredisi’nde kaynakların doğru yerlere ulaşması önemli. Krediye zaten erişimi olanların da bundan faydalandığını görüyoruz. Ödeme disiplini ve alacakların korunması için yeni düzenleme yapılmalı. Ucuz değil güvenli üretici olalımRecep Temur-Dokuma Meslek Komitesi: Tekstil iplikten, kumaştan ibaret değildir, bir kültürün kendini ifade etme biçimidir. Bir tarafta üretim gücü ile öne çıkan ülkeler, diğer tarafta marka gücü ile öne çıkan ülkeler mevcut. Moda tüketim kültürünü yönetir hale geldi, insana kendisini sürekli eksik hissettiren sisteme dönüştü. Artık kıyafet eskidiği için değil, birkaç kere sosyal medyada göründüğü için değer kaybediyor. Her yıl milyarlarca parça tekstil ürünü çöpe gidiyor. Birçok küresel marka insanların çok düşük ücretlerle çalıştığı yerde maliyet avantajı arıyor. Avrupa’da etik üretim konuşulurken Asya’da nehirler kirletiliyor. Bizler daha fazla üretmeyi değil, daha doğru üretmeyi hedeflemeliyiz. Dünyada güvenli üretici olmak, ucuz üretici olmaktan daha iyidir. Artık çevreye saygılı, elit üretenler öne çıkacak. Türkiye bu konuda öncü olabilir. Türk sanayicisi ucuzluk yarışında kendini kaybetmemeli. Türk tekstil sektörü dünyaya insan merkezli üretim modeli sunabilir. Kömür her alanda kullanılıyorHüseyin Akarçeşme-Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Meslek Komitesi: Üye sayımızın düşmesinden dolayı Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Komitesi ile Demir Dışı Metaller Komitesi birleşti. Kasım 2026’daki seçimlerde iki komite birleşmiş vaziyette tek liste halinde seçime gidecek. Kömür sektörü ülkemiz için çok önemli; ayakta tutulması gerekir. Kömür bizim olmazsa olmazımız. Doğru teknolojilerin kullanılmasıyla birçok kömür türünün çevreyi kirletmeden verimli bir şekilde yakılması ve kullanılması mümkün. Yani sıfıra yakın ya da sıfır emisyonla kullanılması mümkün. Küresel ısınma da bir felaket senaryosudur; küresel ısınma yoktur arkadaşlar. Bu dünyadaki küresel periyotlardır, döngüdür. 'Bu çağda kömür mü kaldı?' diyenlere net cevaplar verebilirim. Sakarin olarak bilinen şeker atıştırmalığı ve şeker yerine kullanılan beyaz ilaç maddesi kömür katkısıyla elde edilir. Mide ilaçlarının büyük bölümü kömür tozundan üretilir. Makyaj malzemeleri ve kozmetik ürünlerin birçoğunun imalatında kömür kullanılır. Filtre sanayinde kömür kullanılır; kömür parçacıkları en önemli süzgeç görevi yapan maddelerdir. Bakır sanayinde bakırın elde edilmesi işleminde mangal kömürü kullanılır. Genç kömürler gübre olarak kullanılır; Leonardit muhteşem bir gübredir. Devletlerin gücü enerjiye bağlıBülent Şen-Enerji Meslek Komitesi: AB’de elektriğin yüzde 23’ü nükleer, yüzde 17’si rüzgar, yüzde 16’sı doğalgaz kaynaklı üretiliyor. Nükleer güç santralleri yapılmasına karşı çıkanların nükleer gücü var. Eğer Brent petrol 90 doların altına iniyorsa bir şekilde müdahale ediliyor. 90 doların üstü birilerine yarıyor, birilerine yaramıyor. Net ihracatçılara yarıyor, net ithalatçılara veya bu işin ticaretini yapan kişilere yarıyor. Türkiye’de Akkuyu’nun ardından Sinop ve Trakya nükleer güç santrallerinin yapımı konuşuluyor. Çünkü Türkiye enerji kaynaklarını çeşitlendirmek zorunda. ABD ile Çin arasında inanılmaz bir güç gösterisi var. Çin’in ABD’ye ihracatı yıllık bazda yüzde 19.6 oranında artmış. İthalat tarafında bir ürün öne çıkıyor, yarı iletkenler, yüzde 68 artmış. Devletlerin gücü artık askeri güçleriyle birlikte enerji yönetim kapasiteleri, enerjiye sahip olma kapasiteleri, güvenli ticaret kapasiteleri, altyapı kapasiteleri ve enerji üretim noktalarına yakınlık özellikleri