Gökyüzünde yeşil dönüşüm: Rolls-Royce’tan hibrit uçak motoru

Gündem 17.02.2026 - 18:00, Güncelleme: 17.02.2026 - 18:00 224 kez okundu.
 

Gökyüzünde yeşil dönüşüm: Rolls-Royce’tan hibrit uçak motoru

Otomotiv sektöründe başarı yakalayan hibrit teknolojisi, şimdi de havacılık endüstrisinin geleceğini şekillendirmeye hazırlanıyor. İngiliz motor devi Rolls-Royce ve Norveçli araştırma kuruluşu SINTEF, iç hat uçuşlarında karbon emisyonlarını yüzde 30 oranında azaltacak yeni nesil hibrit uçak motoru için stratejik bir ortaklık kurdu.
Küresel havacılık sektörü, Avrupa Birliği’nin toplam emisyonlarının yaklaşık yüzde dördünü oluştururken, sektör temsilcileri bu oranı düşürmek için mühendislik sınırlarını zorluyor. Rolls-Royce ve SINTEF tarafından yürütülen proje, pervaneyi döndürmek için elektrikli motor ile içten yanmalı motoru birleştiren hibrit bir sistemi merkeze alıyor. Özellikle kısa mesafeli iç hat uçuşlarına odaklanan bu teknoloji, AB'nin toplam CO2 emisyonlarını yüzde 1 oranında düşürme potansiyeli taşıyor.ENDÜSTRİYEL STANDARTLAR YENİDEN YAZILIYORHibrit havacılığın önündeki en büyük teknik engel, yüksek voltajlı sistemlerin yalıtım gereksinimleri olarak öne çıkıyor. SINTEF ve Rolls-Royce ekipleri, hibrit motorun en kritik parçası olan stator için yeni bir elektrik yalıtım teknolojisi geliştiriyor.Yüksek frekans zorluğu: Mevcut endüstriyel standartlar 1 kilohertz'e kadar dayanıklılık ölçebilirken, hibrit uçak motorları 50 kilohertz seviyelerine ulaşıyor.Hafiflik ve güvenlik: Geliştirilen yalıtımın, kısa devreyi önleyecek kadar güçlü, uçağın havalanmasını engellemeyecek kadar da ince ve hafif olması gerekiyor.Standart eksikliği: Sektörde henüz bu yüksek voltaj ve frekanslarda hizmet ömrünü hesaplayacak küresel bir standart bulunmaması, Ar-Ge çalışmalarının önemini artırıyor.KÜRESEL REKABET KIZIŞIYOR: GE AEROSPACE SAHNEDEHavacılıkta elektrikli dönüşüm yarışında Rolls-Royce yalnız değil. Geçtiğimiz Ocak ayında GE Aerospace, ticari bir turbofan motoruyla elektrik enerjisi üretme ve aktarma testlerini başarıyla tamamlayarak önemli bir kilometre taşına ulaştı. Bu durum, havacılık yan sanayii ve motor üreticileri arasında "yeşil teknoloji" rekabetinin 2026 yılı itibarıyla stratejik bir seviyeye ulaştığını gösteriyor.LOJİSTİK VE AĞIRLIK KRİZİ: NEDEN İÇ HATLAR?Hibrit teknolojisinin neden öncelikle iç hatlarda denendiği sorusuna SINTEF araştırmacıları "ağırlık-enerji" dengesiyle cevap veriyor. Elektrikli motorlar için kullanılan pillerin, geleneksel jet yakıtından çok daha ağır olması, uzun menzilli uçuşları şu an için imkansız kılıyor. Bu nedenle havacılık endüstrisi, daha kısa rotaları elektrikli hale getirerek operasyonel maliyetleri ve karbon ayak izini minimize etmeyi hedefliyor.Sektörün bu dönüşümü tamamlayabilmesi için; sadece motor değil, daha gelişmiş uçak pervaneleri, elektrikli güç aktarma sistemleri ve her iki motor türünü koordine edecek yeni nesil dişli kutuları üretilmesi gerekiyor. Bu teknolojik dönüşümün, havacılık tedarik zincirinde yeni bir alt sanayi kolu oluşturması bekleniyor.
Otomotiv sektöründe başarı yakalayan hibrit teknolojisi, şimdi de havacılık endüstrisinin geleceğini şekillendirmeye hazırlanıyor. İngiliz motor devi Rolls-Royce ve Norveçli araştırma kuruluşu SINTEF, iç hat uçuşlarında karbon emisyonlarını yüzde 30 oranında azaltacak yeni nesil hibrit uçak motoru için stratejik bir ortaklık kurdu.

