ABD borsalarında enflasyon alarmı: Tahvil getirileri riskleri artırıyor

Gündem 17.05.2026 - 14:49, Güncelleme: 17.05.2026 - 14:49 713 kez okundu.
 

ABD borsalarında enflasyon alarmı: Tahvil getirileri riskleri artırıyor

Yatırımcılar, yüksek seviyelerde seyreden ABD hisse senedi piyasalarının hızla yükselen enflasyon riskini henüz tam olarak fiyatlamadığını belirtiyor. Tahvil getirilerindeki artış ve Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji riski, piyasalarda kırılganlığı artırıyor.
ABD hisse senedi piyasaları, güçlü ilk çeyrek bilançoları ve yapay zekadan gelecek destek beklentileriyle yükselişini sürdürürken, yatırımcılar enflasyon ve tahvil getirileri konusunda daha temkinli bir tabloya işaret ediyor. İran’la savaşın sonuçlanmaması, yüksek enerji fiyatları ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler, hisse senetleri için yeni bir risk başlığı olarak öne çıkıyor.ABD BORSALARINDA ENFLASYON RİSKİ FİYATLANMIYORYatırımcılar, yüksek seviyelerde seyreden ABD hisse senedi piyasalarının henüz hızla yükselen enflasyon riskini fiyatlandırmadığını belirtiyor.Piyasa uzmanlarına göre ABD borsaları, tahvil getirilerinde yaşanabilecek keskin bir artışa karşı savunmasız durumda.Hisse senedi piyasaları, güçlü ilk çeyrek kazançları ve yapay zekadan gelecek destek beklentileriyle ivme kazanırken, yüksek enerji fiyatları riski ve İran’la savaşın sonuçlanmaması endişelerini gölgede bıraktı.TAHVİL GETİRİLERİNDEKİ ARTIŞ PİYASA TABLOSUNU DEĞİŞTİREBİLİRGeçen hafta tahvil piyasası getirilerinde yaşanan artış, yatırımcıların piyasa görünümüne ilişkin değerlendirmelerini değiştirebilir.30 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5’in üzerine çıkarken, gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvillerin getirisi de yüzde 4,5’in üzerine yükseldi.Bu durum, Cuma günü borsada temkinliliğe yol açtı.“BÖLÜNMÜŞ BAKIŞ AÇISI” YATIRIMCILARIN GÜNDEMİNDEUltra yüksek net değere sahip ailelerin varlıklarını yöneten TwinFocus’un kurucu ortağı ve yönetici ortağı Paul Karger, müşterilerinin her görüşmede piyasadaki görünür paradoksu nasıl anlamlandıracaklarını sorduğunu söyledi.Karger, “Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği: Asıl soru her zaman bu kadar bölünmüş bir bakış açısını nasıl anlamlandıracağımızdır.” dedi.Karger, kazançların olumlu bir tablo çizdiğini ancak petrol fiyatları ve enflasyonun şirketler için olumsuz bir etki yarattığını belirtti.NAKİT, ALTIN VE EMTİA AĞIRLIKLI STRATEJİPaul Karger, yönettiği varlıklara “halter” yaklaşımı olarak adlandırdığı bir yöntemle yaklaşıyor.Bu strateji kapsamında nakit, altın ve diğer emtialarda büyük ağırlıklı pozisyonlar biriktirirken, piyasa lideri mega-kapitalizasyonlu büyüme hisselerindeki pozisyonlarını da koruyor.Bu yaklaşım, piyasalarda hem büyüme beklentilerinden faydalanmayı hem de enflasyon ve jeopolitik risklere karşı korunmayı hedefliyor.S&P 500 YILIN DİBİNDEN GÜÇLÜ TOPARLANDIŞubat ayı sonlarında ABD-İsrail-İran savaşının başlamasının ardından yaşanan ilk düşüşün ardından ABD borsa endeksleri keskin bir toparlanma gösterdi.Gösterge niteliğindeki S&P 500 endeksi, Mart ayı sonundaki yılın en düşük seviyesinden bu yana yüzde 17’den fazla yükseldi.Endeks, Cuma günkü yaklaşık yüzde 1’lik düşüşe rağmen yıl başından bu yana yüzde 8’in üzerinde kazanç sağladı.YÜKSELEN GETİRİLER HİSSE DEĞERLEMELERİNİ BASKILAYABİLİRYükselen gösterge tahvil getirileri, hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturma eğiliminde bulunuyor.