Bahar Bayramı’nın habercisi La Ba Festivali kutlandı
Gündem
14.01.2025 - 17:48, Güncelleme:
14.01.2025 - 17:48 77 kez okundu.
Bahar Bayramı’nın habercisi La Ba Festivali kutlandı
Çinliler 7 Ocak’ta La Ba Festivali’ni kutladı. Bu festival, Çinlilerin geleneksel yeni yılı karşılama etkinliklerinde önemli bir yer alıyor.
CGTN muhabiri Damla Wu’nun haberine göre, Çinliler 7 Ocak’ta La Ba Festivali’ni kutladı. Bu festival, Çinlilerin geleneksel yeni yılı karşılama etkinliklerinde önemli bir yer alıyor.
Çin Ay Takvimi’nde yılın son ayı “La Ayı” olarak adlandırılıyor. Çin tarihinde La Ayı’nın 8. gününde insanlar atalarına ve ölümsüzlere tapar, bereket dilermiş. Ayrıca o gün Budizm’in kurucusu Sakyamuni’nin Buda olduğu gün olarak, halen Budizm’in önemli bayramlarından biri olarak kutlanıyor.
Damla Wu, La kelimesinin üç anlam taşıdığını belirterek, “Biri karşılamak. Yani La Ayı, eski yılın uğurlandığı ve yeni yılın beklendiği bir zaman dilimi. Bir diğer anlamı avlanmaktır. La Ayı’nda insanlar ava çıkar ve atalarına ve ölümsüzlere tapmaya hazırlık yapardı. Bu kelimenin bir diğer anlamı da hastalıkları önlemek ve baharı karşılamaktır.” dedi.
Çok eski zamanlarda La Ba Festivali’nin, atalara ve ölümsüzlere tapınmak için düzenlenen bir tören olduğunu, bu törenin geleneksel Ay Takvimi’ne göre yılın son ayında düzenlendiği için bu aya La Ayı adının verildiğini ve törenin düzenlendiği günün ise La Günü olarak adlandırıldığını ifade eden Damla Wu, şunları kaydetti:
“Çin’de feodal toplumu birleştiren Qin Hanedanı’ndan (M.Ö.221-207) önce La Günü, son ayın 8. gününde değilmiş. Ancak Budizm’in Çin’e girmesinden sonra bu dinin Çin’de etkisinin arttığı için La Günü, Budizm’in kurucusu Sakyamuni’nin Buda olduğu gün olarak belirlenmiş. Güney ve Kuzey Hanedanları’na(420-589) gelince La Ba Festivali, La Ayı’nın 8. gününe sabitlenmiş.
La Ba Festivali’yle ilgili Budist efsane
“Bir hikayeye göre, 2 bin 500 yıldan daha uzun bir süre önce, eski Hindistan’da, bugünkü Nepal’de bir prens olan Gautama Siddhartha, sosyal yaşamın hiç bir şeye yaramadığını düşünmüş, 29 yaşına gelince kraliyet ailesini terk etmiş ve rahip olmuş. 6 yıl süren zorlu öğrenme ve pratikten sonra günde sadece bir kabuklu pirinç tanesi ve bir buğday tanesi yediği için vücudu aşırı derecede zayıf düşmüş. Bir gün prens şunun farkına varmış: Dünyadaki insanlar maddi heveslerin peşinde koşar, dertlerinden kurtulup manevi ve bedensel açıdan özgürlüğe kavuşamaz. Bunun yanı sıra, kendisini aşırı zor koşullara bırakıp dertlerden kurtulmaya çalışırsa, bunun sonucu sadece bedenine acı vermek olur, bu durumda kişi Budizm’in özünü kavrayamaz. Sadece ve sadece, acıyı ve mutluluğu aynı anda içselleştiren bir insan Budizm’in özünü kavrayabilir.
“Prens, oturduğu yerden kalkıp yakındaki nehre girip vücudunu yıkamış. Onun Budizm’e adanmışlığından duygulanan iki çoban kız sığır sütüyle bir lapa haşlayıp prense sunmuş. Bir ay sonra sağlığına kavuşan prens, Buddh Gaya kentine gelip bir bodhi ağacının altında Budist stili Vajrasana vaziyetinde oturmuş ve kendi kendine evrenin kuralları ve insanları dertlerden kurtarma yöntemlerini algılayıncaya kadar yerinden kalkmayacağına söz vermiş.
“Prens bodh ağacının altında 48 gün oturmuş ve ertesi gün, yani La Ayı’nın 8. gününde yıldızlar gökyüzüne çıkınca aniden her şeyi algılamış ve Buda olmuş. O an gökteki ölümsüzler onu kutlamış, hayaletler bile bir an dinlenip kötülük yapmayı bırakmış, gökten çiçek yağmuru yağmış. Budistler, Sakya kavminden geldiği için prense Sakyaların azizi anlamındaki Sakyamuni ismini koymuşlar.
