Çin şimdi de finansal ekosistemi hedefliyor! Küresel Güney’in yeni kreditörü

Gündem 08.05.2026 - 09:19, Güncelleme: 08.05.2026 - 09:19 81 kez okundu.
 

Çin şimdi de finansal ekosistemi hedefliyor! Küresel Güney’in yeni kreditörü

’Dünyanın fabrikası’ unvanıyla yıllarca küresel ticarette ucuz mal ve rekabetçi üretim gücüyle öne çıkan Çin, şimdi aynı stratejiyi finansal sisteme taşıyor. Pekin, doların hakimiyetindeki düzene karşı Yuan’ı, alternatif ödeme altyapılarını ve düşük maliyetli finansman kanallarını yaygınlaştırarak, küresel ticaretteki etkisini finans alanında da kalıcı hale getirmeyi hedefliyor.
Küresel ekonominin ağırlık merkezi Doğu'ya kayarken, Çin'in ticaret savaşlarından finansal cepheye taşıdığı yeni stratejisi, dünyada kartların yeniden dağıtılmasına neden oluyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Qiushi dergisinde yayımlanan makalesiyle netleşen ‘finansal süper güç’ vizyonu, yerel para birimi Yuan'ı (RMB) küresel ticaretin ve finansın merkezine yerleştirmeyi hedefliyor. FİNANSAL SİSTEMDE DE AYNI STRATEJİÇin, yıllarca küresel pazarları ‘ucuz işgücü ve ucuz mal’ stratejisiyle ele geçirdi. Bu stratejinin küresel finans piyasalarına nasıl uyarlandığına baktığımızda, uzmanlar Pekin'in benzer bir rekabet avantajını ‘düşük maliyetli ve alternatif finansal altyapı’ ile sunmaya çalıştığını söylüyor.Batı'nın egemenliğindeki SWIFT sisteminin yüksek işlem maliyetlerine ve giderek artan yaptırım risklerine karşı Çin; CIPS (Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi), mBridge ve BRICS Pay gibi platformlarla ülkeleri kendi eksenine çekiyor. Çin Merkez Bankası'nın (PBOC) düşük faiz ortamı da küresel ticarette Yuan cinsinden borçlanmayı ‘ucuz bir finansman’ aracı haline getiriyor. Çinli finansal veri sağlayıcısı Wind'e göre, Mart 2026 itibarıyla CIPS üzerinden yapılan günlük işlemler rekor kırarak 1.22 trilyon Yuan'ı (yaklaşık 262 milyar dolar) aştı. Çin, tıpkı ucuz mallarla rakiplerini elediği gibi şimdi de düşük işlem maliyetli, yaptırımsız ve alternatif bir ‘finansal otoban’ inşa ederek, küresel pazar payını büyütmeye çalışıyor.‘İSTİKRARLI PARA’ HEDEFİAncak Çin'in bu ‘ucuzluk’ stratejisinde, para biriminin değeri konusunda önemli bir makas değişikliği var. Geçmişte Çin, ihracatını artırmak ve dünyada pazar payı kazanmak için Yuan'ı bilinçli olarak değersiz tutuyordu. Bu politika, başta ABD olmak üzere ticaret ortaklarının sert tepkisine yol açıyor, Çin sıklıkla ‘döviz manipülatörü’ olmakla suçlanıyordu.Bugün gelinen noktada ise bir ülkenin ‘finansal süper güç’ olabilmesi ve parasını uluslararası rezerv para birimi yapabilmesi için o paranın ucuz değil, ‘istikrarlı, güvenilir ve konvertibl (çevrilebilir)’ olması gerekiyor. Çin'in 2026-2030 yıllarını kapsayan 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı çerçevesinde stratejisi de bu yönde evriliyor.Artık salt ihracat avantajı sağlamak için değersiz bir Yuan yerine, küresel yeni nesil üretici güçlere zemin hazırlayacak, uluslararası ödemelerde güven verecek daha dengeli bir Yuan hedefleniyor. IMF VE DÜNYA BANKASI’NA ALTERNATİFÇin’in küresel piyasalardaki finansal ağırlığını artırma stratejisi yalnızca teknolojik altyapı veya enerjiyle sınırlı değil; Pekin aynı zamanda Afrika, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya'yı kapsayan ‘Küresel Güney’ (Global South) ülkeleri için IMF ve Dünya Bankası'na alternatif dev bir kreditöre dönüştü. Kuşak ve Yol İnisiyatifi (BRI) ile onlarca ülkeyi altyapı kredileriyle kendine bağlayan Çin, ticareti yerel para birimleriyle yapma şartını da ülkelere dayatıyor. Çin Merkez Bankası'nın (PBOC) bugüne kadar 40'tan fazla ülkeyle imzaladığı ikili swap (para takası) anlaşmaları, dolar sıkıntısı çeken gelişmekte olan ülkelere acil likidite sağlarken, ticari ödemelerin ve borç geri ödemelerinin Yuan ile yapılmasını güvence altına alıyor. Arjantin ve Brezilya gibi Latin Amerika devlerinden, en büyük ticaret ortağı konumundaki Güneydoğu Asya (ASEAN) ülkelerine ve Afrika pazarına kadar uzanan milyarlarca dolarlık finansman ağı; bu ülkeleri Çin’in finansal ekosistemine entegre ederek bu alanda Çin'in genişlemesini sağlıyor.YUAN İLE PETROL TİCARETİBatı yaptırımlarıyla SWIFT sisteminden dışlanan Rusya, Çin ile petrol başta olmak üzere ticaretinin yaklaşık yüzde 90'ını doları tamamen devre dışı bırakarak, ruble ve Yuan ile gerçekleştiriyor. Orta Doğu'daki gerilimlerin gölgesinde İran, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş ücretlerini Yuan ile tahsil etmeye yönelik adımını duyurmuştu. Lloyd's List raporlarına göre ticari gemilerin bir kısmı şimdiden Yuan ile fiili ödeme yapmaya başladı.Enerji faturalarının dolar yerine Yuan ile ödenmeye başlanması, BRICS ülkelerinin ‘dolarsızlaşma’ (de-dollarization) iradesiyle birleşince, küresel rezervlerin yüzde 54'üne gerileyen ABD dolarının hegemonyasında belirgin çatlaklar oluşturuyor.RAKAMLARLA ÇİN'İN FİNANSAL YÜKSELİŞİ Çin'in küresel finans piyasalarındaki ağırlığını artırma stratejisi, uluslararası ödeme sistemleri ve merkez bankası verilerine de belirgin şekilde yansımış durumda.SWIFT sisteminde Yuan'ın tırmanışı: SWIFT verilerine göre, Yuan'ın küresel ödemelerdeki payı istikrarlı bir şekilde artarak 2025'in son çeyreği itibarıyla yüzde 4.8 seviyelerine kadar ulaştı. Yuan, şu an küresel ticarette dünyanın en çok kullanılan ilk beş para birimi arasında yer alıyor.Alternatif sistem CIPS’te rekor büyüme: Çin'in Batılı SWIFT sistemine alternatif olarak geliştirdiği Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS), 2024 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 43 artış göstererek yıllık 175 trilyon Yuan (yaklaşık 24.5 trilyon dolar) işlem hacmine ulaştı. Sisteme 180'i aşkın ülkeden 1.700'den fazla finansal kuruluş entegre oldu. Mart 2026'da ise CIPS, tek bir günde 1.22 trilyon Yuan (yaklaşık 178 milyar dolar) işlem gerçekleştirerek tüm zamanların rekorunu kırdı.İkili ticarette ‘sıfır dolar’a doğru: Çin ve Rusya arasındaki ikili ticaret hacminin yüzde 90'ından fazlası artık ABD doları tamamen devre dışı bırakılarak, yerel para birimleri olan Ruble ve Yuan ile gerçekleştiriliyor. Devasa swap (para takası) ağı: Çin Merkez Bankası (PBOC), uluslararası arenada bir ‘kreditör’ gücü olarak bugüne kadar 40'tan fazla ülke ve bölgeyle 4.16 trilyon Yuan’ı (yaklaşık 580 milyar dolar) aşan ikili swap anlaşmaları imzaladı. Bu fonlar, gelişmekte olan ülkelerin dolar ihtiyacını bypass ederek ticareti doğrudan Yuan üzerinden yapmalarını sağlıyor. FİNANSAL GÜCÜNÜ BİR NAKIŞ GİBİ İŞLİYOR  Çin’in küresel finansal sistemdeki ağırlığını artırma stratejisini değerlendiren Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Pekin’in ‘dünyanın fabrikası’ olma gücünü lojistik ve finansal altyapıya taşıdığına dikkat çekti: “Çin bugün dünyada imalat sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu gerçekleştiriyor. Önümüzdeki on yıllarda Hindistan'ın yükselişiyle bu oran yüzde 20-25’lere inebilir; fakat Çin, bu imalat gücünü dağıtımda da kullanmak için Kuşak-Yol Projesi gibi girişimlerle başta Asya ve Afrika olmak üzere limanlara büyük yatırımlar yaparak süreci devreye soktu.”HEGEMONYA KURMAK İÇİN ÖNEMLİAslanoğlu, ABD örneğinden hareketle şunları söyledi: “Finansal olarak güçlü olan, parası dünyanın rezerv parası haline gelen bir ülkenin ekonomik ve siyasi gücünün arttığını biliyoruz. Çin de bunun farkında olarak uzun yıllardır Yuan’ı bir rezerv para birimi haline getirmek için çaba gösteriyor. Öncelikle Dijital Yuan’ı güçlü bir şekilde geliştirip uygulamaya aldılar ve SWIFT ödeme sistemine karşı güçlü bir alternatif oluşturdular. Bunu Afrika, Latin Amerika ve Asya’da yaygınlaştırmak, yani ticareti Yuan cinsinden yapmak ve Çin'in ödeme sistemini kullandırmak için ikili ilişkilerde bulundukları ülkelerle büyük gayret içerisindeler.”Aslanoğlu, “Rusya'nın rezervlerinin yarıdan fazlası Yuan cinsinden hale geldi. Çin, bu anlamda gücünü artırma gayretinde, adeta bir nakış gibi işliyor” dedi. Ancak bu durumun jeopolitik bir karşılığı olduğunu hatırlatan Aslanoğlu, ABD'nin tepkisine dikkat çekti: “ABD, durumun farkında. Venezuela'da Maduro’nun yaşadığı süreç, Çin ile ticaret yapan ve onun parasını kullanan bir ülke olarak öne çıkıyor. ABD'nin buna tepkisini, daha önce Irak’ta Saddam Hüseyin ve Libya’da Kaddafi örneklerinde olduğu gibi dolar dışında para kullanmaya kalkan ülkelere karşı Venezuela’da da gördük. Özetle bu mücadele devam edecektir.”
’Dünyanın fabrikası’ unvanıyla yıllarca küresel ticarette ucuz mal ve rekabetçi üretim gücüyle öne çıkan Çin, şimdi aynı stratejiyi finansal sisteme taşıyor. Pekin, doların hakimiyetindeki düzene karşı Yuan’ı, alternatif ödeme altyapılarını ve düşük maliyetli finansman kanallarını yaygınlaştırarak, küresel ticaretteki etkisini finans alanında da kalıcı hale getirmeyi hedefliyor.

Küresel ekonominin ağırlık merkezi Doğu'ya kayarken, Çin'in ticaret savaşlarından finansal cepheye taşıdığı yeni stratejisi, dünyada kartların yeniden dağıtılmasına neden oluyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Qiushi dergisinde yayımlanan makalesiyle netleşen ‘finansal süper güç’ vizyonu, yerel para birimi Yuan'ı (RMB) küresel ticaretin ve finansın merkezine yerleştirmeyi hedefliyor. FİNANSAL SİSTEMDE DE AYNI STRATEJİÇin, yıllarca küresel pazarları ‘ucuz işgücü ve ucuz mal’ stratejisiyle ele geçirdi. Bu stratejinin küresel finans piyasalarına nasıl uyarlandığına baktığımızda, uzmanlar Pekin'in benzer bir rekabet avantajını ‘düşük maliyetli ve alternatif finansal altyapı’ ile sunmaya çalıştığını söylüyor.Batı'nın egemenliğindeki SWIFT sisteminin yüksek işlem maliyetlerine ve giderek artan yaptırım risklerine karşı Çin; CIPS (Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi), mBridge ve BRICS Pay gibi platformlarla ülkeleri kendi eksenine çekiyor. Çin Merkez Bankası'nın (PBOC) düşük faiz ortamı da küresel ticarette Yuan cinsinden borçlanmayı ‘ucuz bir finansman’ aracı haline getiriyor. Çinli finansal veri sağlayıcısı Wind'e göre, Mart 2026 itibarıyla CIPS üzerinden yapılan günlük işlemler rekor kırarak 1.22 trilyon Yuan'ı (yaklaşık 262 milyar dolar) aştı. Çin, tıpkı ucuz mallarla rakiplerini elediği gibi şimdi de düşük işlem maliyetli, yaptırımsız ve alternatif bir ‘finansal otoban’ inşa ederek, küresel pazar payını büyütmeye çalışıyor.