Şirketler ve tüketiciler daha yüksek borçlanma maliyetleriyle karşı karşıya kaldığında, ekonomik büyüme ve şirket karları olumsuz etkilenebiliyor.Aynı zamanda tahvil getirilerinin yükselmesi, tahvilleri hisse senetleriyle daha rekabetçi hale getirebiliyor.S&P 500 DEĞERLEMESİ UZUN VADELİ ORTALAMANIN ÜZERİNDELSEG Datastream’e göre, Perşembe günü itibarıyla S&P 500 endeksi, önümüzdeki 12 ay için kazanç tahminlerinin 21,3 katı seviyesinde işlem görüyordu.Bu oran, endeksin uzun vadeli ortalama ileriye dönük fiyat/kazanç oranı olan 16’nın oldukça üzerinde bulunuyor.Ancak değerleme, Ekim ayında ulaşılan 23,5 seviyesinin altında kalıyor. Güçlenen ABD kazanç görünümü, değerlemeleri bir ölçüde kontrol altında tutmaya yardımcı oldu.ENFLASYONUN KALICI HALE GELMESİ ENDİŞESİVirginia, Charlottesville’deki Chase Yatırım Danışmanlığı Başkanı Peter Tuz, enflasyonun ekonomide yerleşik hale gelmesi konusunda ciddi endişe bulunduğunu söyledi.Tuz, “Enflasyonun gelecekte ekonomiye yerleşmiş bir unsur haline gelmesi konusunda gerçek bir endişe olduğunu düşünüyorum.” dedi.“Şu anda düşüşe geçtiğine dair hiçbir işaret görmüyoruz ve bu gerçek bir endişe kaynağı; eğer böyle devam ederse piyasayı aşağı çekecektir.” ifadelerini kullanan Tuz, yüksek enflasyonun hisse senetleri üzerindeki baskıyı artırabileceğine işaret etti.HÜRMÜZ BOĞAZI YENİ ENFLASYON REJİMİ RİSKİ TAŞIYORCresset Capital’in baş piyasa stratejisti Jack Ablin, Hürmüz Boğazı’na ilişkin risklerin yatırımcılar açısından yeterince fiyatlanmadığını belirtti.Ablin’e göre, Hürmüz Boğazı’nın petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz tankerleri ve diğer ticari gemilere yeniden açılmasında birkaç aylık bir gecikme bile yatırımcıların hazırlıklı olmadığı yeni bir enflasyon rejimi doğurabilir.Bu değerlendirme, enerji akışına ilişkin jeopolitik risklerin yalnızca petrol fiyatlarıyla sınırlı kalmayıp daha geniş bir enflasyon baskısı oluşturabileceğini ortaya koydu.KAZANÇLAR HİSSE SENETLERİNİ DESTEKLİYORPortföy yöneticilerine göre, hisse senedi piyasalarının güçlü kalmasının en önemli nedeni şirket kazançları.ABD’de halka açık şirketler, beklentilerin önemli ölçüde üzerinde ve bir yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 28 daha yüksek ilk çeyrek karları açıkladı.Bu artış, 2021 sonundan bu yana görülen en büyük kazanç artışı olarak öne çıktı.YAPAY ZEKA HARCAMALARI PİYASAYA DESTEK VERİYORJanus Henderson’da portföy yöneticisi olan Jeremiah Buckley, yapay zekaya yapılan harcamalardaki patlamanın ve buna bağlı olarak verimlilikteki artışın etkisinin görüldüğünü söyledi.Buckley, bu etkinin 2027’ye kadar uzayabileceğini belirtti.Yapay zeka piyasasına yönelik son dönemdeki coşku, hisse senetlerini yukarı taşıyan başlıklardan biri oldu.VERİ MERKEZİ YATIRIMLARI ÇİP TALEBİNİ ARTIRDIVeri merkezlerine ve yapay zeka ile ilgili diğer altyapılara yapılan büyük sermaye harcamaları, çip talebini artırdı.Bu durum, yapay zeka bağlantılı sektörlere yönelik yatırımcı ilgisini güçlendirdi.Bununla birlikte, yapay zeka ile ilgili sektörlerdeki yüksek değerlemeler, bazı yatırımcıların geri çekilme ihtimaline dikkat çekmesine neden oluyor.PİYASA DIŞINDA KALMA KORKUSU DA YÜKSELİŞİ DESTEKLİYORHisse senedi piyasalarını destekleyen bir diğer faktör de piyasa dışında kalma korkusu.T. Rowe Price’ın sermaye piyasaları stratejisti Tim Murray, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun kısa sürede çözülebileceğini düşünen yatırımcıların düşüş eğilimine girmek istemediğini belirtti.Murray, “Birçok kişinin düşündüğü gibi, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun sadece birkaç hafta içinde çözülebileceği ihtimali varsa, yatırımcılar düşüş eğilimine girmek istemezler.” dedi.RİSKLER HİSSE SENETLERİ ALEYHİNE ÇARPITILMIŞ DURUMDAYatırımcılar, risklerin ve hisse senetlerine yönelik potansiyel şokun giderek daha fazla farkına varıyor.