Gevher Nesibe Şifahanesi 820 yıldır ayakta: Anadolu’nun ilk tıp fakültesi

Kültür Sanat 15.03.2026 - 10:39, Güncelleme: 15.03.2026 - 10:39 99 kez okundu.
 

Gevher Nesibe Şifahanesi 820 yıldır ayakta: Anadolu’nun ilk tıp fakültesi

Kayseri’de bulunan ve Anadolu’nun ilk tıp fakültesi olarak kabul edilen Gevher Nesibe Şifahanesi, 820 yıldır ayakta kalarak tıp tarihine ışık tutmaya devam ediyor. 1206 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılan tarihi yapı bugün Selçuklu Uygarlığı Müzesi olarak hizmet veriyor.
Anadolu Selçuklu döneminin en önemli sağlık ve eğitim merkezlerinden biri olan Gevher Nesibe Şifahanesi, sekiz asrı aşan geçmişiyle dikkat çekiyor. Kayseri’de yer alan ve Anadolu’nun ilk tıp fakültesi olarak bilinen yapı, Sultan 1. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine 1206 yılında inşa ettirildi. Günümüzde Selçuklu Uygarlığı Müzesi olarak hizmet veren yapı, ziyaretçilerine tıp tarihine uzanan bir yolculuk sunuyor.ANADOLU’NUN İLK TIP FAKÜLTESİGevher Nesibe Şifahanesi, tıp eğitiminin verildiği medrese ile hastaların tedavi edildiği şifahane bölümlerini bir arada barındıran önemli bir sağlık kompleksi olarak biliniyor.Tıp eğitiminin yanı sıra öğrencilerin uygulama yapabildiği tedavi alanları, akıl hastalarına yönelik su ve müzik sesiyle tedavi uygulanan bimarhane bölümü, ilaçların hazırlandığı eczane kısmı ve hastaların düzenli yıkanabileceği hamam bölümü yapının dikkat çeken bölümleri arasında yer alıyor.820 YILLIK TARİHİ YAPI ZAMANA MEYDAN OKUYORKayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, AA muhabirine yaptığı açıklamada iki binadan oluşan tarihi yapının Çifte Medrese, Gevher Nesibe Darüşşifası ve Gıyasiye Medresesi isimleriyle de bilindiğini belirtti.Dursun, yapının Anadolu topraklarındaki en erken tarihli tıp fakültesi olduğunu söyledi.ŞİFAHANE VE MEDRESE AYNI KOMPLEKSTEGevher Nesibe Şifahanesi’nin eğitim ve tedavi fonksiyonlarının birlikte planlandığını ifade eden Dursun, şöyle konuştu:"Tıp fakültelerindeki eğitim sürecinde öğrenciler, hemen bitişiğindeki hastanede de eğitimin bir devamı olarak hastaların tedavisinde yer alıyorlar. Burası aslında bu planlamayla yapılmış."AKIL HASTALARI SU VE MÜZİKLE TEDAVİ EDİLİYORDUYapının bir bölümünde cerrahi müdahale gerektiren hastaların tedavi edildiğini anlatan Dursun, kompleksin diğer bölümleri hakkında şu bilgileri verdi:"Bir dehlizle öbür tarafa geçiliyor. Diğer kısım medrese yani eğitimin verildiği yer. Burada talebeler çeşitli odalarda eğitim alıyor. Hemen yan tarafta ise farklı bir birim daha var. Bimarhane yani akıl hastalarının tedavi edildiği bir nokta. Bu anlamda da çok değerli bir yer. O dönemde Selçuklular dışında akıl hastalıklarının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun diğer ülkelerde bilinmediğini biliyoruz. Selçuklular bunun tedavi edilebilir olduğunu ve suyla, müzikle şifa bulacaklarını bildikleri için burada özel bir bölüm oluşturmuşlar, o tür hastalıkların tedavisi gerçekleştirilmiş."SELÇUKLU DÖNEMİNDE HEKİM YETİŞTİRİLEN MERKEZŞifahanenin eğitim yönüne de dikkat çeken Dursun, burada sadece tedavi yapılmadığını aynı zamanda hekim yetiştirildiğini ifade etti.Dursun, "Tedavinin dışında burada Selçuklu topraklarındaki diğer şifahaneler için de hekimler yetiştiriliyordu. Bu anlamda da çok değerli. Hekimlerin de yetiştiği önemli bir merkez olduğunu görüyoruz." dedi.
Kayseri’de bulunan ve Anadolu’nun ilk tıp fakültesi olarak kabul edilen Gevher Nesibe Şifahanesi, 820 yıldır ayakta kalarak tıp tarihine ışık tutmaya devam ediyor. 1206 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılan tarihi yapı bugün Selçuklu Uygarlığı Müzesi olarak hizmet veriyor.