“Zamanla La Ayı’nın 8. günü, Budizm’in görkemli şekilde kutlandığı bir bayram haline gelmiş, La Ba Festivali de bu günün adını almış. Festivalde her tapınak, sütlü lapa pişirip Budalara sunarmış. İşte bu yemek, La Ba Lapası’nın hikayesidir.
“Bir başka hikayeye göre de, Ming Hanedanlığı’nın(1368-1644) kurucusu Zhu Yuanzhang, gençken cezaevinde büyük acılar çekmiş. Açlıktan ölecek hale gelen Zhu Yuanzhang, bir fare deliğinden çıkardığı kırmızı fasulye, pirinç, hünnap ve birkaç diğer malzemeyi toplayarak lapa pişirmiş. O gün, La Ayı’nın 8. günü imiş. O günü hiç unutmayan Zhu Yuanzhang, daha sonra tahta çıktıktan sonra o günü La Ba Festivali olarak belirlemiş, Lapa ise La Ba Lapası adını almış.
La Ba Lapası
“Halk arasında La Ba Festivali’nde lapa yeme alışkanlığı bulunuyor. Bu alışkanlık, festivalin olmaz olmazlarından biridir. Bu alışkanlığın tarihi bin yıl önce Song Hanedanı (960-1279) dönemine kadar dayanıyor.
“Çin tarihinde La Ba gününde saray, hükümet kuruluşları, tapınaklar veya sıradan aileler mutlaka La Ba Lapası’nı pişirirmiş; Qing Hanedanı’na (1644-1912) gelince bu alışkanlık daha da yaygınlaşmış. İmparator, imparatoriçe ve prensler vezirlere ve hizmetkarlara La Ba Lapası’nı hediye edermiş, ayrıca tapınaklara pirinç ve meyve dağıtırmış. Sıradan vatandaşlar, La Ba Lapası yapar, atalara sunar, ardından birlikte paylaşırmış, bir kısmını da yakınlarına hediye edermiş.
“Farklı bölgelerde lapanın malzemeleri farklı olur, ancak pirinç, akdarı, yapışkan pirinç, süpürge darısı ve mor pirinç gibi hububat; soya fasulyesi, kırmızı barbunya, yeşil fasulye, barbunya ve börülce gibi fasulyeler; hünnap, yerfıstığı, lotus tohumu, kestane, kurt üzümü, ceviz tohumu, üzüm ve gingko gibi kuru yemişler olmazsa olmazlardandır.
“Başkent Beijing’deki La Ba Lapası en titizlikle hazırlanan lapa türüdür. Lapa içine pirincin yanı sıra, hünnap, lotus tohumu, ceviz, kestane, kırmızı fasulye, üzüm ve yerfıstığı dahil en az 20 çeşit malzeme koyulur, La Ba arifesinde pişirilir, kaynadıktan sonra kısık ateşte tüm gece pişirilir. Lapanın ancak La Ba sabahına gelindiğine piştiğine inanılır.
La Ba Festivali’nde diğer gelenekler
“La Ba gününde Çinliler La Ba sarımsağı yapar. Bunun yapımı çok basittir; malzeme olarak sadece sirke ve sarımsak kullanılır.
“Sarımsak tanelerinin kabukları çıkarıldıktan sonra sıkı kapanabilen bir kavanoz içine koyulur, ardından içine sirke doldurulur, kapağı kapandıktan sonra soğuk bir yerde bekletilir. Yavaş yavaş sirke içindeki sarımsaklar yeşillenir.
“La Ba Festivali’nin arife gününde bazı yerlerde insanlar çelik bir leğene su doldurur ve buz tutmasını bekler, ertesi gün yani La Ba gününde buzu parçalar ve yer. Bu buzu yiyen birinin karnının bir yıl boyunca ağrımayacağına inanılır.
“La Ba gününde Doufu, yani soya peyniri yapmak, Anhui eyaletinin Yi ilçesindeki geleneklerden biridir. Doufu güneşte kurutulduktan sonra havalandırılmış yere asılır, istendiği zaman Doufu ile yemek pişirilir. Susam yağı, sarımsak, soğan ve zencefil gibi malzemelerle karıştırılıp güzel kokulu bir soğuk meze elde edilir.
“La Ba Festivali, Bahar Bayramı’nın habercisi, mutluluk ve huzurun karşılandığı bir gündür. Bu yılın La Ba Günü, en soğuk bir sezona denk geliyor, bu nedenle sıcak lapa tavsiye edilir.
“La Ba gününden itibaren, Bahar Bayramı havası günden güne yoğunlaşır. Yolunuz düşerse, Çin’deki yeni yıl hazırlıkları ve kutlamalarını bizzat yaşayın.”