‘İSTİKRARLI PARA’ HEDEFİAncak Çin'in bu ‘ucuzluk’ stratejisinde, para biriminin değeri konusunda önemli bir makas değişikliği var. Geçmişte Çin, ihracatını artırmak ve dünyada pazar payı kazanmak için Yuan'ı bilinçli olarak değersiz tutuyordu. Bu politika, başta ABD olmak üzere ticaret ortaklarının sert tepkisine yol açıyor, Çin sıklıkla ‘döviz manipülatörü’ olmakla suçlanıyordu.Bugün gelinen noktada ise bir ülkenin ‘finansal süper güç’ olabilmesi ve parasını uluslararası rezerv para birimi yapabilmesi için o paranın ucuz değil, ‘istikrarlı, güvenilir ve konvertibl (çevrilebilir)’ olması gerekiyor. Çin'in 2026-2030 yıllarını kapsayan 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı çerçevesinde stratejisi de bu yönde evriliyor.Artık salt ihracat avantajı sağlamak için değersiz bir Yuan yerine, küresel yeni nesil üretici güçlere zemin hazırlayacak, uluslararası ödemelerde güven verecek daha dengeli bir Yuan hedefleniyor. IMF VE DÜNYA BANKASI’NA ALTERNATİFÇin’in küresel piyasalardaki finansal ağırlığını artırma stratejisi yalnızca teknolojik altyapı veya enerjiyle sınırlı değil; Pekin aynı zamanda Afrika, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya'yı kapsayan ‘Küresel Güney’ (Global South) ülkeleri için IMF ve Dünya Bankası'na alternatif dev bir kreditöre dönüştü. Kuşak ve Yol İnisiyatifi (BRI) ile onlarca ülkeyi altyapı kredileriyle kendine bağlayan Çin, ticareti yerel para birimleriyle yapma şartını da ülkelere dayatıyor. Çin Merkez Bankası'nın (PBOC) bugüne kadar 40'tan fazla ülkeyle imzaladığı ikili swap (para takası) anlaşmaları, dolar sıkıntısı çeken gelişmekte olan ülkelere acil likidite sağlarken, ticari ödemelerin ve borç geri ödemelerinin Yuan ile yapılmasını güvence altına alıyor. Arjantin ve Brezilya gibi Latin Amerika devlerinden, en büyük ticaret ortağı konumundaki Güneydoğu Asya (ASEAN) ülkelerine ve Afrika pazarına kadar uzanan milyarlarca dolarlık finansman ağı; bu ülkeleri Çin’in finansal ekosistemine entegre ederek bu alanda Çin'in genişlemesini sağlıyor.YUAN İLE PETROL TİCARETİBatı yaptırımlarıyla SWIFT sisteminden dışlanan Rusya, Çin ile petrol başta olmak üzere ticaretinin yaklaşık yüzde 90'ını doları tamamen devre dışı bırakarak, ruble ve Yuan ile gerçekleştiriyor. Orta Doğu'daki gerilimlerin gölgesinde İran, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş ücretlerini Yuan ile tahsil etmeye yönelik adımını duyurmuştu. Lloyd's List raporlarına göre ticari gemilerin bir kısmı şimdiden Yuan ile fiili ödeme yapmaya başladı.Enerji faturalarının dolar yerine Yuan ile ödenmeye başlanması, BRICS ülkelerinin ‘dolarsızlaşma’ (de-dollarization) iradesiyle birleşince, küresel rezervlerin yüzde 54'üne gerileyen ABD dolarının hegemonyasında belirgin çatlaklar oluşturuyor.RAKAMLARLA ÇİN'İN FİNANSAL YÜKSELİŞİ Çin'in küresel finans piyasalarındaki ağırlığını artırma stratejisi, uluslararası ödeme sistemleri ve merkez bankası verilerine de belirgin şekilde yansımış durumda.SWIFT sisteminde Yuan'ın tırmanışı: SWIFT verilerine