Anadolu Selçuklu döneminin en önemli sağlık ve eğitim merkezlerinden biri olan Gevher Nesibe Şifahanesi, sekiz asrı aşan geçmişiyle dikkat çekiyor. Kayseri’de yer alan ve Anadolu’nun ilk tıp fakültesi olarak bilinen yapı, Sultan 1. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine 1206 yılında inşa ettirildi. Günümüzde Selçuklu Uygarlığı Müzesi olarak hizmet veren yapı, ziyaretçilerine tıp tarihine uzanan bir yolculuk sunuyor.ANADOLU’NUN İLK TIP FAKÜLTESİGevher Nesibe Şifahanesi, tıp eğitiminin verildiği medrese ile hastaların tedavi edildiği şifahane bölümlerini bir arada barındıran önemli bir sağlık kompleksi olarak biliniyor.Tıp eğitiminin yanı sıra öğrencilerin uygulama yapabildiği tedavi alanları, akıl hastalarına yönelik su ve müzik sesiyle tedavi uygulanan bimarhane bölümü, ilaçların hazırlandığı eczane kısmı ve hastaların düzenli yıkanabileceği hamam bölümü yapının dikkat çeken bölümleri arasında yer alıyor.820 YILLIK TARİHİ YAPI ZAMANA MEYDAN OKUYORKayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, AA muhabirine yaptığı açıklamada iki binadan oluşan tarihi yapının Çifte Medrese, Gevher Nesibe Darüşşifası ve Gıyasiye Medresesi isimleriyle de bilindiğini belirtti.Dursun, yapının Anadolu topraklarındaki en erken tarihli tıp fakültesi olduğunu söyledi.ŞİFAHANE VE MEDRESE AYNI KOMPLEKSTEGevher Nesibe Şifahanesi’nin eğitim ve tedavi fonksiyonlarının birlikte planlandığını ifade eden Dursun, şöyle konuştu:"Tıp fakültelerindeki eğitim sürecinde öğrenciler, hemen bitişiğindeki hastanede de eğitimin bir devamı olarak hastaların tedavisinde yer alıyorlar. Burası aslında bu planlamayla yapılmış."AKIL HASTALARI SU VE MÜZİKLE TEDAVİ EDİLİYORDUYapının bir bölümünde cerrahi müdahale gerektiren hastaların tedavi edildiğini anlatan Dursun, kompleksin diğer bölümleri hakkında şu bilgileri verdi:"Bir dehlizle öbür tarafa geçiliyor. Diğer kısım medrese yani eğitimin verildiği yer. Burada talebeler çeşitli odalarda eğitim alıyor. Hemen yan tarafta ise farklı bir birim daha var. Bimarhane yani akıl hastalarının tedavi edildiği bir nokta. Bu anlamda da çok değerli bir yer. O dönemde Selçuklular dışında akıl hastalıklarının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun diğer ülkelerde bilinmediğini biliyoruz. Selçuklular bunun tedavi edilebilir olduğunu ve suyla, müzikle şifa bulacaklarını bildikleri için burada özel bir bölüm oluşturmuşlar, o tür hastalıkların tedavisi gerçekleştirilmiş."SELÇUKLU DÖNEMİNDE HEKİM YETİŞTİRİLEN MERKEZŞifahanenin eğitim yönüne de dikkat çeken Dursun, burada sadece tedavi yapılmadığını aynı zamanda hekim yetiştirildiğini ifade etti.Dursun, "Tedavinin dışında burada Selçuklu topraklarındaki diğer şifahaneler için de hekimler yetiştiriliyordu. Bu anlamda da çok değerli. Hekimlerin de yetiştiği önemli bir merkez olduğunu görüyoruz." dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.