“Erkan Çakar ve Çetesi Sahte Mahkeme Kararıyla Haberi Kaldırtmaya Çalıştılar”
“Erkan Çakar ve Çetesi Sahte Mahkeme Kararıyla Haberi Kaldırtmaya Çalıştılar”
Adliye Haber’de yayımlanan Erkan Çakar hakkındaki bir haberin kaldırılması amacıyla, kendisini “Avukat Mehmet Kaya” olarak tanıtan bir kişi tarafından WhatsApp üzerinden İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği’ne ait olduğu ileri sürülen bir karar gönderildi. Belgenin gerçekliğinden şüphelenen gazeteci Cevdet Düz, İstanbul Adalet Sarayı’nda yaptığı kontrolün ardından belgenin mahkemeye ait olmadığı iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
“HABERİ KALDIRIN” MESAJIYLA BAŞLADI
Adliye Haber’de daha önce Erkan Çakar hakkında yayımlanan bir haber, bu kez dikkat çekici bir adli sürecin konusu oldu.
Edinilen bilgiye göre, 4 Eylül 2026 tarihinde Adliye Haber yetkilisi ve gazeteci Cevdet Düz, telefonla aranarak kendisini avukat olarak tanıtan bir kişiyle görüştü. Görüşmenin ardından aynı kişi WhatsApp üzerinden Düz’e mesaj göndererek kendisini “Avukat Mehmet Kaya” olarak tanıttı.
Mesajda, Adliye Haber’de yayımlanan Erkan Çakar hakkındaki haberin kaldırılması gerektiği belirtilerek, İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verildiği ileri sürülen bir karar belgesi gönderildi.
WhatsApp yazışmasında söz konusu kişi:
“Bu haberin kaldırılması için aldığımız mahkeme kararı efendim”
ifadelerini kullandı.
Gönderilen belgede, Adliye Haber’deki içeriğe ilişkin erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması yönünde karar verildiği görülüyordu.
BELGEDEN ŞÜPHELENDİ, ADLİYEYE GİTTİ
Gönderilen belgenin gerçekliğinden şüphelenen Cevdet Düz, belgeyi doğrudan İstanbul Adalet Sarayı’na götürerek İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği kaleminden bilgi aldı.
Düz'ün savcılıkta verdiği ifadeye göre, mahkeme kaleminde yapılan incelemede gönderilen evrakın gerçek bir mahkeme kararı olmadığı kendisine bildirildi.
Düz, ayrıca belgede adı ve sicil bilgileri bulunan hâkim ve zabıt kâtibi bilgilerinin de mahkemedeki mevcut görevli bilgileriyle uyuşmadığını ileri sürdü.
Bu gelişmenin ardından Düz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek suç duyurusunda bulundu.
SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 4 Eylül 2026 tarihli müşteki ifade tutanağında, CBS 2026/158211 Soruşturma Numarası ile olay ayrıntılarıyla kayda geçirildi.
İfade tutanağına göre Cevdet Düz, kendisini avukat olarak tanıtan kişinin WhatsApp üzerinden İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından düzenlenmiş izlenimi veren bir belge gönderdiğini, ancak yaptığı kontroller sonucunda belgenin sahte olduğundan şüphelendiğini belirtti.
Düz, savcılık ifadesinde söz konusu kişiyle yaptığı telefon görüşmesine ilişkin ayrıca dikkat çekici bir iddiada da bulundu.
İfadeye göre, telefon görüşmesi sırasında kendisini avukat olarak tanıtan şahsın:
“Senin nerede oturduğunu biliyoruz, seni gömerim”
şeklinde tehditte bulunduğu ileri sürüldü.
Bu sözlere ilişkin iddia da Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen müşteki ifadesine geçirildi.
ERKAN ÇAKAR HAKKINDA DA ŞİKÂYETÇİ OLDU
Düz, savcılığa verdiği ifadede yalnızca kendisini avukat olarak tanıtan kişiden değil, daha önce hakkında haber yapılan Erkan Çakar’dan da şikâyetçi olduğunu bildirdi.
Savcılık tutanağında, olayla bağlantılı kişilerin ve kullanılan telefon hattının tespit edilmesinin talep edildiği görülüyor.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında, söz konusu telefon numarasının kimin adına kayıtlı olduğunun, mesajları gönderen kişinin gerçekten avukat olup olmadığının ve mahkeme kararı görünümündeki belgenin kim veya kimler tarafından hazırlandığının araştırılması bekleniyor.
RESMÎ BELGEDEKİ BİLGİLER İNCELENECEK
Olayda gönderilen belgede İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği ibaresinin yanı sıra değişik iş numarası, hâkim ve zabıt kâtibi isimleri ile elektronik imza ibarelerinin bulunduğu görülüyor.
Ancak belgenin gerçekten UYAP sistemi üzerinden oluşturulup oluşturulmadığı ve üzerinde yer alan doğrulama kodlarının geçerliliğinin soruşturma kapsamında yapılacak teknik incelemeler sonucunda kesinlik kazanması bekleniyor.
Adliye Haber'in açıklaması
Adliye Haber yetkilisi Cevdet Düz olayla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Tarafımıza bir mahkeme kararı gönderildiğinde gazeteci olarak bunu dikkate almak zorundayız. Ancak belgeden şüphelendiğim için haberimizi doğrudan kaldırmak yerine İstanbul Adalet Sarayı’na giderek ilgili hâkimlikten kontrol ettirdim. Mahkeme kaleminden aldığım bilgi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak şikâyetçi oldum. Bundan sonraki sürecin adli makamlar tarafından aydınlatılmasını bekliyorum.”
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kayda alınan şikâyet kapsamında olayın tüm yönleriyle araştırılması bekleniyor.
Hakkında şikâyette bulunulan kişiler bakımından masumiyet karinesi geçerli olup, suçlamalar yargı makamlarınca kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı sürece iddia niteliğindedir.
Avukat olmadığı hâlde kendisini avukat olarak tanıtması
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.63 kapsamında değerlendirilir. Avukatlık yetkisi bulunmadığı hâlde avukatlık unvanını kullanmak veya avukatlara ait yetkileri kullanmaya kalkışmak suç oluşturur.
TCK m.157 dolandırıcılık veya şartları TCK m.158 nitelikli dolandırıcılık
Sahte mahkeme kararı / sahte resmî evrak düzenlenmesi veya kullanılması
TCK m.204 – Resmî belgede sahteciliktir. Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenlemek, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek veya sahte resmî belgeyi kullanmak bu madde kapsamında değerlendirilir.
“Seni gömerim” şeklindeki söz
TCK m.106 – Tehdit kapsamındadır. Bir kişiyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etmek suçtur. “Seni gömerim” ifadesi, söylendiği bağlam ve görüşmenin tamamı dikkate alınarak savcılıkça yaşam veya vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit olarak değerlendirilir.
sahte mahkeme kararı ile haberi kaldırmaya zorlamak amacıyla TCK m.107 şantaj yapılmıştır.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.