gibi kriterlerden geçiyor. Özellikle enerjinin izlediği yollar, lojistik koridorlar, doğal kaynakların akış yolu önümüzdeki süreçte küresel siyasetin merkezinin önünü açacaktır.AB fonlarını kullanalımAhmet Gediz Tatar-Restorasyon ve İzolasyon Meslek Komitesi: AB fonlarında 95.5 milyar Euro olan devasa bir kaynak var. Bu imkanı üyelerimize nasıl kazandırabiliriz? Türkiye bu fon için 14.5 milyar Euro hedef koydu, ancak istenen seviyede değil. Bu fondan faydalanmak için doğru proje yapılmalı ve doğru ortaklıklar kurulmalı. İTO’nun İhracata İlk Adım Projesi gibi bir proje hazırlanmalı. ‘Avrupa fonlarına ilk adım’ programını hayata geçirmeliyiz. Üyelerimizin bunlardan nasıl faydalanacağını anlatmamız gerekiyor. Eksik olan şey bilgi değil, bilgiyi projeye dönüştürememektir. Bir fonu anlatmak ile o fonu projelendirmek arasında büyük fark var. Yeni bir seminer önermiyorum, sonuç odaklı uzun soluklu bir program yapılmasını talep ediyorum. Avrupa fonlarını sadece takip eden değil, onlar için proje üreten durumda olmalıyız.Enerji santrallerinde mağduriyet olmasınAli Bakaner-Demir Dışı Metellar: 5/1-h düzenlemesi tarım dışı arazilerin güneş enerji santrali (GES) kurulumuna, yatırımlarına açılması demektir. Bu düzenleme sanayiciler ve üreticiler için yararlı bir uygulama oldu. Bizler; maliyetlerimizi aşağı çekmek, karbon salınımını azaltmak için -borçlanarak da olsa- yatırımlar yaptık. Ancak iletim ve dağıtım bedelleri çok artırıldı, alım satım arasındaki birim fiyat farkı açıldı. Şimdiye kadar aylık mahsuplaşma devam ediyordu; şimdilerde saatlik bir uygulamaya geçilmek isteniyor. Mahsuplaşma sisteminde, yatırımcı aleyhine geriye dönük değişiklik yapılmamasını diliyoruz. İhracatımızı artırmak için kurulan güneş enerji santralleri, üreticilerimizi mağdur eden bir uygulamaya dönüşmemeli diyoruz.Trafo işlemleri gecikmesinRecep Yeşilyurt-Konut İnşaatı Meslek Komitesi: İnşaat ruhsatları alınırken ilgili belediyeler tarafından enerji kurumlarına müsaade belgesi yazılır. Bu kurumlar çeşitli kriterlere göre ruhsat aşamasında projeyi inceler. Bizler de bu şarta göre hareket ederiz. Projede yedek trafo şartı çıkarsa ona göre trafo yapar, süreci bekleriz. Projede uygun bir yer yoksa yer tahsisi konusunda destek isteriz. Bu aşamada projelerimiz teslim noktasına geliyor. Bu süreçten sonra dairenin elektriksiz kalmaması için yazışmalar yapıyoruz ama kurumdan net cevap gelmiyor. Çıkan sorunları çözmek için eş dost aramak zorunda kalmayalım, resmi, şeffaf, kurumsal bir sistem olmalı. Müteahhit olarak her şartı yerine getiriyoruz. Ama belirlenen şartlar zamanla uyumlu gitmiyor. Enerji müsaade işlemleri yapılırken ruhsat aşamasında her şey halledilmeli.Oda gündem belirliyorNoman Sağ-Mali Müşavirlik Meslek Komitesi: Nefes Kredisi açıldığı gün saat 10.00’da banka şubelerindeki kapasitelerin bittiği söyleniyor. Geçen dönemlerde de aynısı oldu. Böyle olmamalı. Diğer yandan kamu alacaklarının yapılandırılmasına dair vergi ve sigorta alacaklarının 36 aydan 72 aya çıkartılmasıyla ilgili 7586 Sayılı Kanun değişikliği yapıldı. Bu da İTO’nun, bu Meclis salonundan çıkan bir düşünceyi dillendirmesi ve basın mensubu arkadaşlarımızın da ilgisiyle oldu. Yani bu Oda’nın başarısı, bu Meclis’in başarısı. Çünkü gerçekten adil, gerçek bir yapılandırma şimdi oturdu diyelim. Bu anlamda güzel bir çalışma yapıldı. Diğer yandan kurumlar vergisi indirim ve istisnaları çoğaldı, çok ciddi anlamda bir sıkıntımız var. Bu indirim ve istisnaların raporlarını yazamayacağımız noktaya geldik. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.