İran ve ABD arasındaki geçici ateşkes etrafındaki belirsizlik devam ederken, hala 100 doların üzerinde işlem gören ham petrol fiyatlarındaki artış enflasyon korkularını güçlendirdi.Üretici fiyatları da Nisan ayında son dört yılın en büyük artışını gördü.PİYASALAR HÜRMÜZ SENARYOSUNA HAZIRLIKLI DEĞİLDanışmanlık şirketi Capital Economics’in finansal piyasalar baş ekonomi danışmanı John Higgins, müşterilerine gönderdiği raporda piyasalara yönelik uyarıda bulundu.Higgins, “Piyasalar, İran savaşında uzun süreli bir Hürmüz Boğazı kapanması gibi ‘aşırı’ bir senaryoya hazırlıklı değil.” değerlendirmesini yaptı.Hazine piyasaları enflasyon riskini fiyatlandırırken, hisse senedi piyasalarının uzun süreli bir kapanmanın karları destekleyen büyümeyi olumsuz etkileyebileceği ihtimaline aynı ölçüde hazırlıklı olmadığı belirtildi.İRAN KRİZİ PİYASALARIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREBİLİRBasra Körfezi’ndeki jeopolitik kriz ve bunun yol açabileceği enflasyon, piyasalar üzerinde uzun vadeli hasar oluşturma potansiyeli taşıyor.Piyasa analiz firması BCA’nın baş jeopolitik stratejisti Matthew Gertken, İran krizinin yılın geri kalanında piyasaların gidişatını yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.Bu nedenle yatırımcıların odağında yalnızca şirket bilançoları ve yapay zeka beklentileri değil, aynı zamanda enerji fiyatları, tahvil getirileri ve jeopolitik riskler de yer alıyor.
Yatırımcılar, yüksek seviyelerde seyreden ABD hisse senedi piyasalarının hızla yükselen enflasyon riskini henüz tam olarak fiyatlamadığını belirtiyor. Tahvil getirilerindeki artış ve Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji riski, piyasalarda kırılganlığı artırıyor.

ABD hisse senedi piyasaları, güçlü ilk çeyrek bilançoları ve yapay zekadan gelecek destek beklentileriyle yükselişini sürdürürken, yatırımcılar enflasyon ve tahvil getirileri konusunda daha temkinli bir tabloya işaret ediyor. İran’la savaşın sonuçlanmaması, yüksek enerji fiyatları ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler, hisse senetleri için yeni bir risk başlığı olarak öne çıkıyor.ABD BORSALARINDA ENFLASYON RİSKİ FİYATLANMIYORYatırımcılar, yüksek seviyelerde seyreden ABD hisse senedi piyasalarının henüz hızla yükselen enflasyon riskini fiyatlandırmadığını belirtiyor.Piyasa uzmanlarına göre ABD borsaları, tahvil getirilerinde yaşanabilecek keskin bir artışa karşı savunmasız durumda.Hisse senedi piyasaları, güçlü ilk çeyrek kazançları ve yapay zekadan gelecek destek beklentileriyle ivme kazanırken, yüksek enerji fiyatları riski ve İran’la savaşın sonuçlanmaması endişelerini gölgede bıraktı.TAHVİL GETİRİLERİNDEKİ ARTIŞ PİYASA TABLOSUNU DEĞİŞTİREBİLİRGeçen hafta tahvil piyasası getirilerinde yaşanan artış, yatırımcıların piyasa görünümüne ilişkin değerlendirmelerini değiştirebilir.30 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5’in üzerine çıkarken, gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvillerin getirisi de yüzde 4,5’in üzerine yükseldi.Bu durum, Cuma günü borsada temkinliliğe yol açtı.