Deepfake şarkı tehdidine karşı Türk araştırmacılardan çözüm

Gündem 05.03.2026 - 11:03, Güncelleme: 05.03.2026 - 11:03 132 kez okundu.
 

Deepfake şarkı tehdidine karşı Türk araştırmacılardan çözüm

Yapay zeka modellerinin sadece birkaç saniyelik kayıtla sanatçıların seslerini birebir kopyalaması, müzik endüstrisinde büyük bir telif ve gelir krizine yol açıyor. Bu tehdide karşı insan kulağının duyamayacağı ancak yapay zekayı bozan özel bir frekans kalkanı geliştirdi.
Üretken yapay zeka (Generative AI) teknolojilerindeki baş döndürücü hız, eğlence sektörünün temelini oluşturan fikri mülkiyet haklarını ciddi bir tehdit ile karşı karşıya bıraktı. İnternet dünyası, ünlü sanatçıların rızası dışında üretilen ‘deepfake’ şarkılarla dolup taşarken; bu durum müzisyenler için sadece duygusal bir yük değil, aynı zamanda devasa bir gelir kaybı anlamına geliyor.Örneğin, dünyaca ünlü bir sanatçının yeni çıkan bir parçası, saniyeler içinde yapay zeka tarafından klonlanarak binlerce farklı versiyonla internete yayılabiliyor. Bu noktada stüdyo kalitesindeki sentetik taklitleri gerçeğinden ayırmak imkansız hale geliyor. Ancak Binghamton Üniversitesi (New York Eyalet Üniversitesi) ve teknoloji girişimi Cauth AI iş birliğiyle geliştirilen My Music My Choice (MMMC) adlı dijital güvenlik önlemi, bu gidişata ‘dur’ demeye hazırlanıyor.TÜRK ARAŞTIRMACILARIN LİDERLİĞİNDE GÖRÜNMEZ KALKANGeçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen prestijli 39. Sinirsel Bilgi İşleme Sistemleri Konferansı (NeurIPS 2025) Yapay Zeka ile Müzik Çalıştayı'nda tanıtılan teknolojinin arkasında iki başarılı Türk bilim insanı bulunuyor: Binghamton Üniversitesi'nden Doçent Dr. Umur Aybars Çiftçi ve Cauth AI Kurucusu/CEO'su İlke Demir.Doç. Dr. Çiftçi, yapay zekanın kötü niyetli kullanımına dikkat çekerek sorunun boyutunu şu sözlerle özetliyor: "Bu teknoloji aslında eğlence için geliştirildi ancak birinin sesini kolayca alıp normalde söylemediği bir şeyi söylettirebiliyor veya şarkısını çalıp kendinizinmiş gibi gösterebiliyorsunuz. Amacımız, bu hırsızlığı teknolojik bir bariyerle engellemek."SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?My Music My Choice (Benim Müziğim Benim Seçimim) teknolojisi, sesi korumak için şarkının dalga formuna algılanamaz, mikroskobik değişiklikler ekliyor. Sistemin çalışma prensibi şu şekilde işliyor:İnsan kulağı için: Dinleyici şarkıyı açtığında, vokalleri ve müziği orijinal haliyle, hiçbir bozulma veya kalite kaybı olmadan, tamamen aynı şekilde duyar.Yapay zeka için: Kötü niyetli bir yapay zeka modeli bu sesi kopyalamaya çalıştığında, sisteme eklenen bu küçük frekans kaymaları bir güvenlik duvarı işlevi görür. Model, kopyalamak istediği sesi tamamen farklı, bozuk ve anlamsız bir gürültü olarak algılar ve klonlama işlemi başarısız olur.SEKTÖREL ETKİ VE GELECEK VİZYONUCauth AI ile yapılan bu stratejik iş birliği, laboratuvar ortamındaki teorik kavramları endüstriyel ölçekte uygulanabilir ticari bir çözüme dönüştürüyor. Araştırmacılar, bu dijital kalkanı pop, rock, klasik ve caz gibi çeşitli türlerden 150 farklı müzik parçası üzerinde başarıyla test etti. Gelecek aşamada sistemin çok daha büyük veri setleri üzerinde denenmesi ve pazar standartlarını belirlemesi hedefleniyor.Müzisyenler ve plak şirketleri, artık yeni bir parçayı dijital platformlara yüklemeden önce bu teknolojiyi bir ‘dijital filigran’ gibi kullanarak eserlerini yapay zeka korsanlığına karşı güvence altına alabilecek.
Yapay zeka modellerinin sadece birkaç saniyelik kayıtla sanatçıların seslerini birebir kopyalaması, müzik endüstrisinde büyük bir telif ve gelir krizine yol açıyor. Bu tehdide karşı insan kulağının duyamayacağı ancak yapay zekayı bozan özel bir frekans kalkanı geliştirdi.