göre, Yuan'ın küresel ödemelerdeki payı istikrarlı bir şekilde artarak 2025'in son çeyreği itibarıyla yüzde 4.8 seviyelerine kadar ulaştı. Yuan, şu an küresel ticarette dünyanın en çok kullanılan ilk beş para birimi arasında yer alıyor.Alternatif sistem CIPS’te rekor büyüme: Çin'in Batılı SWIFT sistemine alternatif olarak geliştirdiği Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS), 2024 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 43 artış göstererek yıllık 175 trilyon Yuan (yaklaşık 24.5 trilyon dolar) işlem hacmine ulaştı. Sisteme 180'i aşkın ülkeden 1.700'den fazla finansal kuruluş entegre oldu. Mart 2026'da ise CIPS, tek bir günde 1.22 trilyon Yuan (yaklaşık 178 milyar dolar) işlem gerçekleştirerek tüm zamanların rekorunu kırdı.İkili ticarette ‘sıfır dolar’a doğru: Çin ve Rusya arasındaki ikili ticaret hacminin yüzde 90'ından fazlası artık ABD doları tamamen devre dışı bırakılarak, yerel para birimleri olan Ruble ve Yuan ile gerçekleştiriliyor. Devasa swap (para takası) ağı: Çin Merkez Bankası (PBOC), uluslararası arenada bir ‘kreditör’ gücü olarak bugüne kadar 40'tan fazla ülke ve bölgeyle 4.16 trilyon Yuan’ı (yaklaşık 580 milyar dolar) aşan ikili swap anlaşmaları imzaladı. Bu fonlar, gelişmekte olan ülkelerin dolar ihtiyacını bypass ederek ticareti doğrudan Yuan üzerinden yapmalarını sağlıyor. FİNANSAL GÜCÜNÜ BİR NAKIŞ GİBİ İŞLİYOR  Çin’in küresel finansal sistemdeki ağırlığını artırma stratejisini değerlendiren Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Pekin’in ‘dünyanın fabrikası’ olma gücünü lojistik ve finansal altyapıya taşıdığına dikkat çekti: “Çin bugün dünyada imalat sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu gerçekleştiriyor. Önümüzdeki on yıllarda Hindistan'ın yükselişiyle bu oran yüzde 20-25’lere inebilir; fakat Çin, bu imalat gücünü dağıtımda da kullanmak için Kuşak-Yol Projesi gibi girişimlerle başta Asya ve Afrika olmak üzere limanlara büyük yatırımlar yaparak süreci devreye soktu.”HEGEMONYA KURMAK İÇİN ÖNEMLİAslanoğlu, ABD örneğinden hareketle şunları söyledi: “Finansal olarak güçlü olan, parası dünyanın rezerv parası haline gelen bir ülkenin ekonomik ve siyasi gücünün arttığını biliyoruz. Çin de bunun farkında olarak uzun yıllardır Yuan’ı bir rezerv para birimi haline getirmek için çaba gösteriyor. Öncelikle Dijital Yuan’ı güçlü bir şekilde geliştirip uygulamaya aldılar ve SWIFT ödeme sistemine karşı güçlü bir alternatif oluşturdular. Bunu Afrika, Latin Amerika ve Asya’da yaygınlaştırmak, yani ticareti Yuan cinsinden yapmak ve Çin'in ödeme sistemini kullandırmak için ikili ilişkilerde bulundukları ülkelerle büyük gayret içerisindeler.”Aslanoğlu, “Rusya'nın rezervlerinin yarıdan fazlası Yuan cinsinden hale geldi. Çin, bu anlamda gücünü artırma gayretinde, adeta bir nakış gibi işliyor” dedi. Ancak bu durumun jeopolitik bir karşılığı olduğunu hatırlatan Aslanoğlu, ABD'nin tepkisine dikkat çekti: “ABD, durumun farkında. Venezuela'da Maduro’nun yaşadığı süreç, Çin ile ticaret yapan ve onun parasını kullanan bir ülke olarak öne çıkıyor. ABD'nin buna tepkisini, daha önce Irak’ta Saddam Hüseyin ve Libya’da Kaddafi örneklerinde olduğu gibi dolar dışında para kullanmaya kalkan ülkelere karşı Venezuela’da da gördük. Özetle bu mücadele devam edecektir.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.