“BÖLÜNMÜŞ BAKIŞ AÇISI” YATIRIMCILARIN GÜNDEMİNDEUltra yüksek net değere sahip ailelerin varlıklarını yöneten TwinFocus’un kurucu ortağı ve yönetici ortağı Paul Karger, müşterilerinin her görüşmede piyasadaki görünür paradoksu nasıl anlamlandıracaklarını sorduğunu söyledi.Karger, “Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği: Asıl soru her zaman bu kadar bölünmüş bir bakış açısını nasıl anlamlandıracağımızdır.” dedi.Karger, kazançların olumlu bir tablo çizdiğini ancak petrol fiyatları ve enflasyonun şirketler için olumsuz bir etki yarattığını belirtti.NAKİT, ALTIN VE EMTİA AĞIRLIKLI STRATEJİPaul Karger, yönettiği varlıklara “halter” yaklaşımı olarak adlandırdığı bir yöntemle yaklaşıyor.Bu strateji kapsamında nakit, altın ve diğer emtialarda büyük ağırlıklı pozisyonlar biriktirirken, piyasa lideri mega-kapitalizasyonlu büyüme hisselerindeki pozisyonlarını da koruyor.Bu yaklaşım, piyasalarda hem büyüme beklentilerinden faydalanmayı hem de enflasyon ve jeopolitik risklere karşı korunmayı hedefliyor.S&P 500 YILIN DİBİNDEN GÜÇLÜ TOPARLANDIŞubat ayı sonlarında ABD-İsrail-İran savaşının başlamasının ardından yaşanan ilk düşüşün ardından ABD borsa endeksleri keskin bir toparlanma gösterdi.Gösterge niteliğindeki S&P 500 endeksi, Mart ayı sonundaki yılın en düşük seviyesinden bu yana yüzde 17’den fazla yükseldi.Endeks, Cuma günkü yaklaşık yüzde 1’lik düşüşe rağmen yıl başından bu yana yüzde 8’in üzerinde kazanç sağladı.YÜKSELEN GETİRİLER HİSSE DEĞERLEMELERİNİ BASKILAYABİLİRYükselen gösterge tahvil getirileri, hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturma eğiliminde bulunuyor.Şirketler ve tüketiciler daha yüksek borçlanma maliyetleriyle karşı karşıya kaldığında, ekonomik büyüme ve şirket karları olumsuz etkilenebiliyor.Aynı zamanda tahvil getirilerinin yükselmesi, tahvilleri hisse senetleriyle daha rekabetçi hale getirebiliyor.S&P 500 DEĞERLEMESİ UZUN VADELİ ORTALAMANIN ÜZERİNDELSEG Datastream’e göre, Perşembe günü itibarıyla S&P 500 endeksi, önümüzdeki 12 ay için kazanç tahminlerinin 21,3 katı seviyesinde işlem görüyordu.Bu oran, endeksin uzun vadeli ortalama ileriye dönük fiyat/kazanç oranı olan 16’nın oldukça üzerinde bulunuyor.Ancak değerleme, Ekim ayında ulaşılan 23,5 seviyesinin altında kalıyor. Güçlenen ABD kazanç görünümü, değerlemeleri bir ölçüde kontrol altında tutmaya yardımcı oldu.ENFLASYONUN KALICI HALE GELMESİ ENDİŞESİVirginia, Charlottesville’deki Chase Yatırım Danışmanlığı Başkanı Peter Tuz, enflasyonun ekonomide yerleşik hale gelmesi konusunda ciddi endişe bulunduğunu söyledi.Tuz, “Enflasyonun gelecekte ekonomiye yerleşmiş bir unsur haline gelmesi konusunda gerçek bir endişe olduğunu düşünüyorum.” dedi.“Şu anda düşüşe geçtiğine dair hiçbir işaret görmüyoruz ve bu gerçek bir endişe kaynağı; eğer böyle devam ederse piyasayı aşağı çekecektir.” ifadelerini kullanan Tuz, yüksek enflasyonun hisse senetleri üzerindeki baskıyı artırabileceğine işaret etti.HÜRMÜZ BOĞAZI YENİ ENFLASYON REJİMİ RİSKİ TAŞIYORCresset Capital’in baş piyasa stratejisti Jack Ablin, Hürmüz Boğazı’na ilişkin risklerin yatırımcılar açısından yeterince fiyatlanmadığını belirtti.Ablin’e göre, Hürmüz Boğazı’nın petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz tankerleri ve diğer ticari gemilere yeniden açılmasında birkaç aylık bir gecikme bile yatırımcıların hazırlıklı olmadığı yeni bir enflasyon rejimi doğurabilir.Bu değerlendirme, enerji akışına ilişkin jeopolitik risklerin yalnızca petrol fiyatlarıyla sınırlı kalmayıp daha geniş bir enflasyon