Küresel havacılık sektörü, Avrupa Birliği’nin toplam emisyonlarının yaklaşık yüzde dördünü oluştururken, sektör temsilcileri bu oranı düşürmek için mühendislik sınırlarını zorluyor. Rolls-Royce ve SINTEF tarafından yürütülen proje, pervaneyi döndürmek için elektrikli motor ile içten yanmalı motoru birleştiren hibrit bir sistemi merkeze alıyor. Özellikle kısa mesafeli iç hat uçuşlarına odaklanan bu teknoloji, AB'nin toplam CO2 emisyonlarını yüzde 1 oranında düşürme potansiyeli taşıyor.ENDÜSTRİYEL STANDARTLAR YENİDEN YAZILIYORHibrit havacılığın önündeki en büyük teknik engel, yüksek voltajlı sistemlerin yalıtım gereksinimleri olarak öne çıkıyor. SINTEF ve Rolls-Royce ekipleri, hibrit motorun en kritik parçası olan stator için yeni bir elektrik yalıtım teknolojisi geliştiriyor.Yüksek frekans zorluğu: Mevcut endüstriyel standartlar 1 kilohertz'e kadar dayanıklılık ölçebilirken, hibrit uçak motorları 50 kilohertz seviyelerine ulaşıyor.Hafiflik ve güvenlik: Geliştirilen yalıtımın, kısa devreyi önleyecek kadar güçlü, uçağın havalanmasını engellemeyecek kadar da ince ve hafif olması gerekiyor.Standart eksikliği: Sektörde henüz bu yüksek voltaj ve frekanslarda hizmet ömrünü hesaplayacak küresel bir standart bulunmaması, Ar-Ge çalışmalarının önemini artırıyor.KÜRESEL REKABET KIZIŞIYOR: GE AEROSPACE SAHNEDEHavacılıkta elektrikli dönüşüm yarışında Rolls-Royce yalnız değil. Geçtiğimiz Ocak ayında GE Aerospace, ticari bir turbofan motoruyla elektrik enerjisi üretme ve aktarma testlerini başarıyla tamamlayarak önemli bir kilometre taşına ulaştı. Bu durum, havacılık yan sanayii ve motor üreticileri arasında "yeşil teknoloji" rekabetinin 2026 yılı itibarıyla stratejik bir seviyeye ulaştığını gösteriyor.LOJİSTİK VE AĞIRLIK KRİZİ: NEDEN İÇ HATLAR?Hibrit teknolojisinin neden öncelikle iç hatlarda denendiği sorusuna SINTEF araştırmacıları "ağırlık-enerji" dengesiyle cevap veriyor. Elektrikli motorlar için kullanılan pillerin, geleneksel jet yakıtından çok daha ağır olması, uzun menzilli uçuşları şu an için imkansız kılıyor. Bu nedenle havacılık endüstrisi, daha kısa rotaları elektrikli hale getirerek operasyonel maliyetleri ve karbon ayak izini minimize etmeyi hedefliyor.Sektörün bu dönüşümü tamamlayabilmesi için; sadece motor değil, daha gelişmiş uçak pervaneleri, elektrikli güç aktarma sistemleri ve her iki motor türünü koordine edecek yeni nesil dişli kutuları üretilmesi gerekiyor. Bu teknolojik dönüşümün, havacılık tedarik zincirinde yeni bir alt sanayi kolu oluşturması bekleniyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.