Hibya Haber Ajansı
Çinliler 7 Ocak’ta La Ba Festivali’ni kutladı. Bu festival, Çinlilerin geleneksel yeni yılı karşılama etkinliklerinde önemli bir yer alıyor.
CGTN muhabiri Damla Wu’nun haberine göre, Çinliler 7 Ocak’ta La Ba Festivali’ni kutladı. Bu festival, Çinlilerin geleneksel yeni yılı karşılama etkinliklerinde önemli bir yer alıyor.
Çin Ay Takvimi’nde yılın son ayı “La Ayı” olarak adlandırılıyor. Çin tarihinde La Ayı’nın 8. gününde insanlar atalarına ve ölümsüzlere tapar, bereket dilermiş. Ayrıca o gün Budizm’in kurucusu Sakyamuni’nin Buda olduğu gün olarak, halen Budizm’in önemli bayramlarından biri olarak kutlanıyor.
Damla Wu, La kelimesinin üç anlam taşıdığını belirterek, “Biri karşılamak. Yani La Ayı, eski yılın uğurlandığı ve yeni yılın beklendiği bir zaman dilimi. Bir diğer anlamı avlanmaktır. La Ayı’nda insanlar ava çıkar ve atalarına ve ölümsüzlere tapmaya hazırlık yapardı. Bu kelimenin bir diğer anlamı da hastalıkları önlemek ve baharı karşılamaktır.” dedi.
Çok eski zamanlarda La Ba Festivali’nin, atalara ve ölümsüzlere tapınmak için düzenlenen bir tören olduğunu, bu törenin geleneksel Ay Takvimi’ne göre yılın son ayında düzenlendiği için bu aya La Ayı adının verildiğini ve törenin düzenlendiği günün ise La Günü olarak adlandırıldığını ifade eden Damla Wu, şunları kaydetti:
“Çin’de feodal toplumu birleştiren Qin Hanedanı’ndan (M.Ö.221-207) önce La Günü, son ayın 8. gününde değilmiş. Ancak Budizm’in Çin’e girmesinden sonra bu dinin Çin’de etkisinin arttığı için La Günü, Budizm’in kurucusu Sakyamuni’nin Buda olduğu gün olarak belirlenmiş. Güney ve Kuzey Hanedanları’na(420-589) gelince La Ba Festivali, La Ayı’nın 8. gününe sabitlenmiş.
La Ba Festivali’yle ilgili Budist efsane
“Bir hikayeye göre, 2 bin 500 yıldan daha uzun bir süre önce, eski Hindistan’da, bugünkü Nepal’de bir prens olan Gautama Siddhartha, sosyal yaşamın hiç bir şeye yaramadığını düşünmüş, 29 yaşına gelince kraliyet ailesini terk etmiş ve rahip olmuş. 6 yıl süren zorlu öğrenme ve pratikten sonra günde sadece bir kabuklu pirinç tanesi ve bir buğday tanesi yediği için vücudu aşırı derecede zayıf düşmüş. Bir gün prens şunun farkına varmış: Dünyadaki insanlar maddi heveslerin peşinde koşar, dertlerinden kurtulup manevi ve bedensel açıdan özgürlüğe kavuşamaz. Bunun yanı sıra, kendisini aşırı zor koşullara bırakıp dertlerden kurtulmaya çalışırsa, bunun sonucu sadece bedenine acı vermek olur, bu durumda kişi Budizm’in özünü kavrayamaz. Sadece ve sadece, acıyı ve mutluluğu aynı anda içselleştiren bir insan Budizm’in özünü kavrayabilir.
“Prens, oturduğu yerden kalkıp yakındaki nehre girip vücudunu yıkamış. Onun Budizm’e adanmışlığından duygulanan iki çoban kız sığır sütüyle bir lapa haşlayıp prense sunmuş. Bir ay sonra sağlığına kavuşan prens, Buddh Gaya kentine gelip bir bodhi ağacının altında Budist stili Vajrasana vaziyetinde oturmuş ve kendi kendine evrenin kuralları ve insanları dertlerden kurtarma yöntemlerini algılayıncaya kadar yerinden kalkmayacağına söz vermiş.
“Prens bodh ağacının altında 48 gün oturmuş ve ertesi gün, yani La Ayı’nın 8. gününde yıldızlar gökyüzüne çıkınca aniden her şeyi algılamış ve Buda olmuş. O an gökteki ölümsüzler onu kutlamış, hayaletler bile bir an dinlenip kötülük yapmayı bırakmış, gökten çiçek yağmuru yağmış. Budistler, Sakya kavminden geldiği için prense Sakyaların azizi anlamındaki Sakyamuni ismini koymuşlar.