baskısı oluşturabileceğini ortaya koydu.KAZANÇLAR HİSSE SENETLERİNİ DESTEKLİYORPortföy yöneticilerine göre, hisse senedi piyasalarının güçlü kalmasının en önemli nedeni şirket kazançları.ABD’de halka açık şirketler, beklentilerin önemli ölçüde üzerinde ve bir yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 28 daha yüksek ilk çeyrek karları açıkladı.Bu artış, 2021 sonundan bu yana görülen en büyük kazanç artışı olarak öne çıktı.YAPAY ZEKA HARCAMALARI PİYASAYA DESTEK VERİYORJanus Henderson’da portföy yöneticisi olan Jeremiah Buckley, yapay zekaya yapılan harcamalardaki patlamanın ve buna bağlı olarak verimlilikteki artışın etkisinin görüldüğünü söyledi.Buckley, bu etkinin 2027’ye kadar uzayabileceğini belirtti.Yapay zeka piyasasına yönelik son dönemdeki coşku, hisse senetlerini yukarı taşıyan başlıklardan biri oldu.VERİ MERKEZİ YATIRIMLARI ÇİP TALEBİNİ ARTIRDIVeri merkezlerine ve yapay zeka ile ilgili diğer altyapılara yapılan büyük sermaye harcamaları, çip talebini artırdı.Bu durum, yapay zeka bağlantılı sektörlere yönelik yatırımcı ilgisini güçlendirdi.Bununla birlikte, yapay zeka ile ilgili sektörlerdeki yüksek değerlemeler, bazı yatırımcıların geri çekilme ihtimaline dikkat çekmesine neden oluyor.PİYASA DIŞINDA KALMA KORKUSU DA YÜKSELİŞİ DESTEKLİYORHisse senedi piyasalarını destekleyen bir diğer faktör de piyasa dışında kalma korkusu.T. Rowe Price’ın sermaye piyasaları stratejisti Tim Murray, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun kısa sürede çözülebileceğini düşünen yatırımcıların düşüş eğilimine girmek istemediğini belirtti.Murray, “Birçok kişinin düşündüğü gibi, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun sadece birkaç hafta içinde çözülebileceği ihtimali varsa, yatırımcılar düşüş eğilimine girmek istemezler.” dedi.RİSKLER HİSSE SENETLERİ ALEYHİNE ÇARPITILMIŞ DURUMDAYatırımcılar, risklerin ve hisse senetlerine yönelik potansiyel şokun giderek daha fazla farkına varıyor.İran ve ABD arasındaki geçici ateşkes etrafındaki belirsizlik devam ederken, hala 100 doların üzerinde işlem gören ham petrol fiyatlarındaki artış enflasyon korkularını güçlendirdi.Üretici fiyatları da Nisan ayında son dört yılın en büyük artışını gördü.PİYASALAR HÜRMÜZ SENARYOSUNA HAZIRLIKLI DEĞİLDanışmanlık şirketi Capital Economics’in finansal piyasalar baş ekonomi danışmanı John Higgins, müşterilerine gönderdiği raporda piyasalara yönelik uyarıda bulundu.Higgins, “Piyasalar, İran savaşında uzun süreli bir Hürmüz Boğazı kapanması gibi ‘aşırı’ bir senaryoya hazırlıklı değil.” değerlendirmesini yaptı.Hazine piyasaları enflasyon riskini fiyatlandırırken, hisse senedi piyasalarının uzun süreli bir kapanmanın karları destekleyen büyümeyi olumsuz etkileyebileceği ihtimaline aynı ölçüde hazırlıklı olmadığı belirtildi.İRAN KRİZİ PİYASALARIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREBİLİRBasra Körfezi’ndeki jeopolitik kriz ve bunun yol açabileceği enflasyon, piyasalar üzerinde uzun vadeli hasar oluşturma potansiyeli taşıyor.Piyasa analiz firması BCA’nın baş jeopolitik stratejisti Matthew Gertken, İran krizinin yılın geri kalanında piyasaların gidişatını yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.Bu nedenle yatırımcıların odağında yalnızca şirket bilançoları ve yapay zeka beklentileri değil, aynı zamanda enerji fiyatları, tahvil getirileri ve jeopolitik riskler de yer alıyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adliyehaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.