Üretken yapay zeka (Generative AI) teknolojilerindeki baş döndürücü hız, eğlence sektörünün temelini oluşturan fikri mülkiyet haklarını ciddi bir tehdit ile karşı karşıya bıraktı. İnternet dünyası, ünlü sanatçıların rızası dışında üretilen ‘deepfake’ şarkılarla dolup taşarken; bu durum müzisyenler için sadece duygusal bir yük değil, aynı zamanda devasa bir gelir kaybı anlamına geliyor.Örneğin, dünyaca ünlü bir sanatçının yeni çıkan bir parçası, saniyeler içinde yapay zeka tarafından klonlanarak binlerce farklı versiyonla internete yayılabiliyor. Bu noktada stüdyo kalitesindeki sentetik taklitleri gerçeğinden ayırmak imkansız hale geliyor. Ancak Binghamton Üniversitesi (New York Eyalet Üniversitesi) ve teknoloji girişimi Cauth AI iş birliğiyle geliştirilen My Music My Choice (MMMC) adlı dijital güvenlik önlemi, bu gidişata ‘dur’ demeye hazırlanıyor.TÜRK ARAŞTIRMACILARIN LİDERLİĞİNDE GÖRÜNMEZ KALKANGeçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen prestijli 39. Sinirsel Bilgi İşleme Sistemleri Konferansı (NeurIPS 2025) Yapay Zeka ile Müzik Çalıştayı'nda tanıtılan teknolojinin arkasında iki başarılı Türk bilim insanı bulunuyor: Binghamton Üniversitesi'nden Doçent Dr. Umur Aybars Çiftçi ve Cauth AI Kurucusu/CEO'su İlke Demir.Doç. Dr. Çiftçi, yapay zekanın kötü niyetli kullanımına dikkat çekerek sorunun boyutunu şu sözlerle özetliyor: "Bu teknoloji aslında eğlence için geliştirildi ancak birinin sesini kolayca alıp normalde söylemediği bir şeyi söylettirebiliyor veya şarkısını çalıp kendinizinmiş gibi gösterebiliyorsunuz. Amacımız, bu hırsızlığı teknolojik bir bariyerle engellemek."SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?My Music My Choice (Benim Müziğim Benim Seçimim) teknolojisi, sesi korumak için şarkının dalga formuna algılanamaz, mikroskobik değişiklikler ekliyor. Sistemin çalışma prensibi şu şekilde işliyor:İnsan kulağı için: Dinleyici şarkıyı açtığında, vokalleri ve müziği orijinal haliyle, hiçbir bozulma veya kalite kaybı olmadan, tamamen aynı şekilde duyar.Yapay zeka için: Kötü niyetli bir yapay zeka modeli bu sesi kopyalamaya çalıştığında, sisteme eklenen bu küçük frekans kaymaları bir güvenlik duvarı işlevi görür. Model, kopyalamak istediği sesi tamamen farklı, bozuk ve anlamsız bir gürültü olarak algılar ve klonlama işlemi başarısız olur.SEKTÖREL ETKİ VE GELECEK VİZYONUCauth AI ile yapılan bu stratejik iş birliği, laboratuvar ortamındaki teorik kavramları endüstriyel ölçekte uygulanabilir ticari bir çözüme dönüştürüyor. Araştırmacılar, bu dijital kalkanı pop, rock, klasik ve caz gibi çeşitli türlerden 150 farklı müzik parçası üzerinde başarıyla test etti. Gelecek aşamada sistemin çok daha büyük veri setleri üzerinde denenmesi ve pazar standartlarını belirlemesi hedefleniyor.Müzisyenler ve plak şirketleri, artık yeni bir parçayı dijital platformlara yüklemeden önce bu teknolojiyi bir ‘dijital filigran’ gibi kullanarak eserlerini yapay zeka korsanlığına karşı güvence altına alabilecek.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.