“Zamanla La Ayı’nın 8. günü, Budizm’in görkemli şekilde kutlandığı bir bayram haline gelmiş, La Ba Festivali de bu günün adını almış. Festivalde her tapınak, sütlü lapa pişirip Budalara sunarmış. İşte bu yemek, La Ba Lapası’nın hikayesidir.
“Bir başka hikayeye göre de, Ming Hanedanlığı’nın(1368-1644) kurucusu Zhu Yuanzhang, gençken cezaevinde büyük acılar çekmiş. Açlıktan ölecek hale gelen Zhu Yuanzhang, bir fare deliğinden çıkardığı kırmızı fasulye, pirinç, hünnap ve birkaç diğer malzemeyi toplayarak lapa pişirmiş. O gün, La Ayı’nın 8. günü imiş. O günü hiç unutmayan Zhu Yuanzhang, daha sonra tahta çıktıktan sonra o günü La Ba Festivali olarak belirlemiş, Lapa ise La Ba Lapası adını almış.
La Ba Lapası
“Halk arasında La Ba Festivali’nde lapa yeme alışkanlığı bulunuyor. Bu alışkanlık, festivalin olmaz olmazlarından biridir. Bu alışkanlığın tarihi bin yıl önce Song Hanedanı (960-1279) dönemine kadar dayanıyor.
“Çin tarihinde La Ba gününde saray, hükümet kuruluşları, tapınaklar veya sıradan aileler mutlaka La Ba Lapası’nı pişirirmiş; Qing Hanedanı’na (1644-1912) gelince bu alışkanlık daha da yaygınlaşmış. İmparator, imparatoriçe ve prensler vezirlere ve hizmetkarlara La Ba Lapası’nı hediye edermiş, ayrıca tapınaklara pirinç ve meyve dağıtırmış. Sıradan vatandaşlar, La Ba Lapası yapar, atalara sunar, ardından birlikte paylaşırmış, bir kısmını da yakınlarına hediye edermiş.
“Farklı bölgelerde lapanın malzemeleri farklı olur, ancak pirinç, akdarı, yapışkan pirinç, süpürge darısı ve mor pirinç gibi hububat; soya fasulyesi, kırmızı barbunya, yeşil fasulye, barbunya ve börülce gibi fasulyeler; hünnap, yerfıstığı, lotus tohumu, kestane, kurt üzümü, ceviz tohumu, üzüm ve gingko gibi kuru yemişler olmazsa olmazlardandır.
“Başkent Beijing’deki La Ba Lapası en titizlikle hazırlanan lapa türüdür. Lapa içine pirincin yanı sıra, hünnap, lotus tohumu, ceviz, kestane, kırmızı fasulye, üzüm ve yerfıstığı dahil en az 20 çeşit malzeme koyulur, La Ba arifesinde pişirilir, kaynadıktan sonra kısık ateşte tüm gece pişirilir. Lapanın ancak La Ba sabahına gelindiğine piştiğine inanılır.
La Ba Festivali’nde diğer gelenekler
“La Ba gününde Çinliler La Ba sarımsağı yapar. Bunun yapımı çok basittir; malzeme olarak sadece sirke ve sarımsak kullanılır.
“Sarımsak tanelerinin kabukları çıkarıldıktan sonra sıkı kapanabilen bir kavanoz içine koyulur, ardından içine sirke doldurulur, kapağı kapandıktan sonra soğuk bir yerde bekletilir. Yavaş yavaş sirke içindeki sarımsaklar yeşillenir.
“La Ba Festivali’nin arife gününde bazı yerlerde insanlar çelik bir leğene su doldurur ve buz tutmasını bekler, ertesi gün yani La Ba gününde buzu parçalar ve yer. Bu buzu yiyen birinin karnının bir yıl boyunca ağrımayacağına inanılır.
“La Ba gününde Doufu, yani soya peyniri yapmak, Anhui eyaletinin Yi ilçesindeki geleneklerden biridir. Doufu güneşte kurutulduktan sonra havalandırılmış yere asılır, istendiği zaman Doufu ile yemek pişirilir. Susam yağı, sarımsak, soğan ve zencefil gibi malzemelerle karıştırılıp güzel kokulu bir soğuk meze elde edilir.
“La Ba Festivali, Bahar Bayramı’nın habercisi, mutluluk ve huzurun karşılandığı bir gündür. Bu yılın La Ba Günü, en soğuk bir sezona denk geliyor, bu nedenle sıcak lapa tavsiye edilir.
“La Ba gününden itibaren, Bahar Bayramı havası günden güne yoğunlaşır. Yolunuz düşerse, Çin’deki yeni yıl hazırlıkları ve kutlamalarını bizzat yaşayın.”
Hibya Haber Ajansı
Hibya Haber Ajansı, Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.